ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
180 sonuç · toplam 236 · “Cehennem” · 1/8
01Cehennem
Âhirette inkârcıların ve günahkârların azap göreceği yer. Kur’ân’da cehennemin tabakaları, kapıları, bekçileri ve farklı azap tasvirleri çeşitli âyetlerde anlatılır. Tasavvufî metinler cehennem korkusunu kulluğun başlangıç saiklerinden biri…
Âb-ı rûy
Yüz suyu. mec. Şeref, haya. tas. Salikin gönlüne gaybten gelen ilham. Edip sarf-ı âb-ı rayun umma lütf erbâb-ı hissetten Ne denglu ab versen nahl-ı huşke meyvedâr olmaz Fıtnat Abit — Ubbât s. vei. ar. (0 Le — (عا بد İbadet ve amel eden, tâa…
Allah
Lafza-i celal, ism-i azam, yani Yüce Yaratıcı'nın en büyük ve en muazzam ismi. 2. Ma‘bûd bi'l-hak, mutlak ilah. Haklı ve meşru olarak yalnızca O'na kulluk edilip tapıldığından el-Ma‘bûd bi'l-hak, yani hakiki ve yegâne Mâbud denilmiştir O'na…
Anz
(عا رض) ç Avârız. Engel, gelip gecici sey. tas. a Nefs ve seytandan gelip ruh ve kalplere ârız olan ve kötüye kılavuzluk yapan arzular, düşman tarafından kurulan tuzaklar, yola konulan engeller. Düşman denilen Şeytan ve nefsten gelen her şe…
Ashab-ı suffe
1. Medine'de Hz. Peygamber'in mescidinin sofasında Oturan ve tasavvufta süfilerin ilk temsilcileri kabul edilen fakir sahabeler. tbn Mesud, Bilâl Habeşi, Selman Fârisi, Ebu Hureyre, Ebu Zer suffa ehlindendir. Ashab-ı şekavet Cehennemlikler,…
Der-bahten
با ختن) 55) + Oyun oynamak; kumarbazlık; kumarda kaybetmek, zarara uğramak. 2..كما Önceden işlenen amellerin mahvolması ve gözden kaybolması (115). Hak âşıklarının aşkları uğruna en değerli sermayeleri olan amel ve ibadetleri bile gözden çı…
Duzah
Cehennem. 2. Ruhani cehennem, yani bedenin aracılığı olmadan kalbin duyduğu elem ve ıstıraplar (Gk 791). Ruhani cehennem, yani bedenin aracılığı olmadan kalbin duyduğu elem ve ıstıraplar (Gk 791).
Fazl
Lütuf, ihsan, bahşiş. tas. Herhangi bir sebebe bağlı olmadan ve karşılık gözetilmeden doğrudan yapılan halis iyilik (cr; تمع 273). “Fazl Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir” (Hadid Suresi, 29). “Allah'ın fazlı muazzamdır”. Cehennem All…
Hüzün
Üzüntü. Arzu edilen bir şeyin elden kaçması veya arzu edilmeyen bir şeyin başa gelmesi yüzünden insanın tasalanması, 2. tas. Elden kaçana üzülme, elde edilmesi imkânsız olandan ötürü tasalanma (HM II; 328). Mİ Isdırapi ar. (ا ضطر اب) x. Üzü…
Isar
Fedakârlık, başkalarının hak ve menfaatlerini kendi hak ve menfaatlerinden önde tutma. 2. tas. Bir insanın, fayda sağlama ve zarardan korunma | konusunda kendisinden çok başkalarını, özellikle dostlarını ve din kardeşlerini düşünmesi ( 122,…
Kadem
Sübut. Sabit olmak. Ezeliyet, kıdem. Bir'in sıfatlarını kendi hakikati haline getirmek için onun izini takip etme. “Falan Muhammed'in kademi üzerinedir” demek, “o Muhammedidir,” “Muhammediyyu's-sıfattır,” “Muhammediyyu'l-mesreptir,” yani “o…
Kademeyn
45) İki ayak. 2. tas. Birbirine zit iki zati hüküm ki, aslında ikisi de birdir. Hudus ve kıdem, halkiyyet ve hakikiyet, adem ve vücut, sonlu ve sonsuz, teşbih ve tenzih gibi zıt vasıflara ise na'leyn denir. Na'leyn kademeynin altındadır (ci…
Muizdver
254) 1. İşçi, ücretle çalışan. 2, tas. Muamele ehli, Allah'tan ecir ve sevap almak için çalışan, böylece cehennemden kurtulup cennete girmek için çabalayan kimse, abit. Halbuki arifler, Allah emrettiği ve O'nun hakkı olduğu için ibadet eder…
Rec
1, Ümit, umut, 2. tas. Kalbin hoşlandığı bir Şeyi beklemesinden ra. hatlık de ferahlık duyması (Gi 1v:1 39). Kişinin kalbindeki duygu ve düşünceler ye geçmişle veya halle ya da gelecekle ilgili olur. Bu duygu ve düşünceler geçmişle ilgiliys…
Ruh
Can, nefs, Cebrail. tas. a Mücerret insan latifesi (Kn). b Insandaki bilen ve idrak eden latife olup emr âleminden inmiş, (insandaki) hayvani ruha (cana) binmiştir, künhünü idrak mümkün değildir. c Insandaki hayvani ruh. Bu, latif bir madde…
Şükür
) <3) veya Şükr Teşekkür; nimeti dile getirme. tas. a Yapılan iyiligin makbule geçtiğini dile getirme, iyiliği yapanı övme (cr). Kul, Allah'ın lütuf ve nimetlerini dile getirir ve onu överse şükretmiş olur. b Nankör olmamak di Şürb m << (o…
Tevbe
Pişmanlık, nedamet, dönme. tas. a Kalpteki kötülükte ısrar | düğümünü çözüp Hakk’a dönme ve Rabb'in hukukunu gözetme (cr). b Kötü ve | günah işlere pişman olup Hakk’a yönelme, Küfürden imaia dönmek kâfirlerin, kötü işlerden iyi işlere dönme…
Vesm
Dağlama, nişan vurma, damga basma. tas. Allah'ın ezelde, bir daha hiç değişmeyecek biçimde ve dilediği yaratıkları nişanladığı damga ki, bunu hiç kimse bilemez. Allah birisini “Bu cennetliktir,” diğerini “bu da cehennemliktir” diye damgalad…
ehil
CUI) [ 1) bk âl-i abâ ehl-i adi a. (Jjc Jıi “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhid” sözü ile birlikt kendilerine nispet ettikler “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” te rimi. bk. mu'tezile ehl-i âhiret a. (o>i JaI) Ölü ler. ehl-i âlem a. ÇJL Jıl) B dünyalıla…
heft-dûzah
Kur’ân-ı Kerîm’de adları geçen yedi cehennem şunlar: hutâme, sa'îr, sekar, cahîm, hâvfye, lezâ, sü'ûr.
siyer ve megâzî
Hz. Peygamber’in hayatı, davranışları ve şahsiyeti ile tebliğ fa liyetlerini, siyasî ve askerî mü cadelelerini konu alan bilim da ile bu alanda yazılmış eserleri ortak adı. softa a. [ i) [< Ar. sûfî] 1. Bil bilmez kendisini ibadete veren ha…
âlik
İslâm inancına göre, cehennemi idare eden meleklerden biri için kullanılan ad.
tâgüt
Sözlük anlamı, ber “Sınırı aşmak, çok azgınlık göslar termek, çoğalmak, su taşmak.” dan olan bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de geçen ve Aüah’m kulları için mel çizdiği sınırlardan saptıran, bayrı, züarmca yaratümışlık üstü komde numunda tutulan var…
a'râf
Uâi> J) [Ar. arf’ın ç. b.] “Yüksek yer, burç.” alamındaki bu terim, cennet ile cehennem arasında bulunan ve bu iki yeri birbirinden ayıran surun üzrinde bulunan en yüksek tepenin adı için kullanılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’in yedinci suresinin…