Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

85 sonuç · toplam 97 · “İdrak” · 2/4

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kesret-Vahdet

(كثرة - وحد ة) +. Çokluk-Birlik. 2, tas. Bir olan Hakk'ın isim ve sıfatlarıyla tecelli edip çokluk halinde görünmesi kesret, bu çokluğun hakiki | bir varlığı olmadığını kavrayıp var olarak yalnızca Hakk'ı görmeye vahdet denir. | Zehi derya-…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kitap

Cem ve zam (toplama ve ekleme) mertebesi. Harfler bir araya getirilerek ve birbirine eklenerek metnin anlamı anlaşılır hale gelir. 2. Kaza ve kader. 3. Süfilere göre kitap da mâsivâdır, diğer maddi şeyler gibi onunla olan ilgiyi de kesmek l…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Leb-i şirin

Tatlı dudak. 2. İdrak ve hissedilir olması şartiyle aracısız gelen söz, sevgilinin Sözü; sevgili (1s; ), İdrak ve hissedilir olması şartiyle aracısız gelen söz, sevgilinin Sözü; sevgili (1s; ),

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Lubs

1, Birbirine karışma. 2. tas, Ruhi hakikatlerin birbirine karıştırılmasına sebep olan maddi şekiller (En'am Suresi, 9). Hakikatlerin hakikati de insani Suretlerle karıştırılır (kı); yani Hak, kâmil insanı öbür insanlardan farklı kılma- VD O…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mârifet

Bilmek, tanımak ve tecrübeyle edinilen bilgi. Tasavvufta sûfînin mânevî hâlleri yaşayarak ve hakikatleri tadarak elde ettiği irfanı ifade eder. Hakk’a ilişkin bu bilgiye mârifetullah , sahibine ârif veya ârif-i billâh denir. Sûfîler mârifet…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Medhûş

Hayrete düşmüş, kendinden geçmiş. Tasavvufta güçlü bir hâl veya tecellinin etkisiyle olağan idrak ve davranışına hâkim olamayan sâlik için kullanılır. Dehşet maddesine de bakınız.

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mest

Sarhoş, sermest. tas. Sekran, aşkın, âşığın bütün varlığına hâkim olması, iliklerine işlemesi. Bkz. Sekr. Mest-i harap Sarhoşluğa gark olmuş, aşk denizine batmış (115). Sanman bizi kim şire-i engur ile mestiz Biz ehl-i harabattaniz mest-i e…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mestüri

Gizlilik. 2. tas. Ermişler ve peygamberler de dahil olmak üzere kâinatta hiçbir kimsenin idrakının ulaşamadığı ilâhî mahiyetin künhü (115). Gayb-ı mutlak, Zat-ı ahadiyet. Meşârik-i feth (55 5 _ +) veya Meşârik-ı subh 1. Fetihlerin doğuş yer…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Murakabe

1, Denetleme, gözetleme; dikkati belli bir noktaya toplama. 2. tas. a Kulun, ‘Hak, bütün hal ve hareketlerime vakaftir’ şeklinde bir şuur ve idrak içinde olması (cr). b Kalbi, ona zarar veren şeylerden korumak, ‘Allah her an beni görüyor, k…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müntehâ-yı mârifet

Mârifetin ulaşabileceği son sınır. Sâlikin Hakk’ı bütünüyle kuşatamayacağını, bilgisinin ilâhî hakikatin sonsuzluğu karşısında sınırlı kaldığını idrak etmesi anlamında kullanılır. Bu son, bilgisizlik değil; bilginin sınırını bilen hayret ma…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nûr

Işık ve aydınlık. Allah’ın güzel isimlerinden biri olarak varlığı açığa çıkaran ve idraki mümkün kılan ilâhî aydınlığı ifade eder. Tasavvufî kullanım Nûr; iman, bilgi, keşif, kalp aydınlığı ve ilâhî tecelli için temel bir semboldür. Sûfîler…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Rec

1, Ümit, umut, 2. tas. Kalbin hoşlandığı bir Şeyi beklemesinden ra. hatlık de ferahlık duyması (Gi 1v:1 39). Kişinin kalbindeki duygu ve düşünceler ye geçmişle veya halle ya da gelecekle ilgili olur. Bu duygu ve düşünceler geçmişle ilgiliys…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ruh

Can, nefs, Cebrail. tas. a Mücerret insan latifesi (Kn). b Insandaki bilen ve idrak eden latife olup emr âleminden inmiş, (insandaki) hayvani ruha (cana) binmiştir, künhünü idrak mümkün değildir. c Insandaki hayvani ruh. Bu, latif bir madde…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sadr

Göğüs, sine. tas. Ruh (sr). Kalbin mertebelerinden biri. Safa—Safvet i. ar. صفوة) — lie) 1. Temizlik, duruluk, anhk, zevk, keyf. 2. tas. Hiçbir şey süfiyi kederlendirmez (bulandırmaz); her şey onunla safa bulur, durulur (KR 127, SL 296). Sa…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sahv

Ayıklık, kendinde olma hali, huşyâri, kendine gelme. 2. tas. Hislerini yitiren ve kendinden geçen arifin hissine dönmesi, kendine gelmesi (cr). Sekr, sarhoş olma ve kendinden geçme; sahv, ayılma ve kendine gelme halidir. Sekri Hak'la olanın…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Semseme

I. Susam, susam tanesi. 2. tas. Dil ve kelimeyle anlatılması mümkün olmayacak kadar ince marifet. İnsanın semeresi olan marifet, yalnızca işaretle idrak olunur. Allah'ın Âdem'i yarattığı balçıktan geriye susam (zerre) kadar bir miktar artmı…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şükür

) <3) veya Şükr Teşekkür; nimeti dile getirme. tas. a Yapılan iyiligin makbule geçtiğini dile getirme, iyiliği yapanı övme (cr). Kul, Allah'ın lütuf ve nimetlerini dile getirir ve onu överse şükretmiş olur. b Nankör olmamak di Şürb m << (o…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Teemmül

Derin düşüncelere dalma. Süfiler ıssız ve kimsesiz yerlere ve halvethanelere çekilerek derin düşüncelere dalar ve düşüncelerini belli bir noktada yoğunlaştırırlar. Böylece ilahi ve ezeli hakikati idrak etmeye çalışırlar (Meditasyon). Buna f…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Teveccüh

Yönelme, öz alaka. tas. a Şeyhin Hakk’a, müridin mürşide yönelmesi, gönlünü ona bağlaması. b Nakşilikte muhabbet râbıtasının bir şekli. Mürit, şeyhin ruhaniyetine muhabbet yoluyla teveccüh eder, teveccüh esnasında öyle bir istiğrak (trans)…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ân

Ân , zamanın bölünemeyecek kadar kısa parçası; içinde bulunulan vakit demektir. Tasavvuf dilinde sâlikin geçmiş ve gelecek kaygısından sıyrılarak Hakk’ın huzurunu idrak ettiği vakti, Hak ile zuhur hâlini ve aşkın şimdiki zamanını ifade eder…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Veleh

Şaşkınlık, hayret ve kendinden geçme. Tasavvuf dilinde vecdin çok kuvvetlenmesiyle sâlikin olağan idrak düzenini bir süre kaybetmesi anlamında kullanılır. Kalıcı bir akıl kaybı değil, yoğun mânevî tesirin doğurduğu geçici hayret hâlidir.

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zıddeyn

İki zıt. Belli bir durumda biri varken diğerinin var olması mümkün olmayan (Hx gor). 2. Allah'ın celal ve cemal sıfatları. Gazap-rıza, ceza-af, kahr-lutf, zahir-bâtın vs. Harraz'ın şu sözü ünlüdür: “Allah'ı iki zıddı bağdaştırarak tanıdım”…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ziya

Nur, ışık. tas. a Eşyayı, Hakk'ın gözüyle ayniyle Hak olarak görmek. b Mâsivâyı Hakk'ın gözüyle görmek. Hak bizatihi nur olduğundan ne idrak edilebilir, ne idraka vasıta olur. İsimleri itibariyle ise hem idrak edilir, hem idrak vasıtası olu…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zi’l-akl

وا لعقل) 3) r. Akıllı, akıl sahibi, 2. tas, Halkı zahir, Hakk'ı bâtın olarak gö- Tüp halkın Hakk'ın aynası olduğunu idrak eden, Aynadaki suretler aynaya perde olduğu gibi mukayyet varlık da mutlak varlığa perdedir (kı; cr). Bkz. Zü'layn, Zü…

↗