Köken ve kullanım
s. ar.
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Sarhoş, sermest.
- tas. Sekran, aşkın, âşığın bütün varlığına hâkim olması, iliklerine işlemesi. Bkz. Sekr. Mest-i harap Sarhoşluğa gark olmuş, aşk denizine batmış (115). Sanman bizi kim şire-i engur ile mestiz Biz ehl-i harabattaniz mest-i elestiz Rühi Şöyle mestem tâ kıyamet dahi huşyâr olmazam Çün beni vahdet meyinden eyledi ol yâr mest Nesimi Öyle sermestem ki idrak etmezem dünya nedir Ben kimim saki olan kimdir, mey u sahba nedir Fuzüli
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Türkçede “mes” de denilen ve ev içinde giyilen bir ayakkabı türü. bk. mesh (D
Dinî Terimler Sözlüğü
Abdest alırken ayağın yıkanması farz olan yerini yâni topuklarla birlikte ayakları örten deriden yapılmış su geçirmez ayakkabı.
Hazret-i Ebû Bekr ve hazret-i Ömer'i sevip üstün tutmak, hazret-i Osman ve Ali'yi sevmek ve mest üzerine mesh etmek; Ehl-i sünnet (Peygamber efendimiz ve arkadaşlarının yolunda olanların) alâmetlerindendir. (Muhammed Rebhâmî)
Mestin, bir saat yol yürüyünce, ayaktan çıkmayacak şekilde sağlam ve ayağa uygun olması lâzımdır. Ağaçtan, camdan, mâdenden mest olmaz. (İbn-i Âbidîn)
Mestli kimsenin, abdesti bozulunca, bu abdestsizlik, abdest uzuvlarına yayılırken ayaklara değil, mestlere yayılır. Mestlerin hadesten (mânevî kirlilikten) temizlenmesi de mesh etmekle olur. (Halebî)
Hanefî mezhebinde ayağın üç parmağı sığacak kadar yırtığı bulunan bir mest üzerine mesh etmek câiz değildir. (İbn-i Âbidîn)