Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-7055- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 343
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>I. Susam, susam tanesi. 2. tas. Dil ve kelimeyle anlatılması mümkün olmayacak kadar ince marifet. İnsanın semeresi olan marifet, yalnızca işaretle idrak olunur. Allah'ın Âdem'i yarattığı balçıktan geriye susam (zerre) kadar bir miktar artmıştı; buna hakikat arzı, semseme arzı adı verilir. Bkz. Dakika.</p><aside class="term-source-note"><strong>Kaynak işaretleri</strong><p>Basılı sözlükte bu açıklama için İFM; CT; SM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.</p></aside><blockquote>Sen— Senlik Tasavvufta sen ve senlik, ben ve benlik anlamında kullanılır. Sevgide<br>kemal sen'in ve ben'in ortadan kalkmasıdır. Ene-ente, ente-ene:<br>Sen bensin, ben de senim. Bkz. Enâniyet.</blockquote><blockquote>Ben'i sana vereyim sensiz beni nideyim<br>Ben senin hazretine bensiz varayım canım<br>Eşrefzade<br>Al gider benden benliği doldur içime senliği<br>Gel sen beni bunda öldür anda varıp ölmeyeyim<br>Ahd-i sâlik denilmeden henüz elest buyrulmadan<br>Ol ben idim ben ol idi, bes bu nicesi kesile<br>Yünus</blockquote>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6713- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 343
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>I. Susam, susam tanesi. 2. tas. Dil ve kelimeyle anlatılması mümkün olmayacak kadar ince marifet. İnsanın semeresi olan marifet, yalnızca işaretle idrak olunur. Allah'ın Âdem'i yarattığı balçıktan geriye susam (zerre) kadar bir miktar artmıştı; buna hakikat arzı, semseme arzı adı verilir. Bkz. Dakika.</p><aside class="term-source-note"><strong>Kaynak işaretleri</strong><p>Basılı sözlükte bu açıklama için İFM; CT; SM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.</p></aside><blockquote>Sen— Senlik Tasavvufta sen ve senlik, ben ve benlik anlamında kullanılır. Sevgide<br>kemal sen'in ve ben'in ortadan kalkmasıdır. Ene-ente, ente-ene:<br>Sen bensin, ben de senim. Bkz. Enâniyet.</blockquote><blockquote>Ben'i sana vereyim sensiz beni nideyim<br>Ben senin hazretine bensiz varayım canım<br>Eşrefzade<br>Al gider benden benliği doldur içime senliği<br>Gel sen beni bunda öldür anda varıp ölmeyeyim<br>Ahd-i sâlik denilmeden henüz elest buyrulmadan<br>Ol ben idim ben ol idi, bes bu nicesi kesile<br>Yünus</blockquote>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-12855- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Arapça, susam, susam tanesi demektir. Dil ile anlatılamayacak kadar ince ma’rifete “şemseme” denir.SEN–</p>
سمسمه
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
I. Susam, susam tanesi. 2. tas. Dil ve kelimeyle anlatılması mümkün olmayacak kadar ince marifet. İnsanın semeresi olan marifet, yalnızca işaretle idrak olunur. Allah'ın Âdem'i yarattığı balçıktan geriye susam (zerre) kadar bir miktar artmıştı; buna hakikat arzı, semseme arzı adı verilir. Bkz. Dakika.
Kaynak işaretleriBasılı sözlükte bu açıklama için İFM; CT; SM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.
Sen— Senlik Tasavvufta sen ve senlik, ben ve benlik anlamında kullanılır. Sevgide
kemal sen'in ve ben'in ortadan kalkmasıdır. Ene-ente, ente-ene:
Sen bensin, ben de senim. Bkz. Enâniyet.
Ben'i sana vereyim sensiz beni nideyim
Ben senin hazretine bensiz varayım canım
Eşrefzade
Al gider benden benliği doldur içime senliği
Gel sen beni bunda öldür anda varıp ölmeyeyim
Ahd-i sâlik denilmeden henüz elest buyrulmadan
Ol ben idim ben ol idi, bes bu nicesi kesile
Yünus
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, susam, susam tanesi demektir. Dil ile anlatılamayacak kadar ince ma’rifete “şemseme” denir.SEN–