Ara
Menü
ذ

Murakabe

مرا قبه

Köken ve kullanım

i. ar.

مرا قبه

Kaynaklardaki ortak açıklama

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ · Kur’an Kaynaklı Tasavvuf Kavramları · Mahmud Esad Erkaya

1, Denetleme, gözetleme; dikkati belli bir noktaya toplama. 2. tas. a Kulun, ‘Hak, bütün hal ve hareketlerime vakaftir’ şeklinde bir şuur ve idrak içinde olması (cr). b Kalbi, ona zarar veren şeylerden korumak, ‘Allah her an beni görüyor, kalbime bakıyor, anlayışı içinde olmak. c Feyz beklemek. Cüneyd “Sâlik, içinde fare bulunan deliği bekleyen kendinin dikkatiyle feyz beklemelidir,” demiştir. Sürekli murakabe, Nakşbendiyenin esaslarındandır. Mevlevilerde diz üstü oturarak ve gözleri yumarak kalbe yönelmek, içe dönmek, buradan mâsivâyı çıkarmaya çalışmak, şeyhin yüzünü göz önüne getirip ondan feyz beklemek (rabıta); Melami-Hamzevilerde buna gönül beklemek denir.

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

Sözlük anlamı, “Derin düşünceye dalma.” olan bu söz, Tasavvuf inancında, sûfînin dış dünyadan iç dünyasma dönmesi, nefsi ve kalbi üzerinde yoğunlaşması, sonra da kendini bütünüyle Allah’a vererek derin düşüncelere dalması, O’ndan başka her şeyi unutması, bunun neticesinde de m Allah’ın gözetimi ve koruması m altmda olduğunun bilincine varması anlamında kullanılan terim.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

1. Kontrol etmek, inceleyip vaziyeti anlamak.

Ölmek üzere olanı üç şeyde murâkabe edin: Alnı terlediği, gözleri yaşardığı ve dudakları kuruduğu vakit. Bu kendisine inen Allahü teâlânın bir rahmetidir. Boğazı sıkılmış gibi horlarlar, yüzü kızarır, dudakları kurur ve yağlanırsa, bu da Allahü teâlâdan kendisine inen bir azâbtır. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddîn)

2.Kulun, bütün hâllerinde Allahü teâlânın kendini gördüğünü bilmesi ve O'nu unutmaması.

Murâkabenin başlangıcı, Allahü teâlânın insanlara olan yakınlığını kalbin bilmesidir. (Hâris-i Muhâsibî)

İbn-i Mübârek hazretleri adamın birisine "Allah'ı murâkabe et!" dedi. Adam bu nasıl olur deyince; İbn-i Mübârek; "Dâimâ Allah'ı görür gibi ol!" buyurdu. (İmâm-ı Gazâlî)

3.Nefsi kontrol etmek, ondan gâfil olmamaktır.

Nefsin her an gözetilmesi, kontrol edilmesi lâzımdır. Ondan gâfil olursan, nefs, şehvet ve tembelliği istemekle eski hâline döner. Murâkabenin esâsı, her yaptığımızı, her düşündüğümüzü Allahü teâlânın bildiğini unutmamamızdır. İnsanlar birbirinin dışını görür. Allahü teâlâ ise, hem dışını, hem içini görür. Bunu bilen kimsenin işleri ve düşünceleri edebli olur. (İmâm-ı Gazâlî)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça gözetlemek, korumak, kontrol etmek demektir. Allah’ı kalp ile düşünmek.Allah’ın, her zaman, her yerde hâzır ve nazır olup kendini görüp, işittiğini bilinç olarak yaşamak. Tasavvuf okullarında murakabe, bir ders olup, gece yarısı dizüstü oturularak, vücudun hiçbir uzvunu kımıldatmadan, gözleri yummak suretiyle yapılır. Sadece Allah düşünülür, 15 dakikadan 3 saate kadar bu durumda devam edilir. Bu durumda, dervişe manevî âlemden çeşitli feyzler gelir. Bir kanaate göre, murakabenin hakikati, Allah’ı görür gibi ibadet etmektir. Avammın murakabesi, Allah’tan korkmak (havf) iken, havassınki Allah’tan ümit etmektir (reca). ibn Atâ’ya en faziletli taâtın ne olduğu sorulunca, “her zaman Hakk’a murakabeye devam etmektir” karşılığını vermiştir. Yine murakabenin alametinin, Allah’ın tercih ettiğini tercih etmek, O’nun yücelttiğini yüceltmek, küçülttüğünü küçültmek olduğu, kaydedilir. Gizli ve açıkta Allah için ihlaslı olmak da, havassın murakabesi sayılmıştır.

Sözlüğe dön