ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1305 sonuç · toplam 1305 · “Düş” · 12/55
01Şerbet
İlahi feyz, ilâhî muhabbet, aşk şarabı. Bize ask şerbetinden sun a sakt Bize uçmakta kevser gerekmez Yünus | 327 | Seriat Hak'tan gelen şerbeti içtik elhamdülillah Şol kudret denizini geçtik elhamdilillah Yünus Şerh-i sadr (a (شرح +. Gönül…
Şeyh ia
Meşayih, Suyuh, Eşyah. Yaşlı, ihtiyar, pir, bey, önder, kabile başkanı. 2. tas. a Nefsinden fani, Hak'ta baki veli; Hak dostu. b Taliplere rehberlik etmek ve onları irşat etmek ehliyetine ve liyakatına sahip olan insan-ı kâmil; rehber; deli…
Şişe
Tasavvuf şiirinde gönül ve kalbin sembolüdür. Şarap ilâhî aşkı, şişe ise bu aşkı taşıyan gönlü temsil eder. Şişenin kırılganlığı, gönül incitmeme düşüncesiyle ilişkilendirilir: kırılan camın onarılması mümkün olsa bile incinen gönlün eski h…
Şuhüd ehli
Müşahede eden, gören. 2. tas. Hak talipleri üç kısımdır: Suhad ehli, ashab-ı kulüb. Bunlar Hakk'ı şuhüd ve zevkle tanır, onu her mazhar ve meclâda görür ve her surette kabul eder, hep Hak'la birlikte bulunur, onu her meşhedde me A CEE m (ma…
Şuştuşü
4) Yıkama; çamaşır. tas. a Kusurdan ileri gelen düşünceleri kaldırıp atma. b Âşık ve maşukun safası. Şustuşüy-i eşk ile gitmez gözümden aks-i ruh Ab ile kim şu'le-i yâkutu teskin eylemiş Hayri;
Şükür
) <3) veya Şükr Teşekkür; nimeti dile getirme. tas. a Yapılan iyiligin makbule geçtiğini dile getirme, iyiliği yapanı övme (cr). Kul, Allah'ın lütuf ve nimetlerini dile getirir ve onu överse şükretmiş olur. b Nankör olmamak di Şürb m << (o…
Takdis
Temizleme, arındırma, kutsama, 2. tas. a Hakk'ı, şanına yakışmayan her çeşit kusurdan mutlak olarak tenzih etmek (cr). b Kutsal kılma, kutsallaştırma. “Kaddesellâhu sırrahü,” “kuddise sirruha,” sözleri ölü veliler için Söylenir ve “Allah on…
Tarikat
Yol tas Hakk’a ermek için tutulan, birtakım kuralları ve ayinleri bulunan yol. Mutasavvıflara göre tüm insanların, hatta bütün yaratıkların alıp verdiği nefes sayısınca Allah’a yol gider. İlk süfiler, kendilerinden tecrübeli ve yaşlı üstatl…
Tecessüd
Tecessüd-i ervâh. Cesetleşme, maddeleşme, bedenlesme. tas. Ruhun ceset ve madde haline gelmesi, bedenleşmesi. a Bir velinin ruhu başka bir yerde, ayrı bir beden ve madde kalıbıyla zahir olabilir. b Ölen bir velinin ruhu eskisinin tıpkısı ol…
Tedebbür
Düşünme, taşınma. tas. İşin sonunu düşünme. Mev'iza tedebbürü: İnsanın nefsi ve hali üzerinde düşünmesi. Hakikat ve mükâşefe tedebbürü: Kur’ân okurken üzerinde düşünmek (Nisa Suresi, 82; Muhammed Suresi, 24; Sad Suresi, 29). Hakikat ve mükâ…
Teemmül
Derin düşüncelere dalma. Süfiler ıssız ve kimsesiz yerlere ve halvethanelere çekilerek derin düşüncelere dalar ve düşüncelerini belli bir noktada yoğunlaştırırlar. Böylece ilahi ve ezeli hakikati idrak etmeye çalışırlar (Meditasyon). Buna f…
Tefekkür
Düşünme, teemmül (meditasyon). tas. a Aradığını elde etmesi için şeylerin anlamları ve kavramları arasında kalbin faaliyette bulunması, muhakeme. b Hayrı ve şerri görmeye yarayan kalpteki ışık; vicdan. c Hikmet kuşunu avlamaya yarayan ag (c…
Terk
1 Bırakmak. 2. tas. Dört şekli vardır: Terk-i dünya. Zahit bütün dünya nimetlerini, malı ve mülkü ahiret için terk eder. Terk-i ukbâ. Arif cenneti ve oradaki nimetleri, ilahi cemali temaşa için terk eyler. Terk-i hesti, Sâlik kendi varlığın…
Teşebbüh
Benzeme, özenme, taklit etme, tas, Sûfî olmadıkları halde süfilere özenen, onları taklit edip onlara benzeyen. Bunlar iki kısımdır: Samimi olarak onlara benzemeye çalışan, kendisine onları örnek alanlar, yani müteşebbih-i muhik. “Bir kavme…
Teveccüh
Yönelme, öz alaka. tas. a Şeyhin Hakk’a, müridin mürşide yönelmesi, gönlünü ona bağlaması. b Nakşilikte muhabbet râbıtasının bir şekli. Mürit, şeyhin ruhaniyetine muhabbet yoluyla teveccüh eder, teveccüh esnasında öyle bir istiğrak (trans)…
Tuğra
Özel bir biçimi olan padişah imzası ve mührü. 2. tas. a Faaliyet halindeki âşıkın vasıflarında görülen aşkın hükümleri (11s). b Padişah gibi, şeyhler adına düzenlenen özel yazı şekli (sm 516). Şeyhin isminin tuğra şeklinde yazılması. 1 Tül-…
Türbe
Toprak, hâk. tas. Bir ermişin ve yatırın kabrinin bulunduğu üstü kapalı mekân, ziyaret yeri. Buralara adaklar adanır, mumlar yakılır, dilekler dilenir, serili postlarda namaz kılınır, dua edilir, paralar verilir, çaputlar bağlanır. Ermişin…
Türrehât
1, Patika, çıkmaz yol, bâtıl ve boş laf, herze, saçma 562. 2. tas. Bazı mutasavvıfların ipe sapa gelmeyen anlamsız sözleri, Ruveym öğüt isteyen birine, “Bu yolda katlanılacak en aşağı fedakârlık, can feda etmek, bu yola baş koymaktır. Bu şa…
Uzûbet
(عزوبة) Bekarhk. tas. İlk zahit ve süfilerin bazılarında görülen evlenmeme âdeti. “Bu ümmetin rahibi” unvanıyla tanınan Âmir b. Abdullah, Bişr Hafi gibi zahit ve süfiler bekâr yaşamayı tercih etmişlerdi. Ibrahim Edhem, Davud Tai ve Râbiatu'…
Vahşet
Yalnızlık, yabancılık ve insanlardan uzak kalma isteği. Tasavvufta halkla beraberlikten sıkılıp Hakk’la ünsiyeti arama hâlini ifade eder. Kaynaklar bunu insan düşmanlığı olarak değil, kalbi dağıtan ilişkilerden bir süre uzaklaşma eğilimi şe…
Vakt
Zaman. tas. a Hal, sâlikin içinde bulunduğu geçmiş ve gelecekle ilgili olmayan hali (irm). Yapma (mec'al) olmayan istidadın gerektirdiği hal. b Silikin içinde bulunduğu hal. Sâlikin hali eğer dünya ise (aklı, fikri, hissi dünyayla ilgiliyse…
Vav
لت Ey oğul! İlim, edep öğren, her zaman takva üzere bulun, atalarının ardından Sit, sünnilikten ayrılma, Jikih, hadis oku, câhil süfiden uzak dur. (KRE 27; GEV; MV) Süfilerin, vefat etmek üzereyken verdikleri öğürlere de vasiyet denilir. Va…
Veli
¢. Evliya Dost, yar, sevgili, eren, ermiş. tas, Hakk'ın dostu ve sevgili kulu. “Allah bir kulunu sevdimi onun gören gözü, işiten kulağı; tutan eli, yürüyen ayağı olur. Bu kul Allah'tan bir şey dilese dileği kabul edilir. Allah’a sıgındığınd…
Vesvese
Kuruntu, iskil. tas. Şeytan'ın ilkâı, kötü bir işin yapılması, iyi bir işin terk edilmesi veya geciktirilmesi veya eksik yapılması için Şeytan'ın insanı kışkırtması, aklını çelmesi, nefsin aşağı arzularına uymaya teşvik etmesi. İnsanın için…