Ara
Menü
ذ

Ziya

ضياء

Köken ve kullanım

i. ar.

ضياء

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

  1. Nur, ışık.
  2. tas. a Eşyayı, Hakk'ın gözüyle ayniyle Hak olarak görmek. b Mâsivâyı Hakk'ın gözüyle görmek. Hak bizatihi nur olduğundan ne idrak edilebilir, ne idraka vasıta olur. İsimleri itibariyle ise hem idrak edilir, hem idrak vasıtası olur. Hak (Ziya), idrak aracı olarak kalbe tecelli edince, nurlanan basiret (kalp gözü), mâsivâyı onun nuruyla görür; zira isim (esmai) nurlar, maddeyle ilgileri dolayısıyla karanlıkla karışık olur. Bu karanlık sebebiyle onun göz kamaştıran niteliği gizli kalınca, mâsivâ onunla idrak edilir. Tıpkı hafif bulutta güneşin görülmesi gibi (cr).

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça ışık demektir. Hak, zatı itibariyle, idrak edilmeyen, kendiyle idrak olunmayan bir nurdur. Allah, isimleri bakımından, idrak olunan bir nurdur. Kendisiyle idrak olunan tarzda, kalpte yerleştiği zaman, nurlanmış basiret bu nur ile Allah’dan gayrisini müşahade eder. Işığıyla, yani ışığında müşahede eder, çünkü esmaya ait nurlar, akıl ile anlaşılabilmesi açısından karanlık (siyahlık) ile karışık haldedir. İşte bununla, onun parıltısı örtülü kalır. Allah’ın nuru, bulut ardındaki güneş ışığı gibi, gücünü kaybetmiş olarak zuhur eder.

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça ışık demektir. Kaşanî, bu terimi şöyle açıklar: Eşyayı, Hakk’ın ayn’ı ile Hakk’ın belirmesi olarak görmek.

Sözlüğe dön