Zînetü’l-Kulûb · kaynak sayfaları 289–299
Kevkeben dürriyen şemsen mudiyyen kameren nuriyyen nurâniyyen beşiren neziren sirâcen müniren sallallahu aleyhi ve alâ âlihi ve evlâdihi ve ashabihi ve ezvâcihi ve etba'ihi ve hulefa'ih-ir-râşidiyn-el-mürşidiyn-el mehdiyyiyne min bâ'dihi hususen aleş-şeyh-iş-şefik katiliz-zındıyk ve fil-gar-ir-refik el-mülakkabi bil-atik el-imamı alet-tahkik Emir-ül-mü'miniyn Ebi-Bel:rn-is-Sıddıyk radıyallahu anh.
Sümmes-selâmü min-el melik-il-vehhâb ilâ emir-il evvâb zeyn-il ashâb mücâvir-il mescid-i vel-mihrâb en-nâtıkı bis-savâb el-mezkûri fil-kitâb Emir-ül-mü'miniyn Ömer ebni Hattâb radıyallahu anh.
Sümmes'selâmü min-el melik-il Mennân ilel emir-ilemân habib-ir-Rahman Câmi-il-Kur'an sâhib-il hayâ'i veliyman eş-şehidi fiy hâli tilâvet-il-Kur'an Emir-il-Mü'miniyn Osman ebni Affân radıyallahu anh.
Sümmes-selâmü min-el melik-il veliyyi ilâ emir-il vasiyyi ibn-i ammin-Nebiyyi kali-il-bâb-il Hayber'i zevci Fatime't iz Zehriy vâris-il-ulûm-in-Nebevi Emir-il-mü' miniyn Aliyyir-radıyyis-sahiyyil-vefiyyi radıyallahu anh.
Sümmes-selâmü alel imâmeyn-il hümâmeyn-is sa'ideyn-iş-şehideyn-il mazlümeyn
el-makbuleyn-iş şemseyn-il kamereyn-il bedreyn-il hasibeyn-il nesibeyni bil-kadâ'i râdıyeyni ve alel-belâ'is-sâbireyn Emirey-il-mü'miniyn Ebi Muhammedil-Hasen-i ve Ebi Abdillah-il-Hüseyn radıyallahu teâlâ anhüma Ve âlâ ammeyh-il-kerimeyn-iş şecâ'ayn-il muazzemeyn-il muhteremeyni El-Hamzâ'te vel-Abbas ve alâ cemi'il-muhaciriyne vel-ensâr vet-tabiiyn-el ahyâri vel-ebrâr rıdvanullahi teâlâ aleyhim ve aleynâ ema'iyne ve sellem tesliymen ve azzama tâ'zimen ebeden dâ'imen hamden kesiyren kesiyren ilâ yevm-il haşri vel-karar.
Allahümme zeyyin zevâhirenâ bi-hidmetike ve bi-vatınenâ bi-mâ'rifetike ve kulûbenâ bi-muhabbetike ve esrârenâ bi-müşahedetike ve ervâhenâ bi-mu'avenetike.
Allahümmec'al fiy kalbiy nûren ve fiy sem'iy nûren ve fiy basariy nûren ve an yeminiy nûren ve an şimâliy nûren ve emâmiy nûren ve halfiy nûren ve fevkiy nûren ve tahtiy nûren vec'alniy nûren yâ nû-ren-nûri bi-rahmetike yâ erham-er-rahimiyn.
Allahümm'estecib du'anâ v'eşfi merdânâ verham metânâ Lâ ilâhe illallahu (3 kerre) Muhammedün Resûlüllahi hakkan ve salli alâ külli Nebiyyin asso sodo se so s s so co se so
ve melekin.
Estagfirullah (3 kerre) min cemii mâ kerihallahu kavlen ve fiilen ve hâtıran ve nâzıran ve etûbü ileyh.
Sübhanallahi (33 kerre)
El-hamdü lillahi (33 kerre)
Allahu ekber kebiyren (33 kerre)
Vel-hamdü lillahi hamden kesiyren fe-sübhanallahi ve bi-hamdihi bükreten ve asilen ve tealallahu meliken cebbâren kahhâren settâren sultânen mâ'buden kadiymen kadiren lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah-il aliyyil aziym.
Vâ'fü annâ yâ kerim vâ'fü annâ yâ rahiym v'agfir lenâ zünubenâ yâ Rahmanü yâ rahiym bi-rahmetike yâ Erham-er-Râhimiyn, EL-FATİHA masase
SEYYID YAHYA ŞİRVANi KUDDISE SIRRAHÜS-SÜBHA- Ni HAZRETLERININ VIRD-i-SETTÂR ŞERHI VE TERCEMESi Rahman ve Rahiym olan Allahu teâlânın ismiyle başlarim:
Allahım! Ey, bütün ayıplarımızı, kusurlarımızı ve noksanlarımızı örten; ey bütün kötülüklerimizi ve günahlarımızı setrederek bizleri zelil ve hacil eylemeyen ulu Allahım! Ey, hükmünde galip ve aziz olan yüce Rabbim! Ey, biz âciz ve günahkâr kullarını, fazl-ü keremiyle yarlıgayıp bağışlayan, ey ululardan ulu ve yücelerden yüce olan, ey bütün yarattıklarını dilediği her şeye zorlayan ve onları salâha ve felâha yönelten, ey kalpleri ve gözleri hak ve hakikate, doğruluk ve fazilete çeviren, ey mutlak bir nizam ve intizam içinde geceleri gündüze ve gündüzleri geceye döndüren Allahım! Bizleri, kabir ve cehennem azabından halâs eyle. Ilâhi! Ayıplarımızı, kusurlarımızı, noksanlarımızı ve günahlarımızı ört, isyanlarımızı yarlıga ve bağışla, kalplerimizi iyman ve islâm ile arındır, kabirlerimizi Kur'an-ı azim-ül-bürhan ile nurlandır, göğülerimizi şerhederek ölü kalplerimizi hakikat ve mâ'rifet sırlarıyla uyandır, günahlarımızı ve kötülüklerimizi sil ve bizleri ilâhi rizana mazhar olmuş sâlih ve sadık kullarınla öldür.
Seni tesbih ve tenzih ederiz ey mâ'bud! Sana, lâyık ve müstehak olduğun gibi hakkıyle kulluk ve ibadet edemedik.
Seni tesbih ve tenzih ederiz ey mâ'ruf! Seni, lâyık ve müs..
tehak olduğun gibi hakkıyle bilmedik, bilemedik.
Seni tesbih ve tenzih ederiz ey mezkûr! Seni, lâyık ve müstehak olduğun gibi hakkıyle zikredemedik.
Seni tesbih ve tenzih ederiz ey meşkûr! Sana, lâyık ve müstehak olduğun gibi hakkıyle şükredemedik.
Allahu teâlâdan fazl-ü keremini dileriz. Allahu teâlâdan rahmet ve şükür niyaz eyleriz. Bizlere bahş ve ihsan buyur-
duğu bütün nimetlere karşılık bütün hamd-ü senâ ve minnetimiz, Allahu teâlâya mahsus ve münhasırdır.
Bizleri, tâ'at ve ibadetine muvaffak kıldığı için de Allahu azim-üş-şâna hamd-ü senâ eyleriz. Bilerek veya bilmeyerek, yanılarak, hata ederek, gafletle unutarak işlediğimiz bütün günahlarımızdan, kötülüklerimizden, kusur ve noksanlıklarımızdan ötürü Allahu teâlâdan bizleri af ve mağfiret buyurmasını tazarrû eyleriz.
Allahım! Bizlere bahş ve ihsan buyurduğun nimetlerine hamdolsun ki, bütün hamd ve senâlarımız ancak senin içindir.
Bu hamd-ü-senâmız, dünyada ve âhirette senin ziyade keremine müsavi olur. Sana, senin bütün hamlerinle ve hamilerinden bilmiş olduklarımızla hamdeyleriz.
Varlıkta, darlıkta, sevinçte ve kederde, her hal-ü kârda bildiğimiz veya bilmediğimiz bütün nimetlerine karşılık olarak Allahu teâlâya şükrederiz.
Ey, bütün kudret ve halleri diledigi gibi degiştiren Allahım! Bizim hallerimizi de en güzel hale çevir.
Bütün korkular için LA İLAHE İLLALLAH Bütün nimetler için EL-HAMDÜ LILLAH Bütün bolluk ve genişlik için EŞ-ŞÜKRÜ LILLÂH Bütün şaşkınlıklar için SÜBHANALLAH Bütün günahlar için ESTAGFİRULLAH Bütün musibetler için iNNÂ LILLAH Bütün darlıklar ve sıkıntılar için HASBIYALLAH Bütün kaza ve kader için TEVEKKELTÜ ALELLAH Bütün tâ'at ve mâ'siyetler için LÂ HAVLE VE LÂ KUV-
VETE İLLA BILLAH Bütün gam ve kederler için MÂŞA'ALLAH hazırladık.
Hiç bir şey, Allahu teâlâya galebe edemez ve üstün gelemez. Allahu azim-üş-şân, her şeye galip ve daima üstündüir.
Her işimizde, Allahu teâlâ bize kâfidir. Allahu teâlâ, dua ile âs tina ire dâvet edenleri işitir ve icabet buyurur. Dünya ve âhirette onun erişemeyeceği hiç bir şey yoktur. Allahu teâlâdan gayri hak mâ but yoktur, illa o vardır, birdir, ortagı ve benzeri yoktur.
Mülk onundur, hamd ona mahsus ve münhasırdır, öldüren ve dirilten odur, zât-1 ahadiyyetine ölüm erişemez ve o daimî ve ebedi hayat ile diridir. Ebedidir, daimidir, her şey ona muhtaçtır ve o bütün ihtiyaçlardan müstağnidir, bâkidir, bütün hayırlar onun kudret elindedir, o her şeye kadirdir, her şeye gücü yeter, dönüşümüz de ancak onadır.
Yâ Rab! Seni ne kadar övmeğe çalışsak ve dünyada ne kadar övgü sözcügü varsa hepsini saysak, yine de senin kendi nefsini senâ ettiğin gibi övmeğe gücümüz yetmez. Sana sığınanlar, daima galip ve kuvvetli olurlar. Senin övgün, bütün övgülerden ulu ve yücedir ve senden gayrı hak mâ'but yoktur.
Göklerde ve yerde, göklerle yer arasında ve nemli toprak altında ne varsa hepsi onundur, onun mülküdür. Sen, sözünü (Zikrullah veya duayı) açıklasan da (Açıklamasan da) o senin bütün gizli sözlerini ve sırlarını, hatta daha gizlilerini (henüz, kalbinden geçmeyenleri bile) bilir. Allahu azim-üş-şân, öyle bir Hak mâ'buddur ki, ondan gayrı ibadete lâyık ve müstehak yoktur, illâ o vardır. Bütün güzel isimler (Esmâ'i Hüsnâ) onundur. Ona, bu güzel isimleriyle dua ediniz. (Allahu zülcelâl vel-kemal hazretlerinin vâ'dinde sadık olduğunu tasdik ederim.)
O Allahu azim-üş-şân, öyle bir Allahtır ki, ondan gayrı ibadete lâyık ve müstehak yoktur.
Dunyada, ayırdetmeksızın butun mahlukatına rahmet edicidir. Ahirette, yalnız mü'min kullarına rahmet edicidir. Bütün kâinat ve mevcudatın mâlikidir. Her türlü noksanlıklardan pâk ve münezzehtir. Her çeşit ârıza ve hâdiselerden sâlimdir. Kendisine inanan ve sıginanlara aman vericidir. Yarattıklarını gözetleyici ve koruyucudur. Mağlup edilmesi mümkün olmayan galiptir. Yarattıklarını dilediği her şeye zorlayıcı, eksiklikleri tamamlayıcıdır. Her şeyde büyüklüğünü göstericidir. Bütün mahlükat ve mevcudatın mutlak yaratıcısıdır. Yarattıklarını, bırbırine uygun ve mulayım bır halde yaratıcıdır. Her şeye bir şekıl ve ozellik vericidir. Mubalâga lle yarlıgayıcıdır. Her şeye, her istedigini yaptıracak surette galip ve hâkimdir. Türlü türlü nimetleri devamlı olarak bağışlayıcıdır. Yarattıklarına rızıklarını vericidir. Her türlü güçlükleri kolaylaştırıcı ve açıcıdır. Her şeyi hakkıyle ve en iyi bilicidir. Dilediği zaman sıkıcı ve daraltıcıdır. Dilediği zaman açıcı ve genişleticidir. Dilediği zaman yukarıdan aşağıya indirici, alçaltıcıdır. Diledigi zaman yukarıya kaldırıcı yükselticidir. Dilediği zaman izzet vericidir. Dilediği zaman zelil edicidir. Her zaman, her şeyi en iyi işiticidir. Her zaman, her şeyi en iyi görücüdür. Daima hükmedici ve hakkı yerine getiricidir. Mahlûkatına karşı çok adalet edicidir. Yarattıklarına lûtuf ve ihsanlarını ulaştırıcıdır. Her şeyin içyüzünü ve gizli yönlerini en iyi bilicidir. Sevdiği kullarına yumuşak davranı-
cıdır. Pek azametli ve çok uludur. Mağfiret edici, yarlıgayıcıdır. Rizasına uygun amelleri ziyadesiyle karşılayıcıdır. Gayet yüce ve yüksektir. Ululardan ulu, büyüklerden çok büyüktür. Her şeyi, belli vaktine kadar bütün âfet ve belâlardan saklayıcıdır. Bütün yarattıklarının azıklarını vericidir. Bütün yarattıklarının ömürleri boyunca işlediklerinin hesabını tafsilât ve teferruatıyle tutucudur. Celâdet ve ululuk sahibidir.
Keremı, lutut ve ınsanları gayet boldur. Butun yarattıklarını devamlı olarak murakabe edicidır. Kendısine sıgınanların isteklerini vericidir. Merhamet ve mağfireti, ihsan ve inayeti geniştir. Bütün emir ve hükümlerinde hikmet sahibidir. İyi kullarını sevici ve onları rizasına eriştiricidir. Şanı çok büyük ve yüksektir. Ölüleri, kabirlerinden çıkararak dirilticidir. Her zaman, her yerde olup bitenlere şehadet edicidir. Varlıgı hiç değişmeden durandır. Sevdiği kullarının işlerine yardım edicidir. Gayet güçlü, sağlam ve metin, iyi kullarına dosttur. Ancak kendisine hamdolunandır. Her şeyin sayılarını hakkıyle bilendir. Her şeyi, benzeri ve örneği clmadan yaratandır. Yaattıklarını, yok ettikten sonra tekrar yaratacak olandır. Hayat verici, dirilticidir. Ölüm verici, öldürücüdür. Daimî ve ebedi diri olandır. Yarattıklarını koruyup kollayandır. İstediğ ni diledigi zaman bulabilendir. Kadri ve şanı yüce, kerem ve semahati çok bol olandır.
Zâtında, sıfatında, ef'alinde ve hükümlerinde ortağı ve benzeri bulunmaksızın bir ve tek olandır. Zât-ı akdesi her türlü ihtiyaçtan münezzeh olup yarattıklarının bütün hâcetlerinin tek merciidir. istediğini, istediği gibi yapmaya gücü yetendir. Kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde de dilediği gibi tasarruf edendir. İstediğini ileri geçirip öne alan ve dilediğini geri koyarak arkaya bırakandır. Evveli olmayan evveldir.
Ahiri olmayan âhirdir. Varlığı ve birliği zâhir ve aşikârdır.
Zâtının hakikati, akıllardan ve duygulardan örtülü olandır.
Bilinen ve bilinmeyen, görünen ve görünmeyen âlemlerde olup bitenleri tek başına sevk ve idare edendir. Yaratılmışlar hakkında aklın mümkün gördügü her şeyden, her hal ve tavırdan yuce olandır. Butun yarattıkları hakkında musait bulunan, iyılık ve bahşışı bol olandır. Kendisine rücü ederek tovbe eden kullarının tovbelerini kabul buyurarak bagışlayandır. Kötülük işleyenleri eşsiz adaletiyle müstehak oldukları cezalara çarptırandır. Kullarını mübalâğa ile affedicidir. Merhamet: ve şefkat sahibidir. Mülkün ezeli ve ebedî mâlikidir. Ululuk, ücelik ve fazl-ü kerem sahibidir. Bütün işlerini denk ve birki-
— 311 -...
rine uygun olarak yerli yerince yapandır. Dilediğini, diledigi zaman, dilediği yere toplayandır. Bi-zâtihi çok zengin ve her şeyden müstagnidir. Diledigine zenginlik verendir. Diledigine engel olandır. Dilediğine zarar eriştirebilendir. Dilediğine hayır ve yarar yaratandır. Bütün âlemleri iyman ve mâ'rifetiyle nurlandırıcıdır. Dilediğine hidayet buyurarak sırat-1 müstakiyme ve felâha ulaştırandır. Örneksiz ve benzersiz akıllara durgunluk veren âlemler icat edendir. Varlığının sonu olmayandır. Dünya ehlinin fenâsından sonra, yerlerin ve göklerin vârisidir. Her türlü işlerinde yarattıklarına yol göstererek irşat edendir. Gayet sabırlı olandır. O Allahu teâlâ ve tekaddes hazretlerine, bütün bu esmâ-i hüsnâsıyle tazarrû ve niyaz eylerim ki, zât-ı ulyası benzeri bulunmaktan kemal derecede mukaddes ve müberrâdır. Sıfat-1 ezeliyyesi de başkalarına benzemekten kemal derecede münezzeh olup zâtında ve sıfatında birdir. Ulûhiyyetine, âlemlerin Rabbi ve mürebbisi olduğuna âyetleri tanıklık etmektedir. Birligine; görünen görünmeyen, bilinen bilinmeyen âlemleri yaratmaktaki ilâhi san'atı delâlet etmektedir. O birdir, birliği azlığından değildir. O; öyle bir mevcuttur ki, vücudu bir sebeple zuhur etmedigi gibi, gayrıden neş'et etmiş de değildir. Yarattıklarına karşı cömertliği ile mâ'ruf, iyilik ve ihsanlarıyle mevsuftur. Öyle bir mâ'ruftur ki, mâruflukta sonu yoktur. Öyle bir mevsuftur ki, mevsuflukta da nihayeti yoktur. Sonsuzluga kadar kaim olandır. Keremi, hilmi, lûtfü ve fazlıyla günahkâr kullarının günahlarını yarlıgayan ve bağışlayandır. O Allahu azim-üş-şân ki, doğmamış ve doğurmamıştır. Hiç bir eşi ve benzeri yoktur. Hiç bir şey onun misli ve dengi değildir, o her şeyi işitir, her şeyi görür. O, ne güzel Mevlâ ve ne güzel yardımcıdır.
Ey Rabbimiz! Bize mağfiret buyur, bizi yarlıga ve bagışla, donuşumuz ancak sanadır. Var ve bir olan Allah Teâlâ bize kâfidir, o ne güzel yardımcıdır. Bizim, günah ve mâ'siyyetlerden kaçınmağa, ibadet ve tâ'ate yönelmeğe gücümüz, kudretimiz yoktur. Kuvvet ve kudret ancak Allahu teâlâdadır.
Allahu azim-üş-şân, eşsiz kudretiyle dilediğini işler, izzet ve celâliyle dilediği gibi hükmeder. Bilmiş olunuz ki, yaratmak ve her işi yerli yerince idare etmek, hayır ve bereketi çok ve her şeyden yüce olan Allahu teâlâya mahsus ve münhasırdır ki, o bütün âlemlerin Rabbi ve mürebbisidir. Şehadet ederiz ki, Allahu teâlâdan gayri hak mâ'bud yoktur, yalnız o vardır, birdir, ortağı ve benzeri yoktur. Yüce Allahımız âdildir, cebbârdır, bütün kâinat, mahlûkat ve mevcudatın sahibi ve mâ-