ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
17 sonuç · “Nemâ”
01Hacı İmdâdullah Tehânevî
Hacı İmdâdullah Tehânevî (1818–1899), Çiştiyye'nin Sâbiriyye kolunda yetişen, 1857 sonrasında Mekke'ye yerleşen ve Diyûbend çevresinin önde gelen âlimlerine mânevî rehberlik eden Hintli sûfî ve müelliftir.
Kahraman er-Rifâî el-Kâdirî
Kahraman er-Rifâî el-Kādirî, Cemâlî Cemâleddin’den 1999’da üç irşad hattının emanetini aldığı aktarılan ve Risâle-i Rifâiyye’nin hazırlanmasına arşiv desteği veren çağdaş şeyhtir.
Muhyiddin İbnü'l-Arabî
Muhyiddin İbnü'l-Arabî (17 Ramazan 560 / 28 Temmuz 1165, Mürsiye – 22 Rebîülâhir 638 / 10 Kasım 1240, Dımaşk); Şeyhü'l-Ekber . el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye ve Fusûsü'l-hikem müellifi. Kendisine mal edilen “vahdet-i vücûd” tabiri eserlerinde bir terim olarak hiç geçmez.
Şeyh Hacı Muhammed Rûhî Efendi
İsmâîl-i Rûmî hazretleri, Edirne’yi teşrîf buyurdukları zamân, a’lemü'l-ulemâ ve efkahu’l-fukahâdan Edirne Nakîbü’l-Eşrâfı Mûsâ Efendi merhûmun mahdûmu eş-Şeyh el- Hac Muhammed Rûhî Efendi’ye misâfir olup, kendini irşâda ve konağın vakf ve dergâh edilmesine ma’nevî me’mûr bulunduğunu ifâde eylemiş ve müşârünileyh dahi kemâl-i itâatle derhâl konağını dergâha tebdîl ile, kâffe-i mâl ü menâlini meşîhat ve tevliyeti evlâdına munh
Nemâ
Artma, gelişme ve görünür hâle gelme. Tasavvufî kullanımda ilâhî inayete erişerek mânen gelişmek ve izzet bulmak anlamına gelir.
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
Sayfalar 29–35
Muzaffer Ozak Külliyatı · rulan cennet ve cemale ererler ve bu yüce mükâfata bir ân önce kavuşabilmek için de tabutlarının içinde cemaatlerine (KADDIMUNI... KADDIMÜNI...) diye seslenirler. Kâfirler, münafık
Sayfalar 34–41
Muzaffer Ozak Külliyatı · Birincisi; gökyüzüdür. Güneşi, ayı, yıldızları ve daha güremediğimiz, bilemediğimiz diğer varlıkları ile enginleşen o muhteşem gökyüzünü bir düşününüz. Düşününüz ki, insanoğlu, en
Sayfalar 41–48
Muzaffer Ozak Külliyatı · ETVAR-I-SEB'ADA OLAN ESMÂ-I-İLÂHİYYENİN RENKLERI Tevhidin nuru hava'i mavi Ism-i-celâlin nuru kırmızı İsm-i-Hû'nun nuru yeşil İsm-i-Hak'kın nuru beyaz Ism-i-Hay'yın nuru sarı İsm-i
Sayfalar 57–65
Muzaffer Ozak Külliyatı · İRŞAD ONIKINCİ DERS MÜNDERECAT: Ramazana ait mev'ize, âyeti kerime ve hadisi şerifler, meâlleri ile; Oruç ve teravihin faziletiyle verilen ilâhi ecirler ve insanlara ibret verecek
Sayfalar 73–80
Muzaffer Ozak Külliyatı · ENVÂR-ÜL-KULÛB (Kalblerin Nurları) DERS: 21 MUNDERECAT! El-Bakara sûre-i celilesinin 186. âyet-i kerimesinin tefsiri- Kur'an-ı aziyı, Levh-i mahfuzda olduğu gibi tertip ve tanzim e
Sayfalar 147–161
Muzaffer Ozak Külliyatı · el-lâtifü, eş-şekûrü, el-aliyyü, el-kebirü, el-hafizü, el-mukiytü, el-hasiybü, el-celilü, el-cemilü, el-kerimü, er-rakıybü, el-müciybü, el-vâsi'ü, el-hakimü, el-vedûdü, el-mecidü,
Sayfalar 149–155
Muzaffer Ozak Külliyatı · yet buyurmasaydın, kendiliğimizden Hak yolunu bulamazdık, bizleri huzurundan mahrum eyleme... Sana ve rizayı ilâhiyyene varan o dosdoğru yolda bizleri sâbit-kadem eyle... Sen, bizl
Sayfalar 140–146
Muzaffer Ozak Külliyatı · gelince; O, mühim bir sıfattır. Onu sana bu gün öğretemem, yarın gel» dedi. Ertesi günü alelâcele mürüvveti öğrenmeye koşan zat, Hallacı dârağacında asılı buldu. Dün bunu, yâni mür
Sayfalar 177–184
Muzaffer Ozak Külliyatı · - 177.gösterici, nuru evvel. bâ'si sonra Muhammed Mustafa. Müctebâ. Mürtezâ, Fe-kabe kavseyn-i ev-edna. Taki. Naki. Kureyşiyyül-Hâşimiyyül-Arabi, Mekki, Medeni. Haseneynil-ahseneyn
Sayfalar 159–167
Muzaffer Ozak Külliyatı · ben: «Yâ Resûlallah, kıyâmet ne vakit kopacaktır?» diye suâl etti. Efendimiz bu zâta cevap vermeden namaza kalktı. Namaz dan sonra bize dönerek: «O soruyu soran kimdir?» dedi. Arâb
Sayfalar 190–197
Muzaffer Ozak Külliyatı · Sia. 605} EKOJ5 Sesas Kul in küntüm tuhibbûnallâhe fettebi'ûniy yuhbibkümullahü zünübeküm vallahu gafurün Rahiym..yagfir lekum Al-i-Imran: 31 (Ey Habib-i edibim!.. Yahudi ve hristi