HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
Selami Mustafa Efendi, tahsil-i kemalat edip, lstanbul'u teşriflerinden bir müd det sonra, ilm ü irfanları şüyû' bulunca Eyüp Sultan'da Baba Haydar Mahallesi'nde kain dergahın meşihatı kendilerine tevcih olunmuştur. 1 228/( 1 8 1 3 ) senesine kadar burada irş§.d-ı ibad ile meşgul olup, alem-i cemale intikal eylemiştir. Dergah-ı şerifin tevhid-hanesinde medfandur. Bir Divan-ı matbuu, bir de Manzfune-i Mevlidiyye'si vardır. Üsküdarlı Sela mi Ali Efendi ile mahlasda hem-nam olduklarından, eş'arından ba'zıları birbirine karıştırılmıştır. Şu na't-ı şerif Mustafa Efendi hazretlerinin olup, elsine-pira-yı za kirandır.
Bir muazzam p&lişilhsın ki kulundur cümle şah Kurb--ı " eıı edna" 235 'da tıaz' oldu seninçün tahı-gah Nüh-felek (tıe) hefı-zemin ancak sana bir bargah Emrine mahkumdur alem her SÖzÜn t1ahy-i ilah es-Salatu tıe's-Selam ey Hiidi-i rah-ı Huda Künıü ilsi yô. şefıa'l-müzııibiıı "işfa' lena" 236 Olalı ruhsUde pô.-yı pakine arş-ı berin Aşkın ile dem-be-dem cetılan ider ey şah-ı din Ratızan içün çalrışup dir her melek "Ya mii'minin Hcizihi cennatıı Adnin fe'dhuluhci hcilidin" 23 7 es-Salaıu tıe's-selam ey Hiidi-i rah-ı Huda Küııtü ilsi ya şefıa'l-müzııibın işfa' leııil 235. t__;;i İ ;.,.; ...,..
ıi ) "iki yay aralığı kadar veya daha kısa " 53. Necm Süresi, 9 (H) ... 236. "Ey günahkarların şefaatçisi! Ben isyankiirım, bize şefaat eyle. ( H) 237. işte Adn cennetleri, ebedi olarak kalmak için araya girin." (H)
Mahlas ortaklığı ve şiirlerinin aidiyeti
Sefîne'nin bu şeyhe ayırdığı satırların önemli bölümü bir aidiyet meselesine ayrılmıştır. “Selâmî” mahlası Üsküdarlı Selâmî Ali Efendi tarafından da kullanıldığı için, iki şeyhin şiirleri mecmualarda ve dilden dile aktarımda birbirine karışmıştır. Vassâf, zâkir meclislerinde okunan bir na't-ı şerîfi Selâmî Mustafa Efendi'ye nisbet ederek bu karışıklığın bir noktasını çözer.
Na'tın metni elimizdeki nüshada büyük ölçüde bozuktur; okunabilen kısmı her bendi kapatan salât ü selâm nakarâtıdır. Bendlerde “kābe kavseyn ev ednâ” makāmına ve cennet âyetine yapılan telmihler, na'tın klasik mi'râc-medih kalıbı içinde kurulduğunu gösterir. Şiirin zâkirlerin dilinde dolaşıyor olması ise metnin yazılı bir divan sayfasından ziyade meclis repertuvarında yaşadığına işaret eder.