ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
265 sonuç · toplam 265 · “Sevâ” · 2/12
01Himmet
2. Bir kemal halini veya diger bir şeyi elde etmek için bütün ruhani güçleriyle birlikte kalbin Hakk’a yönelmesi. 2. Halis ve iyi niyet. İsabetli ve sıhhatli karar her şeyden önde gelir, her şey buna bağlıdır (sr 388) 3. Ermiş kişilerin mak…
Hizip
veya Hizb Bölük, cemaat, taife tas. Belli zamanlarda, belli | miktarda ama devamlı olarak okunan dua; vird, zikir. | Ma 007 الس 0 ıç ب يي veya Hidmet Süfilere ve fakirlere hizmet etmek, onların maddi (خد مة) Hizmet i. ar, ihtiyaçlarını karş…
İstiğrâk
!) Gark olmak, batmak. tas. Sâlikin ilâhî sevginin istilası altında sevgiliyi temaşa ederken, maddi âlem ve mâsivâ hakkında hiçbir his, idrak ve şuura sahip olmaması. Bu halde bulunana müstağrak denir. Istigrak halin- deki bir sâlik, suya a…
Lisan-ı Hak
ا ن حق) Hakk'ın lisanı, 2, tas. a Allah'ın mütekellim isminin mazharı olan bu hakikatle hakikatlenen kâmil insan (kı; cr). b Hakikatlerle ilgili bilgiyi dile getirme (si 430). İlim dili vasıtalı bilgi, hakikat lisanı ise vasitasiz bilgi ver…
Muizdver
254) 1. İşçi, ücretle çalışan. 2, tas. Muamele ehli, Allah'tan ecir ve sevap almak için çalışan, böylece cehennemden kurtulup cennete girmek için çabalayan kimse, abit. Halbuki arifler, Allah emrettiği ve O'nun hakkı olduğu için ibadet eder…
Rabt-ı kalp
قبب) da; >) Gönül berketmek, gönül bağlamak. Kalbin ona berkeyle tedbirini terkeyle takdirini derkeyle Mevlâ görelim neyler Rağbet — Rehbet (رغبة - رهبة) Rağbet, arzu ve itibar etmektir ve iki türlüdür. Birincisi, nefsin sevaba, kalbin haki…
Rec
1, Ümit, umut, 2. tas. Kalbin hoşlandığı bir Şeyi beklemesinden ra. hatlık de ferahlık duyması (Gi 1v:1 39). Kişinin kalbindeki duygu ve düşünceler ye geçmişle veya halle ya da gelecekle ilgili olur. Bu duygu ve düşünceler geçmişle ilgiliys…
Renk
(رنك) >. Boya. 2. tas, Beşeri bağlar, ilişkiler ve âdetler (kuyut, taallukat, rüsum). Tasavvufta renk ve renksizlik deyimleri çok kullanılır. Hatem Asam ölümün türlerini renklerle ifade etmişti (sr 93). Halvetilerde nefsin emmare, levvame,…
Sadaka
(«8 (صد Sevap kazanmak ve karşılığını Allah'tan beklemek maksadıyla yapılan bağış, yardım (cr). Sadâkat (5 4-2) i. ar. Cefa ve safada, lütuf ve kâhirde kalbin aynı durumda bulunmasi. Her halükârda Hakk'a aynı derecede bağlı kalma; Hakk'a ve…
Sayd
x, Avlama, av, 2, tas. a Cezbe. b Hicran makamı (sr). Saye >. Gölge, zil. 2. tas. Öze göre kabuk mesabesinde olan hakikatin gölgesi . Sâye-i pir, sdye-i erenler deyiminde, saye-i himmet ve inayet anlamında kullanıhr. Seâdü'l-vecheyn fi'd-dâ…
Setair
+. Perdeler, hicaplar. 2. tas, Maddi şekiller (suver-i ekvân) Bu sekiller, ilâhî isimlerin mazharlandir (x). Setr (=) Örtme, perdeleme. 2, tas. a Sâlikle muradı arasındaki perde, kulla Hak arasındaki perde (hicap), maddi (cismani, kevni) ör…
Şahit
> Tanık, gören, hazır olan 2. tas. a Kalpte hazır olup daha fazla hatırlanan ve sözü edilen. “Falan ilim şahidi iledir,” demek aklı fikri hep ilimle meşguldür, zihninde sürekli ilim konuşu vardır, zihindeki Şey âdeta gözünün önündedir,” dem…
Seb
Gece. tas. a Gayb âlemi, cebergt âlemi, yokluk karanlığından ibaret olmaşı sebebiyle alyan-1 sabite. b Nurlar, ç Beseriyet (kesret-i taayyünata rz, gündüz de denir). Sebangeh ji Sars. Geceleyin; hallere hâkim olma (115). Şeb-i ards / Seb-j…
Şükür
) <3) veya Şükr Teşekkür; nimeti dile getirme. tas. a Yapılan iyiligin makbule geçtiğini dile getirme, iyiliği yapanı övme (cr). Kul, Allah'ın lütuf ve nimetlerini dile getirir ve onu överse şükretmiş olur. b Nankör olmamak di Şürb m << (o…
Taayyün
Belirme, belirlenme, belli olma, ortaya çıkma. 2. tas. Müşahhas hale gelme, birbirinden seçilme, ayırt edilme, ayn olarak ortaya çıkma. Ilk taayyün, vahdet mertebesi; ikinci taayyün ise vahidiyet mertebesidir. Süfilere göre Hakk'ın zatında…
Uns
!( Ülfet etmek, cana yakı olmak, ahbap canlı olmak, sıcak ilgi, candan sevgi. tas, a Reca ve bast halinin üstünde ve onlardan daha güçlü bir neşe hali. Nitekim heybet de havf ve kabz halinden daha yüksek bir kaygı halidir. Üns makamında bul…
Vakt
Zaman. tas. a Hal, sâlikin içinde bulunduğu geçmiş ve gelecekle ilgili olmayan hali (irm). Yapma (mec'al) olmayan istidadın gerektirdiği hal. b Silikin içinde bulunduğu hal. Sâlikin hali eğer dünya ise (aklı, fikri, hissi dünyayla ilgiliyse…
ecir, -ri
ecir, -ri a. [< Ar.ecr] Bir iş karşılığmda verilen şey, karşılık, ücret, sevap. Kur’ân-ı Kerîm’de teklik ve çokluk biçimleriyle yüz beş ayette, bazen mükâfat, bazen de ceza karşılığmda yer almaktadır. Bir ayette ise (Nisa suresi, 4 / 24) “m…
a'râf
Uâi> J) [Ar. arf’ın ç. b.] “Yüksek yer, burç.” alamındaki bu terim, cennet ile cehennem arasında bulunan ve bu iki yeri birbirinden ayıran surun üzrinde bulunan en yüksek tepenin adı için kullanılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’in yedinci suresinin…
nafile sadaka
nafile sadaka a. İslâmî inanca göre, farz ve nafile olarak nitelenen sadaka ibadetinin farz olanları zekât olarak adlandırılmış, vacip olanı ise “fitır sadakası” olarak adlandırılmıştır. Bunların dışında kalan ve yapanm büyük sevap kazanaca…
dürzîlik
dürzîlik a. Fatimî devletinin altmcı halifesi Hâkim Biemrillah döneminde onun veziri Hamza b. Ali tarafindan Şiîliğin İsmailiyye mezhebi içinden çıkan yeni bir İlâhî din kurulduğunu 1 Muharrem 408 / 30 Mayıs 1017 tarihinde açıklaması ile gü…
kuşluk namazı
kuşluk namazı a. Kuşluk vaktinde, “revâtib sünnet” (bk. bu madde) lerin dışında sevap kazanmak amacıyla kılman namaz. Arapça karşılığı “salâtü’d-duhâ” (bk. bu madde) olan bu namazın vakti, güneşin doğuşundan 45-50 dakika sonra, bir mızrak b…
berat gecesi
berat gecesi a. İslâm âlemince kutsal sayılan günlerden olan Şaban aymm on beşinci gecesi. Bu gecenin Müslümanlarca başka gecelerden farkh olarak daha fazla ibadet ile geçirilmesi bizzat Hz. Peygamber tarafından tavsiye edilmiş, “Allah teâl…
cenâze namazı
cenâze namazı a. İslâmî inanışa göre “farz-ı kifâye” (. bk. bu madde) olan bu namaz için, namazı kılmacak kimsenin Müslüman olması, cesedin tamamınm veya yarıdan fazlasmın mevcut bulunması, yıkanmış ve abdesti verilmiş veya teyemmüm ettiril…