ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
42 sonuç · “Sâlih”
01Âşûriyye
Sâlih Âşûr el-Mağribî'ye nispet edilen Desûkî kolu.
Sâlih Âşûr el-Mağribî
Sâlih Âşûr el-Mağribî, Desûkıyye içindeki Âşûriyye kolunun kurucu nispetidir; hayatına dair güvenilir ayrıntılar sınırlıdır.
Sâlih Dede (Sâhib)
Sâlih Dede (ö. 1131/1719), babası Mehmed Dede'nin ardından Bursa Mevlevîhânesi postuna geçen, Sâhib mahlasıyla şiir söyleyen Mevlevî şeyhidir.
Sâlih İmam Efendi
Sâlih İmam Efendi (ö. Rebîülevvel 1037/Kasım-Aralık 1627), İstanbul’da yaklaşık otuz yıl Fâtih Camii’nde ders veren, zühd ve öğretim hayatıyla tanınmış imam ve âlimdir.
A‘rec Şeyhî Çelebi
A‘rec Şeyhî Çelebi (ö. 971/1563-64), Celâlzâde Sâlih Efendi’nin yanında yetişen; Nişancı Mehmed Paşa hanesiyle akrabalık kuran ve Bursa Mollâ Yegân Medresesi’nde ders veren Tosyalı Osmanlı âlimidir.
Abdî Dedezâde Seyyid Halil Efendi
Abdî Dedezâde Seyyid Halil Efendi (1024/1615–21 Zilhicce 1088/1678), Kasımpaşa Mevlevîhânesi’nin kurucusu Sırrî Abdî Dede’nin oğlu; ilim tahsiliyle Mevlevî terbiyesini birleştirerek zâviyenin postunu yaklaşık kırk altı yıl sürdüren şeyhtir.
Ahmed-i Zarîfî
Ahmed-i Zarîfî (ö. 30 Aralık 1912), babası Şumnulu Hacı Mehmed Sâlih Efendi’den sonra Şehremini-Topkapı’daki Pazar Tekkesi’nin postuna geçen; Sinâniyye çevresinde vekâlet, irşad ve terbiye hizmetleri üstlenen Halvetî şeyhidir.
Ali Örfî Efendi
Ali Örfî Efendi (ö. 1305/1887-88), Görice’den Mısır ve Selânik’e uzanan hayatında Muhammed Nûrü’l-Arabî’den hilâfet alan; evini irşad merkezi yapan, tasavvuf klasiklerini tercüme edip Niyâzî-i Mısrî, Üftâde ve Salih Lütfî şiirlerini şerh eden Rumeli Melâmî müellifidir.
Bursa Mevlevî Şeyhi Mehmed Dede
Mehmed Dede (ö. 1114/1702), Pervâne Sâlih Dede’nin oğlu olarak Bursa Mevlevîhânesinde yetişen; Niyâzî-i Mısrî’nin terbiyesinden geçen, Mesnevî okumaları ve Pendârî Ahmed Dede ile İbrâhim Râkım Efendi gibi isimleri yetiştirmesiyle tanınan üçüncü postnişindir.
Bursalı Hilmî Mehmed Efendi
Bursalı Hilmî Mehmed Efendi (ö. 1133/1720-21), Eşrefî çevresine mensup Ali Dede’nin oğlu; Leysîzâde’den Hamza Bey Medresesi’ne uzanan uzun tedris hayatı, yumuşak huyu ve Emir Sultan civarındaki kabriyle tanınan Osmanlı müderrisidir.
Celâlzâde Sâlih Çelebi
Celâlzâde Sâlih Çelebi (yaklaşık 1494/95-1565), Kanûnî devrinde medrese, kadılık, tarih yazıcılığı, tercüme, şiir ve hat sahalarını birleştiren; Halep, Şam ve Mısır kadılıklarında adalet anlayışıyla tanınan Osmanlı âlimidir.
Çapkun Dede (Şeyh Sâlih)
Şeyh Sâlih, kaynakların “Meczûb-ı İlâhî Çapkun Dede” başlığıyla andığı; süratli hareketleri sebebiyle bu lakabı taşıyan, vaktini ilim tahsiline ayırmış ve çevresinde güven telkin etmiş bir derviştir. Cemâziyelevvel 1112/Ekim-Kasım 1700’de vefat etmiştir.
Çeşmîzâde Tâbiî Hasan Efendi
Canik’ten İstanbul’a gelerek Çeşmîzâde Mehmed Sâlih Efendi’den mülâzemet alan Çeşmîzâde Tâbiî Hasan Efendi (ö. 1695), Ebü’l-Fazl Medresesi’nden Sahn-ı Semân ve Kalenderhâne’ye uzanan bir ilmiye kariyeri yürüttü.
mesâlih
QJL^) [Ar. maslahat’ın ç. b.] Sözlük anlamı “îyi, uygun, elverişli, maksada uygun olan, yararlı.” olan “maslahat” (bk. bu madde) teriminin çokluk biçimi olan bu söz, ayet ve hadislerin yorumlanması sırasmda içtihat m gözetilirken dinî bakımdan muteber kabul edilen faydalar anlamında kullanılmıştır.
Hîre (Nîşâbur yakını)
Nişabur · İran · Zehebî'nin kaydına göre kabrinin bulunduğu, Nîşâbur yakınındaki yer. Konum yaklaşık verilmiştir. İlişkili kişi dosyası Hamdûn el-Kassâr : Ebû Sâlih Hamdûn b. Ahmed el-Kassâr (ö. 271/884), Nîşâbur’da ihlâs, nefsin ithamı ve manevî hâlleri gizleme ilkelerini keskin biçimde temsil eden fakih, hadis râvisi ve erken Melâmetî pîrdir.
Pazar Tekkesi
Harîrî Muhammed Efendi'nin türbesi ve iki türbedar odasının bulunduğu yerde kurulan dergâh. Sâlih Efendi türbe civarına inşa etmiş, yangından sonra 1274/(1858) tarihinde yeniden ihyâ edilmiştir. Sefîne metni tekkenin bulunduğu şehri ve semti adlandırmadığından konum boş bırakılmıştır.
İbnü'l-Arabî Türbesi, Sâlihiye
Şam · Suriye · 22 Rebîülâhir 638'de (10 Kasım 1240) vefatının ardından Kāsiyûn dağı eteğindeki Sâlihiye semtinde, Kadı Muhyiddin İbnü'z-Zekî ailesinin kabristanına defnedildi; iki oğlu da buraya gömüldü. Asırlarca bakımsız kaldıktan sonra Yavuz Sultan Selim türbe, cami ve tekke yaptırmış, II. Abdülhamid tamir ettirmiştir.
Vulçıtrın
Vushtrri · Kosova · Babasının kadılığı sırasında, 900 (1494-95) yılı civarında doğduğu kasaba. İlişkili kişi dosyası Celâlzâde Sâlih Çelebi : Celâlzâde Sâlih Çelebi (yaklaşık 1494/95-1565), Kanûnî devrinde medrese, kadılık, tarih yazıcılığı, tercüme, şiir ve hat sahalarını birleştiren; Halep, Şam ve Mısır kadılıklarında adalet anlayışıyla tanınan Osmanlı âlimidir.
Mekåbirü's-sâlihîn
Halep · Suriye · 13 Cemâziyelevvel 971'de (29 Aralık 1563) Halep'te vefat eden İbnü'l-Hanbelî, Şeyh Muhammed el-Hâtûnî'nin kabri yakınında bulunan Mekåbirü's-sâlihîn'e defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Radıyyüddin İbnü’l-Hanbelî el-Halebî : Radıyyüddin Muhammed b. İbrâhim İbnü’l-Hanbelî (1502–1563), Halep’te reisülulemâlık yapan; Dürrü’l-habeb başta olmak üzere tarih, hadis, dil, matematik ve geometri alanlarında elliyi aşkın eser veren Hanefî âlim ve Kādirî müntesibidir.
Bâlî Efendi Türbesi, Sâlihiye
Sofya · Bulgaristan · 960/1553'te vefat edip defnedildiği yer. Sonradan Abdülaziz oğlu Kadı Abdurrahman tarafından aynı yerde cami, türbe ve zâviye yaptırılmıştır. Konum Sofya çevresine göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Sofyalı Bâlî Efendi : Sofyalı Bâlî Efendi (ö. 1553), Ustrumca’da doğup Kasım Çelebi’ye intisap eden; Sofya çevresindeki irşadı, Kanûnî devri seferleri ve Fuṣûṣ şerhiyle tanınan Halvetî âlimidir.
Nîşâbur
Nişabur · İran · Melâmetiyye'nin doğduğu ve yayıldığı şehir; Kuşeyrî, akımın Nîşâbur'da onun vasıtasıyla yayıldığını kaydeder. İlişkili kişi dosyası Hamdûn el-Kassâr : Ebû Sâlih Hamdûn b. Ahmed el-Kassâr (ö. 271/884), Nîşâbur’da ihlâs, nefsin ithamı ve manevî hâlleri gizleme ilkelerini keskin biçimde temsil eden fakih, hadis râvisi ve erken Melâmetî pîrdir.
Harîrî Muhammed Efendi Türbesi
Pazar Tekkesi'nin çekirdeğini oluşturan türbe; türbedarlığını Ümmî Sinan Hankâhı şeyhi yürütürdü. Sâlih Efendi dergâhı inşa ederken türbeyi de tecdid etmiştir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Mustafa Enver Efendi : Mustafa Enver Efendi, Ümmî Sinan-Pazar Tekkesi’nin türbedarlık, meşihat ve yeniden inşa tarihine ilişkin aile ve tekke kayıtlarını aktaran Sinânî şeyhidir.
Nehrî
Şemdinli, Hakkâri · Türkiye · Seyyid Tâhâ-i Hakkârî'nin Molla Murâd Hurûsî ile gönderdiği “Kendi yuvana dön!” haberi üzerine onun hizmetine koştu ve asıl terbiyesini burada gördü. Mürşidinin vefatından sonra yerine geçen Seyyid Sâlih'in sohbetlerine devam etti. Kaynak yer adını Nehrî olarak açıkça vermez, Seyyid Tâhâ'nın yanına gidildiğini söyler; bu sebeple koordinat verilmemiş, konum yalnızca Seyyid Tâhâ'nın bilinen merkezi üzerinden adlandırılmıştır.
Nişancı Camii Hazîresi, Eyüp
İstanbul · Türkiye · Ağabeyi Nişancı Mustafa Çelebi'nin yaptırdığı caminin hazîresinde medfundur; manzum mezar taşı kitâbesi de ağabeyine aittir. Son yıllarını bu caminin yakınındaki evinde geçirmişti. İlişkili kişi dosyası Celâlzâde Sâlih Çelebi : Celâlzâde Sâlih Çelebi (yaklaşık 1494/95-1565), Kanûnî devrinde medrese, kadılık, tarih yazıcılığı, tercüme, şiir ve hat sahalarını birleştiren; Halep, Şam ve Mısır kadılıklarında adalet anlayışıyla tanınan Osmanlı âlimidir.
Horasan
Horasan · İran · Dinî tahsilini tamamladığı bölge; düşünceleri kısa sürede bu sınırları aşarak başka bölgelerdeki sûfîlerin takdirini kazandı. Konum bölge merkezine göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hamdûn el-Kassâr : Ebû Sâlih Hamdûn b. Ahmed el-Kassâr (ö. 271/884), Nîşâbur’da ihlâs, nefsin ithamı ve manevî hâlleri gizleme ilkelerini keskin biçimde temsil eden fakih, hadis râvisi ve erken Melâmetî pîrdir.
Sahn-ı Semân (Fâtih Külliyesi)
İstanbul · Türkiye · 1536'da müderris olduğu, Osmanlı ilmiye hiyerarşisinin zirvesindeki sekiz medrese; burada Kanûnî'nin isteğiyle Fîrûz Şah hikâyelerini tercüme etti. İlişkili kişi dosyası Celâlzâde Sâlih Çelebi : Celâlzâde Sâlih Çelebi (yaklaşık 1494/95-1565), Kanûnî devrinde medrese, kadılık, tarih yazıcılığı, tercüme, şiir ve hat sahalarını birleştiren; Halep, Şam ve Mısır kadılıklarında adalet anlayışıyla tanınan Osmanlı âlimidir.
Nakşibendî-Hâlidî Nehrî Kolu
Nehrî'den Türkiye, İran ve Irak'a uzanan aktarım ağı. Mehmet Saki Çakır'ın doktora tezinden hazırlanmış özgün editoryal dosya.
Nevşâhiyye: Pencap'tan Keşmir, Kâbil ve Kandehar'a
Sahenpâl merkezi, aile postu ve bölgesel halifeler üzerine kişi, eser, mekân ve silsile bağlantılarını birleştiren ayrıntılı dosya.
Hüseyniyye Silsile Varyantları ve Coğrafyası
İki yerel silsile nüshasını, ortak Nakşibendî-Müceddidî gövdeyi ve Buhara'dan Güney Kazakistan-Fergana hattına geçişi karşılaştıran dosya
Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Marmaravî: Hayatı, Eserleri ve Halvetî Terbiyesi
Yiğitbaşı Velî’nin Manisa merkezli irşadını, eser külliyatını ve tasavvuf anlayışını 360 sayfalık monografi üzerinden ele alan dosya.
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
Sayfalar 4–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 13–18
Muzaffer Ozak Külliyatı · kullar! Ey bu imanları sebebiyle ebedi saadete erenler, selâmet yoluna girenler Hakka varanlar, daha bu âlemde iken cennete girenler ve cennet güllerinden derenler, cemal-i Hakkı g
Sayfalar 10–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · (YÂ RAHMANÜ ism-i celilini, her farz namazdan sonra 100 kerre okuyan kimseler, gaflet ve unutkanlıktan ve gönül darlığından emin olurlar.) Er Rahiymü Celle Celâluhu Pek ziyade merh
Sayfalar 9–16
Muzaffer Ozak Külliyatı · Okuduğum âyet-i celile, işte o günü yani ölüm gününü, başka bir tâ'birle zâlimin mazlûmun eline geçeceği kıyâmet gününü anlatmaktadır. Bu şiddetli ve dehşetli günün başlangıcı düny
Sayfalar 14–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi
Sayfalar 21–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Cennette, gözlerin göremediği, kulakların işitemediğı ve insan kalbinin idrak ve ilata edemediği ni'metler vardır..) Fazl-ı ilâhi ile cennete girecek bazı zevatı, Allahu sübhanehu
Sayfalar 17–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · Inned-diyne indallâh-il-islâm Al-i-Imran: 19 Allah katında makbul olan din, Islâmdır. Yüz suhuf, dört kitap, Hazret-i Adem'den beri gelen bütün Enbiyânın talimini ve neş'esini, kul
Sayfalar 16–22
Muzaffer Ozak Külliyatı · attı. Biz narı gülzar eyledik. Bizim için nara düşene nâr nûr olur. Bizim iznimiz olmadıkça ateş yakmaz. Suretperestler ateşi yakar zannederler. Işte Nemrud öyle zannetmişti. Ateş,
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · Inkarını libas ile örteceklerini zannederler. Aslında, bu gibi ler insan değil, belki muzır bir hayvandan daha aşağı derekededirler. Böyle olan kişiler; terzinin, berberin, elbisen