Ara
Menü
ذ

a'râf

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-1384
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
83
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Uâi&amp;gt; J) [Ar. arf’ın ç. b.] “Yüksek yer, burç.” alamındaki bu terim, cennet ile cehennem arasında bulunan ve bu iki yeri birbirinden ayıran surun üzrinde bulunan en yüksek tepenin adı için kullanılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’in yedinci suresinin adı “A'râf’ olup burada hayır ile şer arasında kararsız kalan kimselere hayırh yolun gösterildiği ve uyarıldığı anlatılmaktadır. Bu kimselere “ashâbü’l-a'râf ’ (bk. bu madde) denilmiştir. Bunlar, sevap ve günahları birbirine eşit kimseler olarak nitelenmiş; bundan dolayı da ne cennete ne de cehenneme gitmeleri söz konusu olmuştur. Bundan olayı da orada bekletilmektedirler. Ancak onların Allah’a yakarmaları neticesinde affedilerek cennete gidecekleri inancı da yaygmdır.</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-177
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
83
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Uâi&amp;gt; J) [Ar. arf’ın ç. b.] “Yüksek yer, burç.” alamındaki bu terim, cennet ile cehennem arasında bulunan ve bu iki yeri birbirinden ayıran surun üzrinde bulunan en yüksek tepenin adı için kullanılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’in yedinci suresinin adı “A'râf’ olup burada hayır ile şer arasında kararsız kalan kimselere hayırh yolun gösterildiği ve uyarıldığı anlatılmaktadır. Bu kimselere “ashâbü’l-a'râf ’ (bk. bu madde) denilmiştir. Bunlar, sevap ve günahları birbirine eşit kimseler olarak nitelenmiş; bundan dolayı da ne cennete ne de cehenneme gitmeleri söz konusu olmuştur. Bundan olayı da orada bekletilmektedirler. Ancak onların Allah’a yakarmaları neticesinde affedilerek cennete gidecekleri inancı da yaygmdır.</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-7544
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Cennet ile Cehennem arasında yer alan ve birinin te'sirinin diğerine geçmesine mâni olan sûrun (engelin) yüksek kısımları.</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-10724
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Arapça. Tepeler demektir. Günah ve sevabı eşit olan kişiler, ne cennete ne de cehenneme giderler. A’raf denen yerde dururlar. Cennetle cehennem arasındaki bir yer. Cenab-ı Hakk’ın sıfatlarıyla tecelli etmesi durumunda, seyretme yeri.</p>

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

Uâi&gt; J) [Ar. arf’ın ç. b.] “Yüksek yer, burç.” alamındaki bu terim, cennet ile cehennem arasında bulunan ve bu iki yeri birbirinden ayıran surun üzrinde bulunan en yüksek tepenin adı için kullanılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’in yedinci suresinin adı “A'râf’ olup burada hayır ile şer arasında kararsız kalan kimselere hayırh yolun gösterildiği ve uyarıldığı anlatılmaktadır. Bu kimselere “ashâbü’l-a'râf ’ (bk. bu madde) denilmiştir. Bunlar, sevap ve günahları birbirine eşit kimseler olarak nitelenmiş; bundan dolayı da ne cennete ne de cehenneme gitmeleri söz konusu olmuştur. Bundan olayı da orada bekletilmektedirler. Ancak onların Allah’a yakarmaları neticesinde affedilerek cennete gidecekleri inancı da yaygmdır.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Cennet ile Cehennem arasında yer alan ve birinin te'sirinin diğerine geçmesine mâni olan sûrun (engelin) yüksek kısımları.

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça. Tepeler demektir. Günah ve sevabı eşit olan kişiler, ne cennete ne de cehenneme giderler. A’raf denen yerde dururlar. Cennetle cehennem arasındaki bir yer. Cenab-ı Hakk’ın sıfatlarıyla tecelli etmesi durumunda, seyretme yeri.

Sözlüğe dön ←