Ara
Menü

TASAVVUF SÖZLÜĞÜ

ذ

Ahit

Köken ve kullanım

i. ar.

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

  1. Ahd. Söz verme, peyman, söz alma, taahhüt etme, üstlenme.
  2. tas, a Misak, peyman, emanet, bezm-i ezel'de ve kâlübelâ'da insanların Allah'ı Rab tanıyacakları ve kendilerini onun merbübu (kul) bileceklerine dair verdikleri SÖZ, yaptıkları muahede (A'raf Suresi, 172); ilk ve genel ahit veya ilâhî ahit budur (sm 830). b Şeyhin bir talibi müritliğe aldığına, talibin ise onun müridi ve müntesibi olacağına dair karşılıklı olarak verdikleri söz. Bu ahitle şeyh ile mürit arasında bir bağ (irtibat, rabıta), bir bağlantı (nispet) oluşur. Bu nispet aynen baba ile evlat arasındaki soy birliğine benzediğinden mürit şeyhi baba bilir, onu baba gibi sayar. Şeyh de müridi manevi evladı bilir, onu çocuğu gibi sever. Söz konusu

nispet korunduğu sürece şeyh şeyhtir. Mürit de mürittir. Kâmil mürşit huzurunda verilen aht ve ikrar elest bezmi'nde verilen ahd ve misakı tasdik ve tecditten ibarettir. Bkz. Akit, Biat, İkrar vermek, Yâr ile ahdeyledim gâh dağılıp gâh cem olam Tâ ezel budur anınla ahd ü peymanim benim Niyazi Mısri

İlgili maddeler

Sözlüğe dön