HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
İlmiye ailesi
Şam müftüsü Muîdzâde Mehmed b. Abdülaziz'in oğludur. Ahîzâde Mehmed Efendi'den mülâzemet aldı ve ilmiye basamaklarında kırk akçeli medrese payesine ulaştı.
Bursa ve vefatı
Bursa Hançeriyye Medresesi'nden ayrılmış durumdayken 994/1586'da vefat etti.
Muîdî mahlası
Şiirlerinde “Muîdî” mahlasını kullandı. Kaynak şu beyti iki mısra halinde aktarır:
Görinen kūh-ı belâdur güzelüm baş degül
Reh-i iklîm-i fenâdur kararan kaş degül
Aynı ailedeki Ahmed Çelebi ve diğer adaşlarla birleştirilmemiştir.
Muîdî mahlasıyla anılan eserler ve nispet meselesi
Klasik edebiyat kaynaklarında Muîdî mahlasıyla üç eser anılır. Bunların ilki, divan şiirinde kullanılan teşbihlere dair Miftâhu't-teşbîh'tir; Şerefeddin Râmî'nin Enîsü'l-uşşâk'ı örnek alınarak yirmi bir bab ve bir hâtime halinde düzenlenen risâle, Berdahî ve Sürûrî'nin kitaplarından sonra Osmanlı sahasında Türkçe yazılan üçüncü belâgat kitabı sayılır ve tek nüshası bilinir. İkincisi, düzenleniş ve işleniş yönünden Lâmiî Çelebi'nin eserini andıran 1350 beyitlik Türkçe Şem' u Pervâne, üçüncüsü ise Gül ü Bülbül türünde verilmiş bir mesnevidir.
Ancak bu eserlerin sahibi meselesi çözülmüş değildir. Kaynak, şuarâ tezkirelerinde XVI. asırda yaşamış iki ayrı Muîdî bulunduğunu açıkça kaydetmekte, Miftâhu't-teşbîh üzerinde yapılan çalışmanın eseri Kalkandelenli Muîdî'ye verdiğini bildirmektedir. Gül ü Bülbül ve Şem' u Pervâne kayıtlarında da nisbe Kalkandelenli, ölüm yılı 994 (1585-86) olarak geçer. Bu ölüm yılı örtüşmekle birlikte Muîdzâde nisbesi ve müderrislik ciheti kaynaklarda karşılanmadığından, eserlerin nispeti ihtiyatla karşılanmalıdır.