Ara
Menü

Lâmiî Çelebi

Lâmiî Çelebi (878/1473 – 938/1532), Bursa'dan hiç ayrılmadan otuza yakın eser veren Nakşî şeyhi ve mütercim; Câmî'den yaptığı çevirilerle Câmî-i Rûm diye anılmış, divan edebiyatına Türkçede örneği bulunmayan mesnevileri kazandırmıştır.

Doğum
1473
Vefat
1532
Unvan
Câmî-i Rûm diye anılan Nakşibendî müellif, şair ve mütercim

Ailesi

878 (1473) yılında Bursa'da doğdu. Asıl adı Mahmud'dur. Babası II. Bayezid'in hazine defterdarı Osman Çelebi, dedesi ise Yeşiltürbe'nin nakışlarını yapan Nakkaş Ali b. İlyâs Ali'dir.

Tahsili ve intisabı

Gençliğinde Bursa Murâdiye Medresesi'nin hocaları Molla Ahaveyn ile Hasanzâde Molla Mehmed'den ders aldı. Daha sonra Nakşî şeyhlerinden Emîr Buhârî'ye intisap etti ve Bursa'nın zengin tasavvuf ve kültür ortamında tasavvuf ile edebiyatı buluşturan bir şeyh olarak yaşadı.

Otuz yedi yaşında başlayan telif

Eser vermeye otuz yedi yaşında başladı ve ömrünün geri kalanını yoğun bir telif ve tercüme faaliyetiyle geçirdi. İstanbul'a hiç gitmediği hâlde eserleriyle İstanbul edebiyat ve tasavvuf muhitlerinde tanındı.

Yavuz Sultan Selim'e takdim ettiği Hüsn ü Dil sayesinde 35 akçe yevmiye ile maaşa bağlanınca, yalnız ilim, tasavvuf ve telifle uğraşarak herhangi bir resmî görev almadı.

Vefatı

“Lâmiî'nin Hak ede rûhunu şâd” mısraının gösterdiği 938 yılında vefat etti. Mezar taşındaki “el-merhûm Şeyh Lâmiî b. Osman” ibaresinden, öldüğünde bir tekkede şeyh olduğu anlaşılmaktadır. Mezarı, dedesi Nakkaş Ali'nin yaptırdığı Bursa Orta Pazar Camii hazîresindedir.

Hüma Hatun adlı bir hanımla evliydi; Ahmed, Mehmed ve Abdullah adlı üç oğlu ile Safiye adlı bir kızı olduğu, Mehmed Çelebi'nin “Lem'î” mahlasıyla şiirler yazdığı bilinmektedir.

Câmî-i Rûm

Emîr Buhârî'nin mânevî kişiliğine paralel olarak Nakşibendîliğe bağlılığı, genç yaşta başlattığı şiir ve inşa çalışmalarında onu yine bir Nakşî olan Molla Abdurrahman-ı Câmî'ye yönlendirdi ve sonradan Câmî'nin önemli eserlerini Türkçe'ye çevirmesini sağladı.

Bu tercüme yoğunluğu sebebiyle bazı kaynaklar (Âşık Çelebi, Latîfî) kendisini “Câmî-i Rûm” diye anmış; bazısı ise bu lakabı abartılı bularak şairlik yönünden Abdurrahman-ı Câmî ile kıyas edilemeyeceğini söylemiştir (Gelibolulu Âlî).

Tercümeden adaptasyona

Çok iyi bildiği Arapça ve Farsça sayesinde İslâm coğrafyasının edebiyat ve tasavvuf birikimini iyi değerlendirdi; bilhassa Molla Câmî'nin Farsça eserlerini çevirirken nazım ve nesirdeki başarısının en üst seviyesine çıktı.

Medresede öğrendiği ilimler, tasavvuf çevrelerinde kazandığı irfan ve araştırmacılığı sayesinde yaptığı tercümeler monoton çeviriden ziyade günün şartlarına göre şekillenen adaptasyon çalışmaları biçiminde yazıya dökülmüştür.

Mizacı

İnzivâyı seven ağır başlı bir kişiliğe sahip olmasına rağmen tok sözlü ve hazırcevaptı; fikirlerinde ısrarcıydı, hatta zaman zaman hezliyyâta meyyaldi. Letâifnâme'de bazı müstehcen hikâye ve hicivlere yer vermesi bu yönünün ürünüdür.

Divan edebiyatındaki yeri

Divan edebiyatının en çok eser veren temsilcilerinden biridir: nazım, nesir ve nazım-nesir karışık olarak telif ve tercüme ettiği kitapların sayısı otuzu bulur.

Katkısı yalnız sayıda değildir: divan edebiyatı, o güne kadar Türkçede örneği bulunmayan bazı Şark mesnevilerini Lâmiî'nin kaleminden tanımış ve onun tercümeleri sayesinde yeni konular edinmiştir. Sanat gösterme endişesine fazla kapılmayan Lâmiî, oluşturduğu nazım ve nesir diliyle başta tasavvuf muhitleri olmak üzere ilmiye ve sanat ortamında haklı ve kalıcı bir şöhret kazanmıştır.

Eserlerini kendisi sayıyor

Şerefü'l-insân'ın başında, eserlerinden gece ve gündüzün saatlerine tekabül eden yirmi dördünün ismini sayar. Bu sayı, Şerefü'l-insân ve sonrasında yazdıklarıyla artmıştır.

Günümüze ulaşmayan eserleri de vardır: Risâle-i Tasavvuf, Risâle-i Arûz ve Risâle-i Usûl mine'l-fünûn. Kendisi ve eserleri üzerine yerli ve yabancı üniversitelerde yirmi kadar tez hazırlanmıştır.

COĞRAFÎ HAFIZA9 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi9 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 5 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

İstanbul'a hiç gitmeden tanınmak

Bursa'dan ayrılmadan başkentin edebiyat muhitine girmesi.

Metni gösterMetni daralt

Otuz yedi yaşında eser vermeye başladı ve ömrünü telif ve tercümeyle geçirdi. İstanbul'a hiç gitmediği hâlde eserleriyle İstanbul edebiyat ve tasavvuf muhitlerinde tanındı.

Çerçeve. Bir taşra şehrinden merkeze yayılan bu şöhret, XVI. yüzyıl Bursa'sının hâlâ ne kadar canlı bir kültür merkezi olduğunun da göstergesidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Lâmiî Çelebi”, c. 27, s. 96-97.
BİYOGRAFİK KAYIT

Otuz beş akçelik hürriyet

Hüsn ü Dil sayesinde maaşa bağlanıp memuriyet almaması.

Metni gösterMetni daralt

Yavuz Sultan Selim'e takdim ettiği Hüsn ü Dil sayesinde 35 akçe yevmiye ile maaşa bağlandı; bunun üzerine herhangi bir resmî görev almadan yalnız ilim, tasavvuf ve telifle uğraştı.

Çerçeve. Otuza yakın eserin arkasındaki en somut şart budur: kadılık, müderrislik veya kâtiplik yükü olmayan bir ömür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Lâmiî Çelebi”, c. 27, s. 96-97.
BİYOGRAFİK KAYIT

Abartılı bulunan lakap

“Câmî-i Rûm” denmesi ve buna itiraz.

Metni gösterMetni daralt

Câmî'den yaptığı tercümelerin yoğunluğu sebebiyle Âşık Çelebi ve Latîfî gibi kaynaklar onu “Câmî-i Rûm” (Anadolu'nun Câmî'si) diye andı.

Buna karşılık Gelibolulu Âlî bu lakabı abartılı bularak şairlik yönünden Abdurrahman-ı Câmî ile kıyas edilemeyeceğini söylemiştir.

Çerçeve. Kaynak her iki değerlendirmeyi de kaydeder. Lâmiî'nin asıl gücü zaten özgün şairlikte değil, tercümeyi adaptasyona çeviren kalemindedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Âşık Çelebi, vr. 108b; Latîfî, s. 290; Künhü'l-Ahbâr'ın Tezkire Kısmı, s. 266-267.
BİYOGRAFİK KAYIT

Nakkaş dedenin camisi

Yeşiltürbe'nin nakkaşının torununun aynı aileden bir camide yatması.

Metni gösterMetni daralt

Dedesi, Yeşiltürbe'nin nakışlarını yapan Nakkaş Ali b. İlyâs Ali'dir. Lâmiî'nin mezarı da dedesinin yaptırdığı Bursa Orta Pazar Camii hazîresindedir.

Çerçeve. Bir tarafta hazine defterdarı bir baba, öbür tarafta Bursa'nın en görkemli yapısını nakışlayan bir dede — Lâmiî'nin sanatla ve şehirle bağı ailesinden gelir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Lâmiî Çelebi”, c. 27, s. 96-97.
BİYOGRAFİK KAYIT

Hezle meyilli bir şeyh

Ağır başlılıkla hazırcevaplığın bir arada olması.

Metni gösterMetni daralt

İnzivâyı seven ağır başlı bir kişiliğe sahip bulunmasına rağmen tok sözlü ve hazırcevap olduğu, fikirlerinde ısrarcı, hatta zaman zaman hezliyyâta meyyal bulunduğu bilinmektedir.

Çerçeve. Bunun eserlerindeki karşılığı Letâifnâme'dir: içinde bazı müstehcen hikâye ve hicivlerin de yer aldığı beş bölümlük bir kitap. Aynı kalem Nefehât tercümesinde 629 velînin hayatını yazmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Lâmiî Çelebi”, c. 27, s. 96-97.

Eserleri ve metinleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Tercüme-i Nefehâtü'l-üns

629 velînin hayatı; Anadolu evliyasını da içermesiyle ayrı bir değer taşır.

Metni gösterMetni daralt

Câmî'nin Nefehâtü'l-üns min hazarâti'l-kuds adlı evliya tezkiresinin genişletilmiş tercümesidir; Fütûhü'l-mücâhidîn adıyla da bilinir ve 629 velînin hayat hikâyesini içerir.

Eserin önemli bir yönü, Anadolu'da yetişen evliyayı da ihtiva etmesidir — bu yönüyle Türkçe tasavvuf tarihinin temel kaynaklarından biri olmuştur. İki eski harfli baskısı 1854 ve 1872'de yapılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Lâmiî Çelebi, Fütûhü'l-mücâhidîn li-tervîhi kulûbi'l-müşâhidîn (1521); baskılar İstanbul 1270, 1289.
TARİHÎ KAYIT

Şerefü'l-insân

İhvân-ı Safâ risâlelerinden çeviri: insan ile hayvanların münazarası.

Metni gösterMetni daralt

Resâilü İhvâni's-Safâ adlı Arapça felsefe ansiklopedisinin yirmi birinci kısmının çevirisidir ve insanlarla hayvanlar arasında bir münazarayı konu alır.

Pek çok kütüphanede 100'e yakın nüshası mevcuttur — eserlerinin en çok çoğaltılanlarındandır. Lâmiî, bu eserin başında kendi kitaplarından yirmi dördünün adını sayar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Lâmiî Çelebi, Şerefü'l-insân (1527); Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 1508 vd..
TARİHÎ KAYIT

Dîvân-ı Eş'âr

Beş defterlik divan; Şehrengîz ve Hayretnâme de içindedir.

Metni gösterMetni daralt

Şehrengîz-i Bursa ve Hayretnâme'sini de içine alan divanı, bazı tasavvufî terimlerin açıklandığı bir dîbâce ile beş defterden oluşur.

Divandan seçme şiirler ayrıca yayımlanmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum, nr. 380.
TARİHÎ KAYIT

Çeviri mesnevileri

Vâmık u Azrâ, Vîs ü Râmîn, Heft Peyker, Ferhâdnâme.

Metni gösterMetni daralt

Unsurî'den Vâmık u Azrâ, Fahreddin Es'ad-ı Gürgânî'den Vîs ü Râmîn, Nizâmî'den Heft Peyker, Ali Şîr Nevâî'den uyarlanan Ferhâdnâme.

Heft Peyker'i tamamlayamadan vefat etmiş, eseri damadı Rûşenîzâde tamamlamıştır. Vâmık u Azrâ'nın sonuna Kanûnî için “Gül-i Sadberk” adlı bir kaside eklemiştir; bazı nüshalarda 100, bazılarında 102 beyit olan bu kaside kimi kataloglarda ayrı bir eser gibi kayıtlıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Vâmık u Azrâ (nşr. J. von Hammer, Viyana 1833; Gönül Ayan, Ankara 1998); Gûy u Çevgân (Stuttgart 1994).
TARİHÎ KAYIT

Letâifnâme ve Maktel-i Hüseyin

Bir uçta müstehcen latifeler, öbür uçta Kerbelâ.

Metni gösterMetni daralt

Letâifnâme, içinde bazı müstehcen hikâye ve hicivlerin de yer aldığı beş bölümlük bir eserdir; Latîfeler adıyla yayımlanmıştır.

Maktel-i Hüseyin ise Kerbelâ Vak'ası'nı anlatır ve minyatürlü bir nüshası Türk-İslâm Eserleri Müzesi'ndedir. İki eserin aynı kalemden çıkması, kaynağın “ağır başlı fakat hezliyyâta meyyal” tarifini doğrular.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Letâifnâme (Latîfeler, haz. Yaşar Çalışkan, İstanbul 1978); Maktel-i Hüseyin, Türk-İslâm Eserleri Müzesi, nr. 1958.
TARİHÎ KAYIT

Diğer tercüme ve şerhleri

Şevâhidü'n-nübüvve, Gülistân dîbâcesi şerhi, Üveys el-Karanî menâkıbı.

Metni gösterMetni daralt

Câmî'nin siyer türündeki Şevâhidü'n-nübüvve'sinin genişletilmiş tercümesi; Sa'dî'nin Gülistân'ının dîbâcesine 1505'te yazdığı şerh; Menâkıb-ı Üveys el-Karanî; tasavvufî-ahlâkî menkıbelerden bahseden İbretnâme; Mîr Hüseyin Şîrâzî'nin esmâ-i hüsnâ muammalarının şerhi olan Hall-i Muammâ; ve Münşeât-ı Mekâtib.

Ayrıca 177 beyitlik Farsça-Türkçe manzum bir lugatçesi (Tuhfe-i Lâmiî) vardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Tercüme-i Şevâhidü'n-nübüvve (İstanbul 1876; Latin harfli nşr. Muzaffer Ozak, 1958).

Kavram dünyası

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Tercümeden adaptasyona

Metni günün şartlarına göre yeniden kurmak.

Metni gösterMetni daralt

Medresede öğrendiği ilimler, tasavvuf çevrelerinde kazandığı irfan ve araştırmacılığı sayesinde yaptığı tercümeler monoton çeviriden ziyade, günün şartlarına göre şekillenen adaptasyon çalışmaları biçiminde yazıya dökülmüştür.

Bunun en açık örneği Nefehâtü'l-üns tercümesidir: “genişletilmiş tercüme” olarak nitelenir ve Anadolu'da yetişen evliyayı da ihtiva eder — Câmî'nin metninde bulunmayan bir bölüm.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Lâmiî Çelebi”, c. 27, s. 96-97.
TARİHÎ KAYIT

Şehrengîz

Bir şehri ve güzellerini anlatan tür.

Metni gösterMetni daralt

Şehrengîz, bir şehrin güzelliklerini ve sakinlerini anlatan divan edebiyatı türüdür.

Lâmiî'nin Şehrengîz-i Bursa'sı Kanûnî Sultan Süleyman'ın Bursa'yı ziyareti münasebetiyle yazılmıştır ve divanının içinde yer alır. 1839'da Viyana'da A. Pfizmaier tarafından Die Verherrlichung der Stadt Bursa adıyla neşredilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Lâmiî Çelebi, Şehrengîz-i Bursa (nşr. Mustafa İsen – Hamit Bilen Burmaoğlu, MÜTAD, sy. 3 [1988]).
TARİHÎ KAYIT

Alegorik mesnevi

Hüsn ü Dil, Şem' u Pervâne, Gûy u Çevgân çizgisi.

Metni gösterMetni daralt

Türkçeye kazandırdığı eserlerin önemli bir kısmı tasavvufî-alegorik mesnevilerdir: Fettâhî'den Hüsn ü Dil, Ehlî-i Şîrâzî'den Şem' u Pervâne, Ârifî-i Herevî'den Gûy u Çevgân, Câmî'den Selâmân ü Ebsâl.

Bu türde kavramlar (güzellik-gönül, mum-pervane, top-çevgân) kişileştirilerek sülûkün merhaleleri anlatılır. Divan edebiyatı, Türkçede o güne kadar örneği bulunmayan bu mesnevileri Lâmiî'nin kaleminden tanımıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Lâmiî Çelebi”, c. 27, s. 96-97.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Bursa · TürkiyeOrta Pazar Camii hazîresiDedesi Nakkaş Ali'nin yaptırdığı cami; 938'de (1532) vefat edince buraya defnedildi. Mezar taşındaki “el-merhûm Şeyh Lâmiî b. Osman” ibaresi, öldüğünde bir tekkede şeyh olduğunu gösterir. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.Bursa · TürkiyeBursa1473'te doğduğu, ömrü boyunca yaşadığı ve otuza yakın eserini yazdığı şehir; İstanbul'a hiç gitmemiştir. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.Bursa · TürkiyeMurâdiye MedresesiGençliğinde Molla Ahaveyn ile Hasanzâde Molla Mehmed'den ders aldığı medrese. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.Bursa · TürkiyeYeşiltürbeDedesi Nakkaş Ali b. İlyâs Ali'nin nakışlarını yaptığı yapı; ailenin sanatla bağının simgesi. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.İstanbul · TürkiyeEmîr Buhârî Tekkesiİntisap ettiği Nakşî şeyhi Emîr Buhârî'nin merkezi; Lâmiî'nin Câmî'ye ve Nakşibendîliğe yönelmesi bu bağdan doğdu. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.Herat · AfganistanHeratEserlerini Türkçeye çevirdiği Abdurrahman-ı Câmî'nin ve Gûy u Çevgân müellifi Ârifî-i Herevî'nin şehri. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.Şîraz · İranŞîrazDîbâcesini şerhettiği Gülistân 'ın müellifi Sa'dî'nin ve Şem' u Pervâne 'nin müellifi Ehlî-i Şîrâzî'nin şehri. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.İstanbul · TürkiyeİstanbulHiç gitmediği hâlde eserleriyle tanındığı başkent; Hüsn ü Dil 'i Yavuz Sultan Selim'e buradan takdim etmiştir. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Lâmiî Çelebi”, c. 27, s. 96-97
  2. [2]Âşık Çelebi, vr. 108b; Latîfî, s. 290; Künhü'l-Ahbâr'ın Tezkire Kısmı, s. 266-267
  3. [3]Lâmiî Çelebi, Şehrengîz-i Bursa (nşr. Mustafa İsen – Hamit Bilen Burmaoğlu, MÜTAD, sy. 3 [1988])
  4. [4]Lâmiî Çelebi, Fütûhü'l-mücâhidîn li-tervîhi kulûbi'l-müşâhidîn (1521); baskılar İstanbul 1270, 1289
  5. [5]Lâmiî Çelebi, Şerefü'l-insân (1527); Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 1508 vd.
  6. [6]Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum, nr. 380
  7. [7]Vâmık u Azrâ (nşr. J. von Hammer, Viyana 1833; Gönül Ayan, Ankara 1998); Gûy u Çevgân (Stuttgart 1994)
  8. [8]Letâifnâme (Latîfeler, haz. Yaşar Çalışkan, İstanbul 1978); Maktel-i Hüseyin, Türk-İslâm Eserleri Müzesi, nr. 1958
  9. [9]Tercüme-i Şevâhidü'n-nübüvve (İstanbul 1876; Latin harfli nşr. Muzaffer Ozak, 1958)
  10. [10]İSAM Ulema Veritabanı
  11. [11]Kişi kartı kaynak paketi — Lâmiî Çelebi
Ortak kaynak kataloğunu aç →