HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Kimlik tashihi: Garsüddin Halil b. Şihâbeddin Ahmed
Bu kaydın doğru sahibi matematikçi, astronom ve tabip Garsüddin Halil b. Şihâbeddin Ahmed el-Halebî'dir. Çağdaşı Halepli tarihçi Radıyyüddin İbnü'l-Hanbelî tam adını bu biçimde verir ve “İbnü'n-Nakīb” diye tanındığını bildirir. Klasik ve modern kataloglarda Halîl b. Ahmed, Garsüddin b. İbrâhim veya Ahmed b. İbrâhim gibi farklı zincirler görülür; canlı kayıttaki “Garseddin Ahmed Şihâbeddin” bunların yanlış birleşmesiydi.
İbnü'n-Nakīb lakabı ve ailesi
Babası Şihâbeddin Ahmed, Halep'teki tekke ve hankah hizmetlerini yürüten nakībü'l-fukarâ idi. Bu görev sebebiyle oğlu İbnü'n-Nakīb lakabıyla tanındı. Dedesi Cemâleddin Yûsuf b. Abdurrahman hem Halep kadılığı hem meşyehatü'ş-şüyûh görevini yürüttü. Ailenin tekke idaresiyle ilişkisi Garsüddin'in belirli bir tarikata intisabını kendiliğinden kanıtlamaz.
Halep'te doğumu ve temel eğitimi
Ailesi aslen Humuslu olan Garsüddin 10 Muharrem 900'de, 11 Ekim 1494'te Halep'te doğdu. İlk öğrenimini burada tamamladı; dil, edebiyat, matematik, astronomi, mantık ve felsefenin temel metinlerini okudu. Arapça'yı Bedreddin İbnü's-Süyûfî'den öğrendi.
Dımaşk ve Kahire tahsili
Yaklaşık on beş-yirmi yaşları arasında ileri öğrenim için önce Dımaşk'a, ardından Kahire'ye gitti. Muhammed el-Habbâl'den mîkāt, geometri, ferâiz, hesap, mûsiki ve tıp; Ali es-Sirmînî'den ferâiz ve hesap; Ahmed b. Abdülgaffâr'dan hikemî ve riyâzî ilimler; Muhyiddin İbn Saîd'den kelâm ve mantık; Şemseddin el-Hüneydî'den astronomi, Zekeriyyâ el-Ensârî'den dinî ilimler okudu.
Kansu Gavri sarayında hocalık
Kahire'deki ilmî yetkinliği son Memlük sultanı Kansu Gavri'nin dikkatini çekti ve sultanın oğluna hoca tayin edildi. Bu görev, genç yaşta özellikle matematik, astronomi ve tıptaki şöhretini gösterir. Öğrencisi olan şehzadenin adı kaynakta açık biçimde sabitlenmediğinden ayrı kişi bağı kurulmamıştır.
Memlüklerin yıkılışı ve serbest bırakılması
1517'de Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi sonunda Memlük Devleti ortadan kalkınca Garsüddin, ders verdiği şehzadeyle birlikte esir alındı. Kısa süre sonra ikisi de Yavuz tarafından serbest bırakıldı. Bu safha “İstanbul'a esir götürülme” şeklinde basitleştirilmemelidir; serbest bırakılmasının ardından önce Suriye'de öğretime devam etti.
Halep ve Emeviyye Camii dersleri
926-928/1519-1521 arasında Halep Ulucamii ile Dımaşk Emeviyye Camii'nde yaklaşık iki yıl ders verdi. Cami dersleri matematik, astronomi ve dinî ilimleri geniş bir öğrenci çevresine ulaştırdı. Ardından padişahın davetiyle İstanbul'a geçti.
İstanbul'da bağımsız hekim ve âlim
İstanbul'da resmî vazife kabul etmeksizin tabiplik yaptı ve ilim meclislerinde ders verdi. Devlet maaşı istemediği yolundaki biyografik kayıt, hekimlik ve özel öğretimle geçinmeyi tercih ettiğini gösterir. Bu tavır ilmî kurumların dışında kaldığı anlamına gelmez; saray ve üst düzey çevrelere hususi hekimlik yaptığı anlaşılır.
1547-1557 Dımaşk ve Kahire dönemi
954/1547'de Dımaşk'a döndü, ardından Kahire'ye geçti ve iki şehirde yaklaşık on yıl kaldı. Bu ikinci Arap coğrafyası dönemi, erken tahsil seyahatinden ayrıdır. 965/1557'de yeniden İstanbul'a döndü ve hayatının son altı yılını burada geçirdi.
Oğlu ve son yılları
İstanbul'a dönüşünde iyi bir hekim olan oğlu Garsüddinzâde Mehmed Muhyiddin'in etkisi bulunduğu düşünülür. Oğlu daha sonra II. Selim ve III. Murad dönemlerinde hekimbaşı oldu. Baba-oğul aynı kişi değildir; eski ad zincirlerindeki Ahmed, Halil ve Mehmed karışıklığı bu ayrım korunarak çözülmelidir.
Vefatı ve İstanbul'daki kabri
Garsüddin Halil 971/1563'te İstanbul'da vefat etti. Kaynak kendisinin ve oğlunun İstanbul'da medfun olduğunu söyler, fakat kesin mezarlık ve kabir noktası vermez. Bu nedenle haritada İstanbul ölüm/defin şehri düzeyinde gösterilir; sahte mezar koordinatı üretilmez.
Matematik anlayışı ve Tezkiretü'l-küttâb
Matematikte Mısır hesap geleneğini ve İbnü'l-Hâim'i izledi; hesabı ferâiz, hukuk, muhasebe, ticaret ve kâtiplik ihtiyaçlarına uyguladı. En önemli eseri Tezkiretü'l-küttâb fî ilmi'l-hisâb, tam ve kesirli sayılar, kök alma, oran ve kazanç problemlerini ele alan bir kâtip-muhasip el kitabıdır. Revan 2013/10, Zeytinoğlu 305/9 ve Burdur 648/3'te nüshaları vardır.
Derviş Mehmed'in Türkçe şerhi
İstanbul'daki talebesi Derviş Mehmed b. Lutfî, Tezkiretü'l-küttâbı 1574'te Sokullu Mehmed Paşa için Türkçe şerhetti. Terceme-i Risâle-i Şeyh Garseddîn fî usûli'l-hisâb adıyla bilinen şerhin Köprülü Fâzıl Ahmed Paşa 936 başta olmak üzere çeşitli nüshaları günümüze ulaşmıştır. Bu, Garsüddin'in matematik öğretiminin Osmanlı Türkçesi literatürüne doğrudan aktarımını gösterir.
Aritmetik ve cebir risâleleri
Makāle fi'd-darb ve'l-kısme ve't-teczîr altmışlık sistemde çarpma, bölme ve kök alma işlemlerini cetvellerle açıklar. Risâle fî ilmi'l-kâ‘b küp-küpkök, diziler, cisim ölçümü ve üçüncü derece denklemleri ele alır. Eserler teorik hesabı muhasiplerin pratik problemleriyle birleştirir.
Astronomi ve Merâga okulu
Garsüddin astronomide Merâga okulunun Batlamyus eleştirilerini sürdürdü. Tenbîhü'n-nukkād eksantrik küreler ve astronomik modellerdeki fizik problemlerini tartışır; el-İkdü'l-yemânî Tûsî'nin Zîc-i İlhanî adlı eserini şerheder. İbnü'ş-Şâtır'ın gezegen modellerini şerheden ilk astronomlardan sayılır.
Mîkāt, kıble ve astronomi araçları
Rub‘u'l-müceyyeb, rub‘u'l-mukantarât, usturlap, kıble yönü ve namaz vakitlerinin hesabı üzerine çok sayıda uygulamalı risâle yazdı. 20 Cemâziyelâhir 967/18 Mart 1560 tarihli kıble ve vakit risâlesi, teorik astronomiyi ibadet zamanları ve yön tayinine bağlayan çalışmalarının güvenli tarihli örneğidir.
Tıp ve diğer ilimler
Meşhur bir tabip olmasına rağmen günümüze ulaşan müstakil tıp eseri bilinmez. Dil, ferâiz, kelâm ve tefsir alanlarında da çalıştı; Ebüssuûd Efendi'nin Mîmiyye kasidesini şerhetti. Kaynaklarda ona yanlışlıkla nispet edilen Uddetü'l-hâsib, çağdaşı İbnü'l-Hanbelî'nin eseridir ve katalogdan çıkarılmalıdır.
İlim tarihindeki yeri
İbnü'n-Nakīb el-Halebî, Memlük Kahiresi ile Osmanlı İstanbul'u arasında bilimsel sürekliliği temsil eder. Halep, Dımaşk, Kahire ve İstanbul'da tıp, hesap ve astronomiyi öğretti; uygulamalı matematiği muhasebe ve ferâizle, astronomiyi kıble ve vakit tayiniyle buluşturdu. Onu yalnız “çok yönlü hekim” diye özetlemek, yazma eserlerle izlenen matematik ve astronomi üretimini görünmez kılar.