Ara
Menü

TASAVVUF SÖZLÜĞÜ

ذ

Ruh

Köken ve kullanım

i. ar.

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

  1. Can, nefs, Cebrail.
  2. tas. a Mücerret insan latifesi (Kn). b Insandaki bilen ve idrak eden latife olup emr âleminden inmiş, (insandaki) hayvani ruha (cana) binmiştir, künhünü idrak mümkün değildir. c Insandaki hayvani ruh. Bu, latif bir madde olup menbaı kalbin içidir; atardamarlar vasıtasıyla bütün bedene yayılır (cr) d Cemâdi ve nebati ruh da vardır. Hayvan ruhu veya bitkinin ruhu dendiği zaman bunların diri olmalarını sağlayan güç, yani can kastedilir. İnsanda maddi ruh, nebati ruh, hayvani ruh vardır, buna ilaveten insani ruh da var- | dır. İnsanı insan yapan, ruh-ı menfüh, (Allah tarafından üfürülen ruh), ruh-i izafi | (Hakk'ın kendine nispet ettiği ruh) adı da verilen beşeri ruhtur. Bunun bir adı da ruh-i azam'dır. Ruh-i azam, Zat-ı ilâhî'nin mazharıdır. Burada sözü edilen yüce ruha akl-ı evvel de denir. Bedendeki ruh, odundaki ateş, sütteki yağ gibidir, görünür. Kimine göre ruh; bir latif cisim, kimine göre manevi bir cev- | herdir. İnsan ruhunun, gözle görülemeyen bir özel şekli ve belli bir bünyesi (kahbi, heykeli) vardır. İnsan öldükten sonra bu ruh yaşamaya devam eder. Fikir ve | akıl (anlama ve düşünme) bu ruhun özelliğidir. İlahi hitaba muhatap olan, sorumluluk yüklenen ve mükellef olan da bu ruhtur. Bu anlamdaki kişisel ruhlar bedenden ayrıldıktan sonra, cennette veya cehennemde ebedi olarak yaşarlar. Yeni Eflatunculuktan gelen etkilerle, feleklerin ve âlemin de bir ruhu olduğu kabul edilir; buna külli ruh denir.
Sözlüğe dön