Köken ve kullanım
i. ar.
Kaynaklardaki ortak açıklama
2. Bir kemal halini veya diger bir şeyi elde etmek için bütün ruhani güçleriyle birlikte kalbin Hakk’a yönelmesi. 2. Halis ve iyi niyet. İsabetli ve sıhhatli karar her şeyden önde gelir, her şey buna bağlıdır (sr 388) 3. Ermiş kişilerin maksadı hasıl eden, iş bitiren ve dilediklerini yerine getiren manevi güçleri. Himmetü'l-enefe Amele karşı sevap talep etmeye sevkeden sülûk derecesi (kı). Himmetü'l-ifake'den sonra gelir. Himmetü'lifake Saliki, faniyi terkedip bakiye talip olmaya sevkeden sülûk derecesi. | Himmet-i rical Erenlerin himmeti. Erlerin himmeti dağları yerinden oynatır. Pir- | ler dervişlerini himmetleriyle terbiye ve idare ederler. Bkz. Halk bi’l-himmet. Bu mesel-i meşhürdur: Dağlar dayanmaz himmete Himmet-i merdân ile olur âsân her müşkil iş | Baki | His birligi İttihat, fena, |
His hicabı Maddi âlem. Bu âlemle ilgili kalpteki his, bilgi ve arzular, manevi
âlemle ilişki kurmaya engeldir. En büyük hicap insanın kendi benligidir. |
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Sözlük anlamı, “Arzu, istek, i azim” olan bu söz, kemale ulaşn mak için kalbin bütün ruhsal gücüyle Allah’a yönelmesi ve bu e konuda sarf edilen iradî güç. Ta ” savvuf ehli arasmda genellikle, “Velîlerin teveccühü, tasarrufu ve olağan üstü işleri başarabilme gücü” olarak anlaşılan ve algılal nan bu terim, arzulanan bir şeyi hisâb 322 yürekten isteme ve gönülden ona bağlanma ve de onu elde etmeye çalışma olarak ifade edilmiştir. Yine sûfîlere göre “himmet”, müritlerin miracı ve ârifleri Cenâb-ı Hakk’a götüren buraktır.