ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
24 sonuç · “ânet”
01Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî
Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî (1813–1894), hadis öğretimini Hâlidî-Nakşibendî irşadıyla birleştiren; Fatma Sultan Camii çevresinde tekke, matbaa, yardımlaşma sandığı ve kütüphane ağı kuran etkili Osmanlı âlim ve sûfîsidir.
Arslan Baba
Arslan Baba, tarihleri bilinmeyen; Yesevî geleneğinde Ahmed Yesevî’nin ilk mürşidi, Mansûr Ata’nın babası ve peygamberî emanet menkıbesinin taşıyıcısı olarak anılan Türkistan sûfîsidir.
Hacı İzzeddin Türkmânî
Hacı İzzeddin Türkmânî, Halvetiyye ana aktarım zincirinde Ahî Mîrem’in ardından gelen ve emaneti Sadreddin Hıyâvî’ye ulaştıran erken dönem şeyhidir.
İsmâil Rûmî
İsmâil Rûmî (ö. 1041/1631, İstanbul); Kādiriyye'nin Anadolu ve Rumeli'de yayılmasını sağlayan “pîr-i sânî” . Tophane'de kurduğu Kādirîhâne tarikatın merkez tekkesi olmuş, kendisine Rûmiyye kolu nisbet edilmiştir.
Kahraman er-Rifâî el-Kâdirî
Kahraman er-Rifâî el-Kādirî, Cemâlî Cemâleddin’den 1999’da üç irşad hattının emanetini aldığı aktarılan ve Risâle-i Rifâiyye’nin hazırlanmasına arşiv desteği veren çağdaş şeyhtir.
Muhammed b. Ali es-Senûsî
Muhammed b. Ali es-Senûsî (12 Rebîülevvel 1202/22 Aralık 1787, Cezayir – 9 Safer 1276/7 Eylül 1859, Cağbûb); Senûsiyye'nin kurucusu . Hac ve ticaret yolları üzerine yirmi iki zâviye kurmuş, Cağbûb'da 8000 ciltlik bir kütüphane tesis etmiş, ictihad kapısının kapanmadığını savunmuştur.
Muhammed Baba Semâsî
Muhammed Baba Semmâsî (Semmâsî köyü, Buhara – 734-736 / 1333-36); Hâcegân şeyhi, Ali Râmîtenî'nin halifesi. Bahâeddin Nakşibend'i üç günlükken mânevî evlât edinmiş , terbiyesini halifesi Emîr Külâl'e emanet etmiştir. Kasrıârifân adı ondan gelir.
Muhammed Nûrbahş
Seyyid Muhammed Nûrbahş (795/1393, Kāin – 14 Rebîülevvel 869/14 Kasım 1464, Sûlikān); Kübreviyye-Hemedâniyye'den doğan Nûrbahşiyye'nin pîri . Mehdîlik iddiasıyla defalarca tutuklanmış , adına para bastırılıp hutbe okunmuş, sonunda minberde bu iddiadan vazgeçtiğini ilân etmeye mecbur edilmiştir.
Şeyh Şâkir Muhammed Efendi
Şâkir Muhammed Efendi, Fâtih’teki Nişânî Muhammed Paşa Zâviyesi’nde şeyhlik yapan; etvâr-ı seb‘aya dair risalesi ve Dîvânı bulunan Cerrâhî şeyhidir.
emânet (I)
emânet (I) a. [< Ar.emn] Kendisine güvenilen bir kimseye göz kulak olması, koruması ve saklaması amacıyla geçici olarak bırakılan şey. Bu anlamıyla Kur’ân-ı Kerîm’de iki ayette teklik biçimiyle kullanılmış; pek çok yerde de türevleriyle ifade edilmiştir. Aynı anlamda bu söz, hadislerde de zikredilmiştir. İslâm inancma ve Kur’ân-ı Kerîm deki hükümlere göre bu terim, en geniş manasıyla “adalet” kavramıyla birlikte değerlendirilmiş ve “vedî'a” olarak da nitelendirilmiştir. İslâm bilginleri, özellikle devlet adamlannm hem emanet ehli hem de adalet ehli olmaları üzerinde durmuşlar; emanet ehli olmalarını, ülkenin ve devletin imkânlarını halka hakça sunmaları olarak izah etmişlerdir.
Merkez Efendi Kabristanı
İstanbul · Türkiye · Kutub Hüseyin Efendi'nin medfen olduğu kabristan. Sefîne'ye göre kabrin etrafı demir parmaklıklıdır, geceleri kandil yanar; kitâbesinde Abdülehad en-Nûrî'nin halifesi ve Hacı Evhad şeyhi olarak anılır. Kabrine bitişik olarak Şeyh İsmâil-i Halvetî ile oğlu Şeyh Ahmed Efendi'nin medfun olduğu kaydedilir.
Hacı Evhad Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Mezar kitâbesinde şeyhi olarak anıldığı dergâh. Sefîne metni dergâhın semtini ve konumunu vermediği için koordinat verilmemiştir. İlişkili kişi dosyası Hacı Evhad Şeyhi Seyyid Hüseyin Efendi : Safranbolu’dan İstanbul’a gelen Seyyid Hüseyin Efendi, Abdülahad Nûrî’nin halifesi olarak Hacı Evhad Zâviyesi’nde ve selâtin camilerinde hizmet etmiş; semâ ve devranı müstakil risalesiyle savunmuştur.
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
MELÂMETİLİK VE MELÂMETÎLER
Avârifü’l-Maârif · 8. bölüm · Bazıları melâmetiyi şöyle tarif etmişlerdir: “Melâmetî, iyiliğini açıklamayan, kötülüğünü de gizlemeyen kimsedir.” Bunu şöyle izâh edebiliriz: Melâmetî; damarlarına varana kadar, b
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 13–18
Muzaffer Ozak Külliyatı · kullar! Ey bu imanları sebebiyle ebedi saadete erenler, selâmet yoluna girenler Hakka varanlar, daha bu âlemde iken cennete girenler ve cennet güllerinden derenler, cemal-i Hakkı g
Sayfalar 19–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · çimleri dar, vakitleri dar, ömürleri acı bir zarar içinde geçer. Onlar, daha burada hamiym suyundan içer. Her ne ka dar zâhiren, yani dış görünüşleri itibariyle rahat ve huzur için
Sayfalar 25–30
Muzaffer Ozak Külliyatı · ner, bunlara sahip bulunanların mevki ve makamlarını, mal ve mülklerini yerinde, hak rizasına uygun ve kelimenin tam mânasıyla iyi kullanabilmeleridir. Bu bakımdan, gururluya karşı
Sayfalar 33–40
Muzaffer Ozak Külliyatı · Cenabı erham-er-râhimiyn, cümlemize tevfikini ihsan buyursun, âf ve magfiretiyle sâd eylesin ve bizleri necata erdirsin. Kötü ve çirkin huylarımızı Kur'an ahlâkına ve ahlâk-ı Ahmed
Sayfalar 40–47
Muzaffer Ozak Külliyatı · mur etmiştir. Hâlet-i-ihtizardaki mü'mine, sağ tarafında cennetteki makamına nazar ettirir. Cennetteki makamını ve ona verilecek hurileri, sarayları, derecatı, hizmet ehli olan cen
Sayfalar 44–50
Muzaffer Ozak Külliyatı · O salih ve ârif zat-1 şerifin ruhu kabzolununca, beşyüz rahmet meleği cesedinin yanında kalırlar, yakınları kendisini gasletmeden melekler o velinin cesedini yıkarlar, cennetten ge
Sayfalar 51–57
Muzaffer Ozak Külliyatı · her yaptıgını görür, her söylediğini işitir, her niyetini bilir. Onun için, sen de ona ibadet, tâ'at, sadakat, hayır ve hasenât ile yaklaş ki, Habib-i edib-i Kibriyâ'ya lûtfolunan
Sayfalar 41–47
Muzaffer Ozak Külliyatı · Esteizü billâh: « Ve yetûfu aleyhim vildanün muhalledüne iza reeytehüm hasibtehüm lü'lüen men süra» sadakallahulaziym. Insan sûresi: 19-20 Meâli şerifi: «Cennet ehlinin etrafında h
Sayfalar 48–55
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hz. Omer, çocuğa cevaben cinayeti işlediğini söyledin. Sana islâm şeriatında kısas lâzım geldi buyurdular. Delikanlı hükmü şer'iye göre öldürülecegini bildigi halde evvelki sükûnet