Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-7002- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 299
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>254) 1. İşçi, ücretle çalışan. 2, tas. Muamele ehli, Allah'tan ecir ve sevap almak için çalışan, böylece cehennemden kurtulup cennete girmek için çabalayan kimse, abit. Halbuki arifler, Allah emrettiği ve O'nun hakkı olduğu için ibadet ederler. Râbia Hatun, abitlere sormuş: “Allah cehennemi ve cenne-</p><aside class="term-source-note"><strong>Kaynak işaretleri</strong><p>Basılı sözlükte bu açıklama için SF kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.</p></aside><p>4 ti yaratmasaydı ona ibadet etmeyecek miydiniz?». Rabia “önce car, sonra dâr” diyor ve ücretle amel edenlere €cir-i sü, yani kötü işçi diyordu. Başında aklı olan ücrete amel etmez Hariyle aldanmaz 862 ile kastan gecer Yünus Müzekkir 5. ar. jr, Vaaz ve nasihat eden, öğüt veren, 2. tas. Müftüler, kadılar ve müzekkirler olmak üzere üç kısım olan zahir ulemasından sonuncular. Müzekkir ve vaizler iki kısımdır. Bunların bir kısmı cahil, riyakâr, Samimiyetsiz olup kürsü ve minberlerde edebiyat Yaparlar, süslü ve yapay hal ve hareketlerle halkı Costurup taassubu körüklerler; dini bazen gereğinden çok kolay, bazen gereğinden çok güç gösterir, bazen günah işlemek için halka cesaret verip bazen de onlanı ümütsizliğe düşürürler; bunlar “Alimi zebân câhil-i dildirler.” lyi edebiyat ya- Parlar, hitabetleri çekicidir, ama gönülden anlamazlar. “Her vaiz cahildir” sözü meşhurdur. Diğer gruptaki vaizler ise sırf Hak rızası için halka doğruyu söyleyen ve hak yolda onlara rehberlik eden, onları taassuptan uzaklaştıran ihlaslı, bilgili ve samimi kişilerdir. “Gönülden çıkan 502 gönüle girer” (Ange ez dil âyed, der dil âyed). Bkz. Vaaz—Vaiz.</p><aside class="term-source-note"><strong>Kaynak işaretleri</strong><p>Basılı sözlükte bu açıklama için ATE 83 kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.</p></aside><blockquote>aie ae Ee! Nat har. (Cw) 7, Sıfat, vasıf, MB 2. عم a Niteleyenleri;,<br>a ee nitelenenin fiillerini, hükümlerini ve ahlakını haber vermesi<br>ee Bs, yani âşığın sevgilisini tasvir etmesi, b Tasavvuf<br>ie ie “Kulun içinde ikâmet ettiği bir nalı olup, bu na'at hakikatte<br>et 5 Hakk’a, şeklen halka aittir» (Cüneyd). ç Evvel. gibi nispet<br>Sais BE Sie talep eden (us), yani ewel-ahir gibi nispet ifade eden şeyler.<br>MAS d Hz, Peygamber'i, onun özellik ye niteliklerini konu alan<br>Şiirler.<br>Yumm-ı na'atından güher olmuş Fuzüli Sözleri<br>Ebr-i nisandan dönen tek lü'lü-i şehvâre sy<br>Fuzüli<br>Bir mübârek sefer olsa da gitsem<br>Kâbe yollarında kumlara batsam<br>Hob cemâlin bir kez düştü Seyr etsem<br>Ya Muhammed Cânım arzular seni<br>eke<br>Sen Ahmed y Mahmud y Muhammedsin Efendim<br>Hak'tan bize Sultan-ı Müeyyedsin Efendim<br>Galib Dede</blockquote>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6571- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 299
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>254) 1. İşçi, ücretle çalışan. 2, tas. Muamele ehli, Allah'tan ecir ve sevap almak için çalışan, böylece cehennemden kurtulup cennete girmek için çabalayan kimse, abit. Halbuki arifler, Allah emrettiği ve O'nun hakkı olduğu için ibadet ederler. Râbia Hatun, abitlere sormuş: “Allah cehennemi ve cenne-</p><aside class="term-source-note"><strong>Kaynak işaretleri</strong><p>Basılı sözlükte bu açıklama için SF kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.</p></aside><p>4 ti yaratmasaydı ona ibadet etmeyecek miydiniz?». Rabia “önce car, sonra dâr” diyor ve ücretle amel edenlere €cir-i sü, yani kötü işçi diyordu. Başında aklı olan ücrete amel etmez Hariyle aldanmaz 862 ile kastan gecer Yünus Müzekkir 5. ar. jr, Vaaz ve nasihat eden, öğüt veren, 2. tas. Müftüler, kadılar ve müzekkirler olmak üzere üç kısım olan zahir ulemasından sonuncular. Müzekkir ve vaizler iki kısımdır. Bunların bir kısmı cahil, riyakâr, Samimiyetsiz olup kürsü ve minberlerde edebiyat Yaparlar, süslü ve yapay hal ve hareketlerle halkı Costurup taassubu körüklerler; dini bazen gereğinden çok kolay, bazen gereğinden çok güç gösterir, bazen günah işlemek için halka cesaret verip bazen de onlanı ümütsizliğe düşürürler; bunlar “Alimi zebân câhil-i dildirler.” lyi edebiyat ya- Parlar, hitabetleri çekicidir, ama gönülden anlamazlar. “Her vaiz cahildir” sözü meşhurdur. Diğer gruptaki vaizler ise sırf Hak rızası için halka doğruyu söyleyen ve hak yolda onlara rehberlik eden, onları taassuptan uzaklaştıran ihlaslı, bilgili ve samimi kişilerdir. “Gönülden çıkan 502 gönüle girer” (Ange ez dil âyed, der dil âyed). Bkz. Vaaz—Vaiz.</p><aside class="term-source-note"><strong>Kaynak işaretleri</strong><p>Basılı sözlükte bu açıklama için ATE 83 kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.</p></aside><blockquote>aie ae Ee! Nat har. (Cw) 7, Sıfat, vasıf, MB 2. عم a Niteleyenleri;,<br>a ee nitelenenin fiillerini, hükümlerini ve ahlakını haber vermesi<br>ee Bs, yani âşığın sevgilisini tasvir etmesi, b Tasavvuf<br>ie ie “Kulun içinde ikâmet ettiği bir nalı olup, bu na'at hakikatte<br>et 5 Hakk’a, şeklen halka aittir» (Cüneyd). ç Evvel. gibi nispet<br>Sais BE Sie talep eden (us), yani ewel-ahir gibi nispet ifade eden şeyler.<br>MAS d Hz, Peygamber'i, onun özellik ye niteliklerini konu alan<br>Şiirler.<br>Yumm-ı na'atından güher olmuş Fuzüli Sözleri<br>Ebr-i nisandan dönen tek lü'lü-i şehvâre sy<br>Fuzüli<br>Bir mübârek sefer olsa da gitsem<br>Kâbe yollarında kumlara batsam<br>Hob cemâlin bir kez düştü Seyr etsem<br>Ya Muhammed Cânım arzular seni<br>eke<br>Sen Ahmed y Mahmud y Muhammedsin Efendim<br>Hak'tan bize Sultan-ı Müeyyedsin Efendim<br>Galib Dede</blockquote>
Köken ve kullanım
s. fars.
ور
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
254) 1. İşçi, ücretle çalışan. 2, tas. Muamele ehli, Allah'tan ecir ve sevap almak için çalışan, böylece cehennemden kurtulup cennete girmek için çabalayan kimse, abit. Halbuki arifler, Allah emrettiği ve O'nun hakkı olduğu için ibadet ederler. Râbia Hatun, abitlere sormuş: “Allah cehennemi ve cenne-
Kaynak işaretleriBasılı sözlükte bu açıklama için SF kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.
4 ti yaratmasaydı ona ibadet etmeyecek miydiniz?». Rabia “önce car, sonra dâr” diyor ve ücretle amel edenlere €cir-i sü, yani kötü işçi diyordu. Başında aklı olan ücrete amel etmez Hariyle aldanmaz 862 ile kastan gecer Yünus Müzekkir 5. ar. jr, Vaaz ve nasihat eden, öğüt veren, 2. tas. Müftüler, kadılar ve müzekkirler olmak üzere üç kısım olan zahir ulemasından sonuncular. Müzekkir ve vaizler iki kısımdır. Bunların bir kısmı cahil, riyakâr, Samimiyetsiz olup kürsü ve minberlerde edebiyat Yaparlar, süslü ve yapay hal ve hareketlerle halkı Costurup taassubu körüklerler; dini bazen gereğinden çok kolay, bazen gereğinden çok güç gösterir, bazen günah işlemek için halka cesaret verip bazen de onlanı ümütsizliğe düşürürler; bunlar “Alimi zebân câhil-i dildirler.” lyi edebiyat ya- Parlar, hitabetleri çekicidir, ama gönülden anlamazlar. “Her vaiz cahildir” sözü meşhurdur. Diğer gruptaki vaizler ise sırf Hak rızası için halka doğruyu söyleyen ve hak yolda onlara rehberlik eden, onları taassuptan uzaklaştıran ihlaslı, bilgili ve samimi kişilerdir. “Gönülden çıkan 502 gönüle girer” (Ange ez dil âyed, der dil âyed). Bkz. Vaaz—Vaiz.
Kaynak işaretleriBasılı sözlükte bu açıklama için ATE 83 kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.
aie ae Ee! Nat har. (Cw) 7, Sıfat, vasıf, MB 2. عم a Niteleyenleri;,
a ee nitelenenin fiillerini, hükümlerini ve ahlakını haber vermesi
ee Bs, yani âşığın sevgilisini tasvir etmesi, b Tasavvuf
ie ie “Kulun içinde ikâmet ettiği bir nalı olup, bu na'at hakikatte
et 5 Hakk’a, şeklen halka aittir» (Cüneyd). ç Evvel. gibi nispet
Sais BE Sie talep eden (us), yani ewel-ahir gibi nispet ifade eden şeyler.
MAS d Hz, Peygamber'i, onun özellik ye niteliklerini konu alan
Şiirler.
Yumm-ı na'atından güher olmuş Fuzüli Sözleri
Ebr-i nisandan dönen tek lü'lü-i şehvâre sy
Fuzüli
Bir mübârek sefer olsa da gitsem
Kâbe yollarında kumlara batsam
Hob cemâlin bir kez düştü Seyr etsem
Ya Muhammed Cânım arzular seni
eke
Sen Ahmed y Mahmud y Muhammedsin Efendim
Hak'tan bize Sultan-ı Müeyyedsin Efendim
Galib Dede