HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
Şeyh Hasan-ı Visâli Efendi Vaktiyle Malatya mütemevvilanından imiş. Tarikat-ı aliyyeye muhabbet hissi uyanınca, orada bulunan meşayıhın cümlesiyle hem-sohbet olarak hiçbirisini gönlü tutmamış. Fakat ferid-i zaman Şeyh Muhammed Muhsin Efendi hazretleri, halifeleri Cenab-ı Şeyh Feyzullah'ı 1 2 5 7/( 184 1 ) senesinde Malatya'ya me'mfir etmeleriyle, Malatya'yı teşrif buyurdukları zaman şayi' olan şöhretleri üzerine, bu zata intisab meyli uyanmış ve evvel-emirde tecrübe ettikten ve insan-ı kamil olduğuna kanaat hasıl eyledikten sonra, arz-ı nisbete karar vermiştir. Ba'de't-tecrübe husule gelen kanaat üzerine intisab şerefine mazhar olmuşlardır. Hz. Feyzullah, mukabeleten, "Siz bizi tecrübe ettiniz. Şimdi nöbet bizim. Biz de sizi tecrübe edelim." buyurup, az vakitte, Hasan Efendi'nin ma-meleki sel ve yangın gibi mesfüb ile mahv olduğu halde meşrebini, muhabbetini halel-dar etmeyerek rabıtadaki şiddetini muhafaza etmesi, Hz. Şeyh'in nazar-ı takdirini celb etmiş ve Bozkır'da azizinin ziyaretine gittiğinde, beraberlerine alıp götürmüştür. Bu vesile ile Muhsin Efendi hazretlerini ziyaret şerefine mazhar oldular. Oradan Malatya'da ve sonra Trabzon ve lstanbul'da ve Arnavutluk'ta irşada me'mfiren i'zam buyurulmuştur. Bu zamana kadar "Firak!" diye yad olunagelirken,
azizi Hz. Feyzullah'ın ikamete me'mı1r olduğu Midilli'ye giderek izhar-ı asar-ı tahassürat ü ta'zimar etmesi, nezd-i cenab-ı Feyzullah'da istihsanı ınGcib olup, "Şimdiye kadar Firaki idin , bundan sonra Visali oldun." diye taltif buyurulmuştur. lbnü'l-Emin Mahmud Kemal Beyefendi, hikayeten beyan buyururlar: "26 Receb 1 320/(29 Ekim 1 902) tarihinde bir arkadaşla Hasan Visali Efendi hazretlerinin saadet-hanesine gittik. Bodrumu ta' mir ettiriyorlardı. Bizi görünce şüphe yok ki kendi aksini görerek, "Büyük adamlar geliyor. Bunlar burada otunnazlar; yukarıya çıkarın . " diye bağırdı. Yukarı çıktık. Tacım giyip yanımızı teşr'if etti. Şahsımızı ta'Tıf ettim. Mürşid-i a' zamları efendimize olan nisbetimizi anlattım. Yakacık'taki sayfiyye-i faklranemize geleceğini söyledi. Orada bulunan musikl-şindsandan Hafız Osmiin Efendi'ye ilahi okuttu. Niyaz-ı &izanem üzerine Feyzullah Efendi'mizin tercüme-i haline dair ma'lumat verdi. Hz.
Aziz'e 1 Receb 1 259/(28 Temmuz 1 843) tarihinde intisdb etmiştir. İhtida Firakı tesmiye buyurduğu halde Midilli'ye azlmetinde , "Artık Visali oldun . " buyrulmuştur. 1 269/( 1 853) 'da Rusya muharebesinde Erzurum cihetinde bulunarak, başından geçen bir kurşun gUş-ı bedenlsini duçiir-ı samem etmiştir. D'ıde-i ziihirelerinden biri de sakat idi. Hz. Aziz doksan sene yaşayacağını /1 77 / vaktiyle ifade buyunnuş . Tarıh-i veladeti 1 230/( 1 8 1 5) olup, rıhletine az zaman kaldığım söyledi. Fi'l-haklka 20 Şa'ban 1 3 20/(24 Kasım 1 902) taTıhinde Cuına günü sdat dörtte doksan yaşında irtihal eyledi. Kısa boylu, beyaz sakallı , zayıf ve hajıfü'l-vücUd bir plr-i latif idi. Rahmetu'llahi aleyh." Azizinin civar-ı rahmet-medarındaki hanesinin bahçesinde vedia-i hak-i mağfiret kılındı (Kaddesa'llahu sırrahu) .
Ziyaret eyledim. Bir makam-ı ma'nevidir. Elyevm damadı, harik mahallinde bir baraka inşa ederek burada hatm-i hacegan yapmaktadır.
Hulefası:
1 . Kalenderhane Mektebi muallimi Eyyubi Osman Efendi,
2. "Küçük Hüseyin Efendi" namıyla meşhUr, arif-i bi'llah el-Hac Hüseyin Hüsnü Efendi hazretleri.
Atideki nazın, Visali Efendi'nindir dediler:
Ey peri cevr itme senden derde denndn isterim
Çünkü ına' şuk-ı ezelsin lutf u ihsan isterim
Şeyh Muhammed Halid Zıyaeddin·i Nakşıbendi
Bülbülüm /Jağ,ı ciİıanda kimse bilmez halimi
Sailim bQ.b,ı atô.dıın lutfı Yezdan isterim
Yok mudur hiç bir tabib kim halimi arz eylesem
Derd,mendin zahmına bir hazık Lokman isterim
NaM hecrinle yanarsam zerre denlü gam değil
Aş ıkım aşk oduna bir OOJır,ı umman isterim
Hüsnü'nün hüsn,i cemalin isteyenler gel beru
Bu Firaki la.'?nekiin şehrinde meydan isterim
