Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-7048- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 338
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>x, Avlama, av, 2, tas. a Cezbe. b Hicran makamı (sr).</p><blockquote>Saye >. Gölge, zil. 2. tas. Öze göre kabuk mesabesinde olan hakikatin gölgesi<br>. Sâye-i pir, sdye-i erenler deyiminde, saye-i himmet ve inayet anlamında kullanıhr.</blockquote><blockquote>Seâdü'l-vecheyn fi'd-dâreyn (on جهين فى ا لدار Pol) <. iki cihanda yüzkara-<br>2. tas. Mutlak fena, hakiki fakr. Ne zahirde ne bâtında, ne dünyada, ne ahirette<br>varlığından iz kalmayacak şekilde salikin tamamıyla Allah'ta fani olması. Buna<br>hakiki fakr, sevad-1 azam Veya esas yokluğa (asli adem) dönüş adı da verilir,<br>“Fakr tam olunca, o Allah'tır” TK 1:647; CT; AK 11:87),</blockquote>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6702- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 338
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>x, Avlama, av, 2, tas. a Cezbe. b Hicran makamı (sr).</p><blockquote>Saye >. Gölge, zil. 2. tas. Öze göre kabuk mesabesinde olan hakikatin gölgesi<br>. Sâye-i pir, sdye-i erenler deyiminde, saye-i himmet ve inayet anlamında kullanıhr.</blockquote><blockquote>Seâdü'l-vecheyn fi'd-dâreyn (on جهين فى ا لدار Pol) <. iki cihanda yüzkara-<br>2. tas. Mutlak fena, hakiki fakr. Ne zahirde ne bâtında, ne dünyada, ne ahirette<br>varlığından iz kalmayacak şekilde salikin tamamıyla Allah'ta fani olması. Buna<br>hakiki fakr, sevad-1 azam Veya esas yokluğa (asli adem) dönüş adı da verilir,<br>“Fakr tam olunca, o Allah'tır” TK 1:647; CT; AK 11:87),</blockquote>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-9804- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Dinî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Av hayvanı yâni eti yenen hayvanların etleri için, eti yenmeyenlerin ise (domuz hâriç) deri ve diş gibi yerlerinden faydalanmak veya zararlarından emin olmak için avlanan hayvan.</p><p>Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:</p><p>Deniz saydı yapmak ve onu yemek size helâl kılındı ki hem size, hem de yolcu olanlarınıza faydalı olsun. Kara saydı ise ihramda bulunduğunuz müddet içerisinde size haram edildi. (Mâide sûresi: 96)</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-12800- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Arapça, av demektir. Tasavvufta, kulu, Allah’a çeken cezbe ve hicran makamı olarak tanımlanır.</p>
صيد
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
x, Avlama, av, 2, tas. a Cezbe. b Hicran makamı (sr).
Saye >. Gölge, zil. 2. tas. Öze göre kabuk mesabesinde olan hakikatin gölgesi
. Sâye-i pir, sdye-i erenler deyiminde, saye-i himmet ve inayet anlamında kullanıhr.
Seâdü'l-vecheyn fi'd-dâreyn (on جهين فى ا لدار Pol) <. iki cihanda yüzkara-
2. tas. Mutlak fena, hakiki fakr. Ne zahirde ne bâtında, ne dünyada, ne ahirette
varlığından iz kalmayacak şekilde salikin tamamıyla Allah'ta fani olması. Buna
hakiki fakr, sevad-1 azam Veya esas yokluğa (asli adem) dönüş adı da verilir,
“Fakr tam olunca, o Allah'tır” TK 1:647; CT; AK 11:87),
Dinî Terimler Sözlüğü
Av hayvanı yâni eti yenen hayvanların etleri için, eti yenmeyenlerin ise (domuz hâriç) deri ve diş gibi yerlerinden faydalanmak veya zararlarından emin olmak için avlanan hayvan.
Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:
Deniz saydı yapmak ve onu yemek size helâl kılındı ki hem size, hem de yolcu olanlarınıza faydalı olsun. Kara saydı ise ihramda bulunduğunuz müddet içerisinde size haram edildi. (Mâide sûresi: 96)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, av demektir. Tasavvufta, kulu, Allah’a çeken cezbe ve hicran makamı olarak tanımlanır.