ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
29 sonuç · “imame”
01İmam Efendi Abdurrahim el-Amasî
İmam Efendi diye tanınan Abdurrahim b. Şeyh Mehmed (ö. 976/1568-69), Amasya'da yetişip Şeyh Abdurrahim-i Merzifonî'nin yanında Zeynî terbiyesi gören şeyhtir.
Bursalı Şeyh Ali en-Nakşibendî
Bursalı Şeyh Ali en-Nakşibendî (ö. 1040/1630-31), Tokuz Mehmed Efendi’den ilim tahsil eden, İstanbul Emir Buhârî Zâviyesi şeyhi Şa‘bân Efendi’den izin ve icazet aldıktan sonra Bursa Hisarı’ndaki Alâeddin Bey Mahallesi’nde zâviye, imamet, vaaz ve irşad hizmeti yürüten Nakşibendî şeyhidir.
Genç Ali Efendi
Genç Ali Efendi (ö. Şâban 1122/Eylül-Ekim 1710), göçebe Türkmen bir aile çevresinden ilim tahsiline geçen; Edirne Selimiye Camii’nde ders, Muradiye’de imamet ve Gazi Mihal Bey Camii’nde hitabet hizmeti yürüten Osmanlı âlimidir.
Hâfız Kāsım Yağcıoğlu (Kāsım Baba)
Hâfız Kāsım Yağcıoğlu (Mart 1934–9 Mart 2025), Alucra ve Boyluca’dan Samsun, Trakya ve İstanbul’a uzanan hayatında hıfz, imamet, Kur’an tedrisi, talebe hizmeti ve sohbeti birleştiren; Haydar Baba’dan gelen Halvetî-Şâbânî irşad hattının son dönem postnişinlerindendir.
Nûh b. Mehmed el-Amasî
Nûh b. Mehmed el-Amasî (ö. Receb 977/Aralık 1569-Ocak 1570), İmam Efendi Abdurrahim'in kardeşi ve Abdurrahim-i Merzifonî'nin mürididir.
Sâlih İmam Efendi
Sâlih İmam Efendi (ö. Rebîülevvel 1037/Kasım-Aralık 1627), İstanbul’da yaklaşık otuz yıl Fâtih Camii’nde ders veren, zühd ve öğretim hayatıyla tanınmış imam ve âlimdir.
imame
1. bk. sarık 2 Tespih veya çubuk gibi şeylerin başma geçirilen uzunca kısım veya başlık.
ta'bîmâme
İslâm edebiyatında rüya tabirlerine dayah eserlerin genel adı ve bu ad için kullanılan terim.
imâmet
İslâm dün yasında, Hz. Peygamber’in vefa tından sonra devletin dinî ve si yasî liderliği üstlenme işi veya durumu.
imâmet-i suğrâ
İmamlık, cemaate na maz kıldırma görevi
imâmet-i uzmâ
imâmet-i kübrâ imâmeyn a.ç. [Ar.imâm sözünün tensiye (müennes) biçi mi.] İki imam anlamma gelen bu terim, Ebû Hanîfe’nin iki öğren cisi olan Ebû Yûsuf’ üe Mu hammed b. Haşan eş-Şeybân için kullanılmıştır. § tam. İmâmeyn-i
Alucra
Giresun · Türkiye · Giresun'un Alucra ilçesinde, yedi çocuklu bir ailenin altıncı evlâdı olarak dünyaya gelmiştir. İlişkili kişi dosyası Hâfız Kāsım Yağcıoğlu (Kāsım Baba) : Hâfız Kāsım Yağcıoğlu (Mart 1934–9 Mart 2025), Alucra ve Boyluca’dan Samsun, Trakya ve İstanbul’a uzanan hayatında hıfz, imamet, Kur’an tedrisi, talebe hizmeti ve sohbeti birleştiren; Haydar Baba’dan gelen Halvetî-Şâbânî irşad hattının son dönem postnişinlerindendir.
Seyyid Mahmud Çağırgân-ı Velî Türbesi
Giresun · Türkiye · Alucra'nın eski adı Zun olan Boyluca köyündedir. Kāsım Baba kabrin yerini tespit ettirip türbeyi inşa ettirmiş ve burada türbedarlık yapmıştır; kendi ifadesiyle bu yıllar onun “irfan okulu”dur. İlişkili kişi dosyası Hâfız Kāsım Yağcıoğlu (Kāsım Baba) : Hâfız Kāsım Yağcıoğlu (Mart 1934–9 Mart 2025), Alucra ve Boyluca’dan Samsun, Trakya ve İstanbul’a uzanan hayatında hıfz, imamet, Kur’an tedrisi, talebe hizmeti ve sohbeti birleştiren; Haydar Baba’dan gelen Halvetî-Şâbânî irşad hattının son dönem postnişinlerindendir.
Karaköy Arap Camii Kur'an Kursu
İstanbul · Türkiye · Köye gelen bir Diyanet müfettişinin, maaşsız bir köy imamının köyü imar edişine duyduğu hayranlık üzerine buraya tayini yapılmış; uzun yıllar bu kursta hizmet ederek pek çok hâfız yetiştirmiştir. İlişkili kişi dosyası Hâfız Kāsım Yağcıoğlu (Kāsım Baba) : Hâfız Kāsım Yağcıoğlu (Mart 1934–9 Mart 2025), Alucra ve Boyluca’dan Samsun, Trakya ve İstanbul’a uzanan hayatında hıfz, imamet, Kur’an tedrisi, talebe hizmeti ve sohbeti birleştiren; Haydar Baba’dan gelen Halvetî-Şâbânî irşad hattının son dönem postnişinlerindendir.
Alamut Kalesi
Kazvin · İran · 1090'dan 1256'ya Hasan Sabbâh'ın 1090'da kaleyi ele geçirmesinden sonra Alamut, Nizârî İsmâilî devlet ve dâvet ağının başlıca merkezi oldu. “Kartalın öğretisi” biçimindeki yaygın ad açıklaması ortaçağ kaynaklarında geçer; kelimenin kesin etimolojisi tartışmalıdır. 1256 bir son çizgisi değildir Hülâgû ordusunun teslim aldığı kale ağır biçimde tahrip edildi ve Nizârî siyasî gücü kırıldı. Ancak bu olay bölgedeki bütün İsmâilî nüfusun ve örgütlü bağların bir anda ortadan kalktığı anlamına gelmez. Geri dönüşler ve bölgesel devam Yerel tarihler, Alamut ve Lemeser'in sonraki yüzyılda birkaç kez yeniden ele geçirildiğini; Daylem, Rûdbâr, Gîlân ve çevrede İsmâilî toplulukların kaldığını gösterir. XIV. yüzyıl sonu ile XV. yüzyıl başında siyasî ağırlık zayıfladı; imamet merkezi daha güvenli Encüdân çevresine yöneldi.
XIX. Yüzyıl Anadolu Tasavvuf Haritası
On dokuzuncu yüzyıl Anadolu tasavvufunu yalnız tekke sayılarıyla değil; tarikat kolları, şehir ağları, göçler, cami ve hâne tekkeleri, Meclis-i Meşâyih, ulema, mûsiki ve gündelik hizmet kurumları üzerinden okuyan kapsamlı dönem dosyası.
Alamut 1256'da Tamamen Sona Erdi mi?
Yerleşik anlatı Cüveynî'nin Moğol zaferini merkeze alan anlatısı, 1256'yı Nizârî İsmâilî varlığının kesin sonu gibi gösterdi. Sonraki Fars tarihçilerinin çoğu bu çerçeveyi tekrarladı. Kaynakları karşılaştırınca Reşîdüddin'in kaydı, Gîlân-Daylem yerel tarihleri, kitabeler, Horasan'daki düşmanca bir nasihatnâme ve Hint alt kıtasındaki dâvet
Sayfalar 31–36
Muzaffer Ozak Külliyatı · «Liginanü Bidun ie selune şübelen je ejdalühu kavli lâ ilâhe illallah re ednahû imalati! con anit tariks rel hayau şübetün minel iyman. Lyman, yetmiş küsur şubedir. Bunun en efdali
Sayfalar 80–87
Muzaffer Ozak Külliyatı · -80 -ları helâke sürüklerler. Çiti, duvarı yani ilmi varsa, kısmen menfaat temini mümkündür. Ilim sahibi olur; bâtını ve zâhiri cem'ederse; helâk olmaktan emin olur. Ilim duvarı sa
Sayfalar 128–133
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ben sana şartımı söyledim ve sen de kabul ettin. Zannetme ki ben ilmin başının sabır olduğunu sana şu anda ögretmiş vaziyetteyim. Bilâkis, bunu sana öğretmeye tâ bir sene evvelinde
Sayfalar 186–191
Muzaffer Ozak Külliyatı · böyle olan kullarına rahmetini saçar; sevdikleri arasına bunları dahil eder.) buyurdular. Bu hadis-i şeriften anlaşılıyor ki, ana ve babasına iyilik edenler, bu dünyadan îman ile g
Sayfalar 357–364
Muzaffer Ozak Külliyatı · maiyn efendilerimiz bulunacaklardır. Bir mübarek makamda da, Hz. Muhammed Mustafa sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem efendimiz ile İmam-ı Hasan ve İmam-ı Hüseyn-i mazlûm-u şehid-i K
Sayfalar 338–343
Muzaffer Ozak Külliyatı · gidenler. Agızları ile Imamı Ali'deniz deyip, yaptıkları ile Yezide tâbi olurlar. Dilleri ile Allaha; yaptıkları işler, fiiller ile şeytana tâbi olurlar. Bu gibiler fasıktır, âsidi
Sayfalar 352–357
Muzaffer Ozak Külliyatı · sağ tarafında oturan Isa, Allah oğlu Allah imiş. Hem de, kendi etini ve kanını kullarına ni'met olarak terketmiş imiş. Dünyadaki ekmek onun eti ve şaraplar da Isa'nın kanı imiş. Ki
Sayfalar 444–449
Muzaffer Ozak Külliyatı · miştir. Nefis islâhında, âfâtı-lisâna müptelâ olana tatbik olunur. Yahut, kendine yapılacak herhangi bir tecaviize cevap vermemek için tatbik olunur. Yeme, içme ve cinsi münasebeti
Sayfalar 456–460
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bi-hürmeti-tâha ve Yasin ve âli-yasin ve selâmün-alel mürselin. Bir vâdiye geldim, o vâdiden çirkin kokular duyulnıakta, korkunç bir ses yükselmekte idi. O ses, Allaha şöyle münaca
Sayfalar 461–466
Muzaffer Ozak Külliyatı · irsal buyurdu. Beni, bütün âlemlere rahmet eyledi. Beni, Nebiylerin sonu ve beni nübüvvet ve risâlet ile bütün mahlûkata irsal eyledi. Bana, Kur'anı-azimi inzâl edip, ümmetimi cüml
Sayfalar 546–552
Muzaffer Ozak Külliyatı · caları oğullarının oğulları, Hz. Hasan'ın çocukları, Hz. Hüseyin efendimizin Zeynel-âbidin'den gayri kundaktaki yavrularına kadar hepsi şehit edildi. Ehl-i beytin hanımları, o nazl
Sayfalar 504–509
Muzaffer Ozak Külliyatı · şerde ne olacaksa, Kıyamet, hesap, mizân, sırat, cehennem ve cennet ve cehennemin derekâtı ile cennatı-âliyatın derecatı, hûri gılman, vildan, cennet melekleri... Cehennemde olacak