ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
70 sonuç · toplam 70 · “server” · 1/3
01server
nur Başkan, başbuğ, reis, ulu kişi. ine
Server-i kâinât
“Kâinatın önderi” anlamında Hz. Muhammed için kullanılan saygı ve övgü unvanı. Na‘t, mevlid ve tasavvufî şiir dilinde yaygındır.
Server-i enbiyâ
“Peygamberlerin önderi” anlamında Hz. Muhammed için kullanılan unvan. İslâmî edebiyatta onun son peygamber ve örnek rehber oluşunu ifade eder.
Server-İ âlem
Âlemin efendisi, en üstünü Muhammed aleyhisselâm. Server-i âlem (sallallahü aleyhi ve sellem) bizim bilmediğimiz bir hayat ile şimdi hayattadır. Cesed-i şerîfi (mübârek bedeni) aslâ çürümez. Kabrinde bir melek durup ümmetinin okudukları sal…
Câbîzâde Halil Fâiz Efendi
Câbîzâde Halil Fâiz Efendi (1085/1674-75–1134/1722), İstanbul’da yetişen; tefsir, fıkıh usulü, hesap, cebir ve astronomi alanlarında eser veren, Türkçe ve Farsça şiirleriyle de tanınan Osmanlı âlimidir.
Celâleddîn es-Süyûtî
Celâleddîn es-Süyûtî (1445-1505), tefsir, hadis, Şâfiî fıkhı, Kur’an ilimleri, Arap dili, tarih ve tasavvuf sahalarında yüzlerce eser veren; Kahire’nin geç Memlük dönemi ilim hayatını şekillendiren büyük muhaddis ve müelliftir.
Hanbelîzâde Mehmed el-Halebî
Hanbelîzâde Mehmed el-Halebî (ö. 972/1564-65), Halep'te tefsir, hadis, fıkıh, kelâm, edebiyat, matematik ve geometri okutan; yaklaşık altmış eser ve risale kaleme alan âlimdir.
Hüseyin Azmî Dede
Hüseyin Azmî Dede (1815 – 1892); XIX. yüzyıl Mevlevî şeyhi ve müellif. Dokuz yaşında başladığı meşihat vazifesini ömrünün sonuna kadar sürdürmüş ; kelâm, fıkıh, tasavvuf ve dinler tarihi sahalarında eser vermiştir. Sâz u Terâneye Dâir risâl…
İbnü’n-Nakīb el-Halebî (Garsüddin Halil)
İbnü’n-Nakīb el-Halebî, Garsüddin Halil b. Şihâbeddin Ahmed (1494-1563), Memlük ve Osmanlı ilim çevrelerinde yetişen; uygulamalı matematik, astronomi, mîkāt ve tıp alanlarında eser veren Halepli âlimdir.
İmam-ı Arabzâde Ahmed bin Mahmud
İmam-ı Arabzâde Ahmed bin Mahmud (ö. 977/1569-70), Bursa medreselerinde yetişmiş; fıkıh, belâgat, felsefe, tarih ve mesnevi sahalarında eser veren Osmanlı âlimidir.
Koca Nişancı Celâlzâde Mustafa Beg
Koca Nişancı Celâlzâde Mustafa Beg (ö. Rebîülâhir 975/Eylül-Ekim 1567), Kanûnî devrinin divan yazısı ve kanun bilgisini temsil eden; tarih, ahlâk, siyer tercümesi ve şiir alanlarında eser veren devlet adamıdır.
Lâmiî Çelebi
Lâmiî Çelebi (878/1473 – 938/1532), Bursa'dan hiç ayrılmadan otuza yakın eser veren Nakşî şeyhi ve mütercim; Câmî'den yaptığı çevirilerle Câmî-i Rûm diye anılmış, divan edebiyatına Türkçede örneği bulunmayan mesnevileri kazandırmıştır.
Mehmed Selîm Efendi
Mehmed Selîm Efendi (1661-1726), nişancılık, Galata ve Üsküdar kadılığı ile fetva eminliğinde bulunan; üç dilde eser veren Osmanlı âlim ve şairidir.
Molla Ahmed-i Kazvînî
Molla Ahmed-i Kazvînî (892/1487–966/1558-59), Kazvin'den İstanbul'a gelen; mantık, ferâiz ve kelâm alanlarında eser veren âlimdir.
Nev‘î Yahyâ Efendi
Nev‘î Yahyâ Efendi (940-1007/1533-1599), Malkara'da doğmuş; medrese hocalığı ve III. Murad'ın şehzadelerine muallimlik yapmış, kelâm, tefsir, mantık, tasavvuf ve edebiyat alanlarında çok sayıda eser vermiş Osmanlı âlim ve şairidir.
Nûrüddîn Ali b. Muhammed İbn Gānim el-Makdisî
Nûrüddîn Ali b. Muhammed İbn Gānim el-Makdisî (1514–1596), Kahire’de yetişen büyük Hanefî fakihlerinden; kıraat, tecvid, hadis, tefsir, kelâm ve Arap dili alanlarında eser veren müderristir. Son yıllarında Kerîmüddin el-Halvetî vasıtasıyla…
Sürûrî Mustafa Çelebi
Sürûrî Mustafa Çelebi (ö. 969/1562), Gelibolu doğumlu; Emir Buhârî çevresinde tasavvuf terbiyesi alan, Mesnevî okutan ve Arapça, Farsça, Türkçe yaklaşık otuz eser veren âlimdir.
Şeyh Mustafa Hâşim Efendi (Hâşim Baba)
Hâşim Baba (ö. 1783), babası Yûsuf Nizâmeddin'in ardından Üsküdar Bandırmalı Tekkesi postuna geçen; Celvetî, Bektaşî ve melâmet neşvelerinin kesişiminde eser veren sûfî ve şairdir.
Şem' u Pervâne ve Gül ü Bülbül mesnevileri
Muîdî Mehmed Çelebi · Kalkandelenli Muîdî'ye nispet edilen 1350 beyitlik Türkçe Şem' u Pervâne'nin iki nüshası bilinmekte; aynı ad Gül ü Bülbül türünde eser veren şairler arasında da anılmaktadır.
Üç dilde şair ve nâsir
Es‘adzâde Seyyid Abdürrahim Fâiz Efendi · Arapça, Farsça ve Türkçe eser verebiliyordu.
Çarpmak
Bir ermişin veya yatırın gazabına uğramak. Velilere, ermişlere, yatırlara veya kutsal şeylere hakaret eden kişilerin ermişlerin ve yatırların maneviyatı ve ruhaniyeti tarafından cezalandırılması. 2. Bâtın kılıcı, tahta kılıç. Bkz. Çarpmak.…
Semail
Huylar, ahlak, vasıflar; şekiller. tas. a Hz. Peygamber'in tasviri, ruhi ve fiziki portresi; bunu konu alan eser ve risaleler b Bazen mevcut olan bazen mevcut olmayan ve sükün halini bozmayan hafif cezbe. ء Cemal sıfatların celal sıfatlarla…
Uzûbet
(عزوبة) Bekarhk. tas. İlk zahit ve süfilerin bazılarında görülen evlenmeme âdeti. “Bu ümmetin rahibi” unvanıyla tanınan Âmir b. Abdullah, Bişr Hafi gibi zahit ve süfiler bekâr yaşamayı tercih etmişlerdi. Ibrahim Edhem, Davud Tai ve Râbiatu'…
ahidnâme
Hükümdarlarm veya sultanlann bazı devlet, cemaat veya şahıslara özel hak ve imkân tanımak amacıyla düzenlenmiş olan belge, muahede-nâme, musâlaha-nâme. İslâm devletleri içinde ilk ahid-nâme, Hz. Muhammed tarafından H. 9. yıldan sonra verilm…