HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
İstanbul’dan Bursa’ya
Mahmûd Nâsıh Efendi 1243/1827’de İstanbul’da, Sultan Selim civarındaki Çerağî Hamza Dede Mahallesi’nde doğdu. Tahsilini İstanbul’da gördü. Genç yaşında yaşadığı manevî sıkıntıların ardından 1263/1847’de Pazarköy’e, daha sonra Bursa’ya geçti. Pazarköy’de 1285/1868 ve 1291/1874 yıllarında imamlık yaptı.
İsmâil Hakkı Bursevî’nin eserlerine hizmeti
Hayatının son devresinde Bursa Tahtakale’deki odasında inzivaya çekildi. İsmâil Hakkı Bursevî’nin manevî tesirine bağlandığı ve çalışmalarını onun eserlerine hasrettiği aktarılır. Bursevî’nin metinlerini istinsah eder, yılda bir defa İstanbul’a geldiğinde hazırladığı nüshaları Bayezid Kütüphâne-i Umûmîsi’ne bağışlardı. Bu hizmet, onun ilmî mirasını telif iddiasından ziyade metin koruma ve çoğaltma faaliyetiyle görünür kılar.
Şahsiyeti ve şiiri
Kaynak onu kısa boylu, sarıklı, herkese kolayca içini açmayan, melâmet tavırlı ve irfan sahibi bir sûfî olarak tasvir eder. Yazdığı kitapların sonuna kendisini “önce İstanbullu, sonra Bursalı” diye tanıtan bir imza düşürdüğü; bu imzada seyyidlik ve hac ziyaretine işaret ettiği belirtilir. Nâmık Kemal’in bir gazelini tahmis etmiş, Nâsıh mahlasıyla şiirler söylemiştir. Tahmisinden şu bend aktarılır:
Bülbül-âsâ aşk-ı cânân ile feryâd eyleyin
Hâne-i adn-i dil-i mağmûmu âbâd eyleyin
Akl u fikri, hiss ü fehmi bizden ib‘âd eyleyin
Ben şehîd-i bâdeyim dostlar, demim yâd eyleyin
Kabrimi meyhâne enkāzıyla bünyâd eyleyin
Vefatı ve defin rivayeti
Sefîne 1320/1902’de Bursa’da, seksen yaşını aşmışken vefat ettiğini bildirir. İnziva hayatı sebebiyle ölümünden hemen haberdar olunmadığı; dönemin Bursa valisi Halil Paşa’nın gördüğü bir rüya üzerine odasına gidildiği ve vasiyeti anlaşılınca İsmâil Hakkı Bursevî Dergâhı’nın merdiveni karşısındaki mezarlığa defnedildiği nakledilir. Rüya kısmı gelenek içi anlatıdır; defin yeri ise Vassâf’ın gördüğünü söylediği mezar taşıyla desteklenir. Taşta 1314/1896 yazdığını, fakat bu tarihin yanlış olduğunu bizzat Vassâf kaydeder.
Vefatı ve kabri
Sefîne-i Evliyâ, Mahmûd Nâsıh Efendi'nin 1320 (1902) yılında Bursa'da vefat ettiğini kaydeder. Vefat yaşı konusunda metin kendi içinde çelişir: aynı cümlede hem seksen ikiye vasıl olduğu bir çağda olduğu, hem de seksen dört yaşında âlem-i nâsûtu terk ettiği söylenir.
İnzivası sebebiyle irtihalinden kimse haberdar olmamıştır. Rivayete göre o sırada Bursa valisi bulunan Halil Paşa'nın rüyasına girmiş ve İsmâil Hakkı hazretlerine muhabbeti olduğunu söylemiş; paşa odasına adamlar gönderince vefat ettiği anlaşılmıştır. Arzusu doğrultusunda naaşı, İsmâil Hakkı Bursevî'nin dergâhının merdiveni karşısındaki makbereye defnedilmiştir.