سمسمه
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
I. Susam, susam tanesi. 2. tas. Dil ve kelimeyle anlatılması mümkün olmayacak kadar ince marifet. İnsanın semeresi olan marifet, yalnızca işaretle idrak olunur. Allah'ın Âdem'i yarattığı balçıktan geriye susam (zerre) kadar bir miktar artmıştı; buna hakikat arzı, semseme arzı adı verilir. Bkz. Dakika.
Sen— Senlik Tasavvufta sen ve senlik, ben ve benlik anlamında kullanılır. Sevgide
kemal sen'in ve ben'in ortadan kalkmasıdır. Ene-ente, ente-ene:
Sen bensin, ben de senim. Bkz. Enâniyet.
Ben'i sana vereyim sensiz beni nideyim
Ben senin hazretine bensiz varayım canım
Eşrefzade
Al gider benden benliği doldur içime senliği
Gel sen beni bunda öldür anda varıp ölmeyeyim
Ahd-i sâlik denilmeden henüz elest buyrulmadan
Ol ben idim ben ol idi, bes bu nicesi kesile
Yünus