Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

24 sonuç · “metâ

01
Şahsiyet

Abdülfettah Çelebi

Abdülfettah Çelebi (ö. 977/1569), Şeyh Nasreddin’in oğlu ve Ebüssuûd Efendi’nin yeğenidir. Amcasından mülâzemet almış; Hacı Hasan ve Pîrî Paşa medreselerinde ders vererek hâric derecesine yükselmiştir.

02
Şahsiyet

Abdülkerîm el-Cîlî

Abdülkerîm el-Cîlî (1365/66-1428), Yemen’de Şerefüddin el-Cebertî’nin terbiyesinde yetişen; Kādirî aidiyetini İbnü’l-Arabî’nin metafizik mirasıyla buluşturan ve insan-ı kâmil öğretisini kapsamlı bir sistem halinde açıklayan âlim, şair ve mutasavvıftır.

03
Şahsiyet

Abdülkerîmzâde Abdullah Efendi

Abdülkerîmzâde Abdullah Efendi (ö. 1595), Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alan; Rüstem Paşa, Sahn, Şehzade ve Atik Valide medreselerinde ders verdikten sonra Galata kadılığı yapan Osmanlı âlimidir.

04
Şahsiyet

Acem Seyyid Ömer Efendi

Acem Seyyid Ömer Efendi (ö. 4 Rebîülevvel 1138/1725), Mirza Mustafa Efendi'den mülâzemet alan; Hayreddin Paşa Medresesi'nin ilk müderrisliğinden Sahn-ı Semân ve altmışlı medreselere yükselen Osmanlı âlimidir.

05
Şahsiyet

Ahıskalı Hüseyin Efendi

Ahıskalı Hüseyin Efendi (ö. 13 Receb 1135/19 Nisan 1723), Feyzullah Efendi’den mülâzemet aldıktan sonra İstanbul medreselerinde ders veren ve 1719-1720’de Lefkoşa kadılığı yapan Osmanlı âlimidir.

06
Şahsiyet

Akhisarlı Şeyhzâde Mustafa Efendi

Akhisarlı Şeyhzâde Mustafa Efendi (ö. 6 Zilkade 1137/17 Temmuz 1725), Feyzullah Efendi’den mülâzemet aldıktan sonra Siroz, Belgrad, Lefkoşa, Kütahya, Erzurum, Kayseri ve Eyüp kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.

07
Şahsiyet

Alâeddin Ali el-Manavî

Alâeddin Ali el-Manavî (ö. 974/1566-67), Kemalpaşazâde’den mülâzemet alan; İnegöl, İstanbul, Trabzon ve Manisa medreselerinden Bağdat kadılığına yükselen Osmanlı âlimidir.

08
Şahsiyet

Ali el-Arabî Efendi

Ali el-Arabî Efendi (ö. 1008/1599-1600), Antakya’dan İstanbul’a gelerek Bostan Efendi’den mülâzemet alan; Saraybosna ve Hezargrad’da müftülük, İstanbul’da fetva mukabelesi ve Babadağ’da müderrislik yapan Hanefî fakih ve Osmanlı âlimidir.

09
Şahsiyet

Ali-i Dânî Efendi

Ali-i Dânî Efendi (ö. 978/1570), Muhyiddin el-Fenârî’den mülâzemet alan; Manastır ve Filibe medreselerinden Halep’te tedris ve fetva hizmetine yükselen Osmanlı âlimidir.

10
Şahsiyet

Amasyalı Karabaş Abdurrahman Efendi

Amasyalı Karabaş Abdurrahman Efendi (ö. 1040/1630-31), Hoca Sâdeddin Efendi’den mülâzemet aldıktan sonra Mekke Süleymaniye Medresesi’nde ders veren; vaazları, Abbâsî kıyafeti ve şehir ileri gelenleri arasındaki yeriyle tanınan Osmanlı âlimidir.

11
Şahsiyet

Arab İbrâhim b. Kāsım el-Halebî

Arab İbrâhim b. Kāsım el-Halebî (ö. 983/1575), Halep’te yetişip Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alan; Kalenderhâne ve Sahn medreselerinde ders veren, ardından İzmir kadılığı yapan Osmanlı âlimidir.

12
Şahsiyet

Atâzâde Ahmed Efendi

Atâzâde Ahmed Efendi (ö. 13 Rebîülâhir 1136/Ocak 1724), Atâullah Efendi’nin oğlu; 1686’da mülâzemet alıp Kadızâde, Ayasofya, İbrâhim Paşa, Kürkçübaşı, Sahn-ı Semân ve Pîrî Paşa medreselerinde ders veren Osmanlı âlimidir.

13
Sözlük

imetân

“İki kelime” anlamında olan bu söz bazı kelime ve terkiplerle yeni terimler oluşturur.

14
Sözlük

metâ

Q tu) [Ar.] (ç. b. emti'a) Dünyada insanm elde edip yararlanması için kullanılan her türlü maddî değer ya da ihtiyaç maddeleri. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de otuz beş ayette geçmektedir (bk. M. F. Abdülbâkî, el- Mu'cem, “met'a” maddesi.) fık. Giyim kuşam, mefruşat, süs eşyası gibi insanlarm sosyal ve günlük ihtiyaçlarını doğrudan karşılayan mallar için kullanılan fıkıh terimi.

15
Sözlük

metâvile

WjL) [Ar.] Lübnan’da yerleşik hayatta, özellikle de büyük şehirlerin varoşlarmda bulunan ve İmâmî İsnâaşerî Şiileri için o bölgede kullanılan ad.

16
Sözlük

metâf

“Tavaf edilen yer.” anlamında ve “mescidü’lharâm” (bk. bu madde) içerisinde bu ibadet için ayrılan yere verilen ad ve bu yer için kullanılan terim

17
Sözlük

Metânet

Sağlamlık, dayanıklı olma. Türklerde önce, itâat (söz dinlenme, emre uyma) duygusunu kırmak ve mânevî râbıtalarını (bağlarını) parçalamak, dînî metânetlerini zayıflatmak îcâb eder. Bunun da en kısa yolu, an'anât-ı milliyye (millî geleneklerine) ve mâneviyyelerine (mânevî değerlerine) uymayan hâricî (dış) fikirler (düşünceler) ve hareketlere alıştırmaktır. (Patrik Gregoryus) Kadınların hayâsı, erkeklerden daha çok sabırlı ve metânetli olmalarını sağlar. Onların birçok ağır işlere atılmalarını da önler. (M. Sabri Efendi)

18
Eser

MÜRŞİDLİK RÜTBESİ VE MÜRŞİDLERİN HİZMETİ

Avârifü’l-Maârif · 10. bölüm · Rasûlullah (sav) Efendimiz bir hadislerinde buyurmuştur ki: “Muhammed’in nefsini elinde bulunduran Allah’a yemin olsun; eğer isterseniz bu hususta yemin de edebilirim. Hiç şüphesiz

19
Eser

Sayfalar 29–35

Muzaffer Ozak Külliyatı · rulan cennet ve cemale ererler ve bu yüce mükâfata bir ân önce kavuşabilmek için de tabutlarının içinde cemaatlerine (KADDIMUNI... KADDIMÜNI...) diye seslenirler. Kâfirler, münafık

20
Eser

Sayfalar 44–51

Muzaffer Ozak Külliyatı · at eden kimse, Allahu azim-üş-şânın ve Resûl-ü zişânın sevdiklerini sevmekle mükelleftir. Allah ve Resûlünü seven, kıyamet gününe inanan kişi âhir zaman peygamberinin bütün yakınla

21
Eser

Sayfalar 289–299

Muzaffer Ozak Külliyatı · Kevkeben dürriyen şemsen mudiyyen kameren nuriyyen nurâniyyen beşiren neziren sirâcen müniren sallallahu aleyhi ve alâ âlihi ve evlâdihi ve ashabihi ve ezvâcihi ve etba'ihi ve hule

22
Eser

Sayfalar 344–349

Muzaffer Ozak Külliyatı · neti» lâkabını almışlardı. Diğer imamlar da âbid, zâhid ve âşık kişilerdi. Hepsinin faziletini yazmak için denizler mürekkep, ağaçlar kalem, bütün melekler kâtip olsalar yine bu ze

23
Eser

Sayfalar 438–444

Muzaffer Ozak Külliyatı · Ey âşık-ı sadık!.. Allahu zül-celâl vel-kemal hazretleri, bazı melekleri öyle kuvvetli yaratmıştır ki, onların bu kuvvetlerini dille tavsif ve kalemle tarif edebilmek imkân haricin

24
Eser

Sayfalar 437–443

Muzaffer Ozak Külliyatı · kir, köleler ve kadınlardı. İyman edenler çoğaldıkça inadçı kâfirlerin de zulmü, eziyet ve cefası çoğalıyordu. O muhterem nebiyyi zişanı, nerede görseler elleri ve dilleri ile inci