HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Elbistan ve Maraşlı aile çevresi
Receb 922/Ağustos 1516'da Elbistan yakınındaki Ashab-ı Kehf köyünde doğdu. Babası Abdülaziz, Maraş'tan İstanbul'a gelerek Seyyidî Efendi'nin yanında yetişmiş ve daha sonra Elbistan çevresinde müderrislik yapmıştı. Anne tarafından Bektût ilmiye ailesine mensuptur; bu aile nispeti Bektaşî tarikatı anlamına gelmez.
Tahsil ve medrese görevleri
Mi‘marzâde, Sinan Efendi ve Hoca Hayreddin'in yanında yetişti. Edirne İbrahim Paşa, Cami-i Atik ve Kepenekçi medreselerinden sonra Bursa Manastır ve Edirne Dârülhadis payelerine ulaştı.
Şam ve Kudüs
ahir">Rebîülâhir 980/Ağustos-Eylül 1572'de Şam müftüsü oldu. Receb 983/Ekim-Kasım 1575'te Kudüs kadılığı kendisine verildi; ancak göreve başlamadan vefat etti. Ölüm haberi Zilhicce 983/Mart-Nisan 1576'da ulaştı.
Eserleri
Beyzâvî Tefsiri ile Keşşâf arasında mukayeseli bir çalışma hazırladı; Hidâye ve Miftâh üzerine ta‘likler ve çeşitli risaleler yazdı. Şam mahkemesinde saklandığı bildirilen fetvaları, hukukî muhakemesinin güçlü örnekleri olarak anılır.
Şiir ve aile ayrımı
Bursa'dan ayrılırken söylediği Arapça beyitlerde şehrin halkını, ilim çevresini ve ahlâkını övdü. Muîdî mahlaslı oğlu Mehmed Çelebi ayrı bir şahıstır.
Edirne'den Şam'a uzanan görev basamakları
Kaynak, kariyerini akçe dereceleriyle birlikte basamak basamak verir. O diyarın ulemâsından tahsil ettikten sonra Rûm ulemâsından Mimarzâde Efendi ile Sinân Efendi'nin hizmetlerinde bulunmuş, ardından muallim-i sultânî Hayreddin Efendi'nin kapısına bağlanarak mülâzemet almıştır.
İlk olarak yirmi beş akçe ile Edirne'de İbrahim Paşa Medresesi'ne, sonra otuz akçe ile Câmi-i Atîk Medresesi'ne, sonra kırk akçe ile Kepenekçi Medresesi'ne müderris oldu. Safer 971'de Pîrî Reis'in yerine Bursa'da Manastır Medresesi verildi; Cemâziyelevvel 974'te Gürz Seyyidîzâde'nin yerine Dârülhadîs-i Edirne pâyesi ihsan olundu. Birkaç yıl sonra vazifesi altmış akçeye (sittîn) yükseldi. Rebîülâhir 980'de Akyazılı Sinân Çelebi'nin yerine Şam fetvâsına terfi etti.
Kaynak onu "edîb ü fâzıl, aklî ve naklî ilimlerde kâmil, şiir ve inşâda yegâne, ifadeleri belîğ, insaflı, muhakkik ve müdekkik; fetvaları sağlam, cevapları herkesçe kabul edilen" bir âlim olarak niteler.