ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
25 sonuç · “arefe”
01Abalı Hâfız Muhammed Haydar Bergamavî
Muhammed Haydar Efendi; Bergama veya Kırkağaç nispetiyle anılan, Mehmed Emin Kırkağacî’den hilâfet alan, Aksaray Şekerci Sokağı’ndaki dergâhta irşad eden ve Yahyâ Âgâh İstanbulî’ye Zenbûrî mirası aktaran şeyhtir.
El-Hâc Şeyh Abalı Hâfız Muhammed Haydar Efendi
Abalı Hâfız Muhammed Haydar Efendi, Kırkağaçlı Mehmed Emin’den hilâfet alan; Aksaray Şekerci Sokağı’ndaki Nakşibendî dergâhında irşad eden ve Zenbûrî mirası Yahyâ Âgâh İstanbulî’ye aktaran XIX. yüzyıl şeyhidir.
Hacı Ahmed Muhtâr Efendi
Hacı Ahmed Muhtâr Efendi (kaynaklarda 1828 veya 1847-48–1910), Hanya’dan İstanbul bürokrasisine ve Medine Şeyhülharemliği’ne uzanan; İbnü’l-Arabî tercümeleri, ahlâk risâleleri ve konak dersleriyle tanınan Osmanlı müellifidir.
Hasîrîzâde Hacı Ahmed Muhtâr Efendi
Ahmed Muhtâr Efendi (1821–1901), babası Süleyman Sıdkî’den hilâfet alan; kardeşi Hasan Rızâ’nın inzivaya çekilmesinden sonra Sütlüce postunu fiilen sürdüren ve hizmeti oğlu Elîf Efendi’ye bırakan Sa‘dî şeyhidir.
Seyyid Mehmed Rızâeddin Yaşar Efendi
Seyyid Mehmed Rızâeddin Yaşar Efendi (1845–1913), Abdülaziz Zihnî’nin oğlu; hat, klasik ilimler ve Farsça tahsilinin ardından Kapıağası Tekkesi ile Cerrâhiyye Âsitânesi’nde hizmet eden ve on altı halife yetiştiren şeyhtir.
Seyyid Şeyh Ahmed Muhtâr Efendi
Seyyid Ahmed Muhtâr Efendi, babası Seyyid Abdülkādir’den Nakşibendiyye icazeti almış âlim ve şairdir.
Şeyh Haydar Efendi (Bekâr Bey Tekkesi)
Şeyh Haydar Efendi (Bekâr Bey Tekkesi), Sefîne-i Evliyâ'nın 1924-25 İstanbul tekke cetvelinde cerrahpaşa bekâr bey tekkesi'nin 1924-25 vekil şeyhi olarak kaydedilir.
Şeyh Haydar Efendi (Karababa)
Şeyh Haydar Efendi (Karababa), Sefîne-i Evliyâ'nın 1924-25 İstanbul tekke cetvelinde karababa tekkesi'nin 1924-25 postnişini olarak kaydedilir.
Şeyh Haydar Efendi (Sandıkçı)
Şeyh Haydar Efendi (Sandıkçı), Sefîne-i Evliyâ'nın 1924-25 İstanbul tekke cetvelinde üsküdar sandıkçı tekkesi'nin 1924-25 postnişini olarak kaydedilir.
Şeyh Muhammed Ziyâeddîn Yaşar Efendi
Şeyh Muhammed Ziyâeddîn Yaşar Efendi Abdülazîz Efendi-zâdedir. Yahyâ Gâlib Efendi’nin birâderi ve halîfesidir. Onbeş sene kadar icrâ-yı meşîhat edip, terk-i âlem-i nâsût eyledi. Birâderinin yanında medfûndur. Safvet-i kalbe mâlik kendi hâlinde bir zât idi. (Kuddise sırruhû). Şeyh Fahreddîn Efendi Verilen ibârenin hesaplanmasından 1273 çıkmaktadır. (H) Rızâeddîn Efendi-zâdedir ve ondan müstahleftir. Pederinin irtihâlinde câ- nişîni…
Tatar Efendi Damadı Mehmed Efendi
Tatar Efendi Damadı Mehmed Efendi (ö. 1728), Çankırı'dan İstanbul'a gelip Kırımlı Abdülhalim Efendi'nin öğrencisi ve damadı olan Osmanlı müderrisidir.
men-arefe
^) [< Ar. men + arefe; “men arefe nefsehu fekad arafe rabbehu” (Kendini veya kendi nefsini bilen Allah’ını da bilir.) (hadis) sözünün kısaltılmış biçimi] Kendi özünü bilme. men arefe nefsehu fekad arafe
arefe
Haccm en önemli farzı olan “vakfe”nin yapıldığı yer olan “Arafat’ın öteki adı, “yevmü arefe” (arefe günü). Bu günde vakfe, zeval vaktinden kurban bayramının birinci günü fecrin doğuşuna kadar olan süre içinde yapılır. Önce “tevriye” günü (zilhicce ayının 8. günü) Mekke’den Mina’ya geçilmesi, bir gece orada kalmması, sabah namazmm kılınarak güneşin doğuşu ile Arafat’a çıkılması, zeval vaktinde öğle ve ikindi namazları gusl abdesti almdıktan sonra eda edilmesi, akşam namazma kadar tekbir, tehlil, salat ü selâm ve dualar yapılması, oradan Müzdelife’ye geçilmesi bu günün faziletlerinden ve sünnetten sayılmaktadır. Türkçede bu terim, aynı zamanda ramazan bayramının; ayrıca önemli gün ve olayların bir gün öncesine de kullanılmaktadır.
ulûm-i müte'ârefe
Herkesin büdiği, yaygın in büimler. gi
yevm-i arefe
Arefe günü anlamındak bu söz, zilhicce ayının doku zuncu günü için kullanıla terim. Hac ibadetinin teme görevi olan “vakfe” (bk. b 705 yevm-i meşhûd -ı madde) bu günde Arafat’ta ni yapılmaktadır. na
Sayfalar 16–22
Muzaffer Ozak Külliyatı · attı. Biz narı gülzar eyledik. Bizim için nara düşene nâr nûr olur. Bizim iznimiz olmadıkça ateş yakmaz. Suretperestler ateşi yakar zannederler. Işte Nemrud öyle zannetmişti. Ateş,
Sayfalar 29–34
Muzaffer Ozak Külliyatı · Dikkat edilirse; evlât, ana ve babasına itaât edecek, hem de Hz. Ismail gibi boynunu verircesine, canını ortaya koyarak, itaât edecek. Fakat şart; Allah yolunda, Allah'ın emirlerin
Sayfalar 155–160
Muzaffer Ozak Külliyatı · bur ve muztar kalmadıkça kimseye kıymadık. Oysa, insan kılıgında yaratılan bu hayâsızlar, hemcinslerinin hayâ duygularına insafsızca kıyarak, bizlerden çok aşağılık olduklarını isp
Sayfalar 221–227
Muzaffer Ozak Külliyatı · Yapılan tövbelerin kabul olunup olunmadığı da şöyle anlaşılır. Evvelce, yani tövbe ve nedametinden önce nefsinin hoşlanarak işlediği kötülükleri ve günahları hatırladığında bunları
Sayfalar 241–247
Muzaffer Ozak Külliyatı · Fahr-i âlem, sallallahu aleyhi ve sellem efendimizden sahih olarak rivayet edilen haberlere göre, mahşer günü bütün şehitler kılıçları ve silâhları ellerinde olduğu halde vakur bir
Sayfalar 235–242
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ey âşık-ı sadık, ey hak ve hakikate talip!... Bilmiş ol ki, insanlar dört kısımdırlar: 1. Insan-1 hayvani (yani, insan suretindeki hayvan demektir.) Insan-1 şeytani (Yani, insan su
Sayfalar 278–283
Muzaffer Ozak Külliyatı · Rabbinde olurlar. Allah azze ve celle, işte böylelerine (KU- LUM..) der ve onlar bu kulluk makamında sultan olurlar ki, ruhları â'lâyı illiyini, başka bir tâbirle vatan-ı akdesini
Sayfalar 302–307
Muzaffer Ozak Külliyatı · hammed aleyhisselâmın nübüvvetine şehadet edip, beş vakit namazı vaktinde eda, zahirinde tadil-i erkâna, farzına, vacibine, sünnetine, riayet, batınında ise Allaha tam teslimiyet,
Sayfalar 309–314
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hüreyre şu hadisi şerifi naklediyor: «Kıyamette, huzuru halika harpte ölen birini getirirler. Allah, bu kişiyi nâra atmalanul, meleklere emr eder. O zat: «Yarabbi! Ben senin yolund
Sayfalar 351–356
Muzaffer Ozak Külliyatı · siz olarak haşrolunur. Bana, ümmetimin günahları arzolundu. Kur'anı unutanın günahından daha büyük bir günah görme. dim!) buyurdular. Çocuğa Kur'anı öğrettikten sonra, ilmihalini,