ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
60 sonuç · “Hak”
01Hakkıyye
Atpazârî Osman ve Bursalı İsmâil Hakkı çizgisindeki şube.
İshâkıyye / Karadağlık Hâceleri
Ahmed Kâsânî'nin halifesi Lutfullah Çûstî ve Hâce İshak Velî üzerinden Doğu Türkistan'a yayılan; Karadağlık Hâceleri diye de bilinen Kâsânî kolu.
Celvetiyye
Üftâde ve Aziz Mahmud Hüdâyî ile belirginleşen; tezkiye, tasfiye, tecliye, zikir, hizmet ve halk içinde Hak ile olmayı öne çıkaran tasavvuf yolu.
Îseviyye (Kādiriyye)
Şeyh Îsâ hakkında gelenek içi anlatıya dayanan erken Kādirî nispet.
Nûrbahşiyye
İshak Huttalânî–Muhammed Nûrbahş hattında gelişen; sonraki dönemde kendine özgü siyasî ve itikadî yönler kazanan kol.
Hakiki-zâde Şeyh Osmân Efendi
Hakîkîzâde Osman Efendi, Seyfullah Efendi'nin halifesi; Eğrikapı'daki evini zâviye haline getirerek irşad hizmetinde bulunan sûfî ve divan sahibi şairdir.
Hakîm Ata (Süleyman Bâkırgānî)
Hakîm Ata diye tanınan Süleyman Bâkırgānî, Ahmed Yesevî'nin en meşhur halifelerinden; Türkçe hikmetleri, Bakırgan çevresi ve Zengi Ata'ya uzanan irşad halkasıyla Yesevîliğin Orta Asya'daki yayılışının başlıca isimlerindendir.
Hakîm Çelebi Tekkesi Şeyhi Ahmed Efendi
Ahmed Efendi (ö. 1034/1624-25), Tire’den yetişmiş; Aydın Yenişehir’de müderris ve müftülükten sonra Nakşibendî terbiyeye yönelerek Hakîm Çelebi Zâviyesi’nde irşad yürütmüş âlim şeyhtir.
Abdullah-ı Berzişâbâdî
Abdullah-ı Berzişâbâdî (789/1387–872/1467-68), Muhammed Pârsâ ve Ya‘kūb-i Çerhî’den Hâcegân-Nakşibendî terbiyesi, İshak Huttalânî’den Kübrevî hilâfeti alan; Horasan’daki irşad hattı daha sonra Zehebiyye silsilelerince geriye dönük olarak sahiplenilen sûfîdir.
Ali el-Havvâs el-Burullusî
Ali el-Havvâs el-Burullusî (ö. 939/1532), İbrâhim el-Metbûlî'nin irşad hattını Kahire'de sürdüren; şeriat–hakikat bütünlüğü, Muhammedî terbiye ve ümmî irfan anlayışı Şa‘rânî'nin eserleriyle günümüze ulaşan Mısırlı sûfîdir.
Ali Senâî Efendi
Ali Senâî Efendi (ö. 1200/1786), Edirne’de doğan, Keşan’da babası Süleyman Zâtî’nin terbiyesinde sülûkünü tamamlayan; Edirne’de kendi adıyla anılan dergâhta irşad eden ve mürettep Dîvân-ı İlâhiyyât bırakan Celvetî-Hakkî şeyhidir.
Atpazârî Seyyid Osman Fazlı Efendi
Atpazârî Osman Fazlı Efendi (1632–1691), Şumnu’da doğup Zâkirzâde Abdullah Efendi’nin terbiyesinde yetişen; Aydos, Filibe ve İstanbul’da irşad faaliyetleri yürüten, Ekberî-Konevî çizgide eserler veren ve Mağusa sürgününde vefat eden Celvetî şeyhidir.
Baba Yûsuf Hakîkî
Baba Yûsuf Hakîkî (ö. 893/1488), Somuncu Baba’nın oğlu; Hacı Bayrâm-ı Velî’nin terbiyesinde yetişen, Aksaray’daki Melik Mahmud Gazi Hankahı’nın şeyhi ve Hakîkî-nâme ile Muhabbetnâme’nin müellifidir.
Bahşî Efendizâde Şeyh İsmail Hakkı Efendi
Bahşî Efendizâde Şeyh İsmail Hakkı Efendi (d. 1862-63), Kütahya Balıklı Mahallesi’ndeki Bahşî Efendi / Muslihiddin Velî Dergâhı’nın Halvetî-Şâbânî postnişini ve Meclis-i Umûmî üyesidir.
Balıkesirli Kara Mehmed Efendi
Balıkesirli Kara Mehmed Efendi (ö. 1139/1726-27), Müfettişzâde Abdülkerîm Efendi’nin çevresinde yetişen; Bursa’nın çok sayıda vakıf medresesinde ve İnegöl İshak Paşa Medresesi’nde yaklaşık otuz beş yıl ders veren Osmanlı müderrisidir.
Bursalı İsmâil Hakkı
Bursalı İsmâil Hakkı (1653–1725), Atpazarî Osman Fazlı’nın halifesi; Üsküp, Ustrumca, Bursa, Tekirdağ, Şam ve Üsküdar’da irşad faaliyetinde bulunan; Rûhu’l-beyân başta olmak üzere yüzü aşkın eseriyle Celvetî irfanını tefsir, vaaz, şiir ve şerh geleneği içinde işleyen Osmanlı sûfî-müellifidir.
Ebû İshak Şâmî el-Çiştî
Ebû İshak Şâmî el-Çiştî (ö. 329/940-41), Bağdat’ta Mumşâd ed-Dîneverî’nin yanında yetişip Çişt’e gönderilen, Ebû Ahmed Abdal’ı yetiştirerek Çiştiyye nispetinin erken çevresini kalıcılaştıran sûfîdir.
Nokta
Nûru'l-Arabî'nin metin ve şerhlerinde çokluk ile birlik, insan hakikati ve bilginin kaynağı gibi konuları açıklamak için kullanılan yoğun sembol.
Halvet (Şâbâniyye)
Belirli süre tenhada ibadet ve zikirle meşgul olmanın yanında, Şâbânî yorumda toplum içinde de kalbi Hak ile tutma ve çokluk içinde birlik bilinciyle yaşama ilkesi.
Sâdât-ı Nehrî
Nehrî veya Şemdînî şeyhleri diye anılan Seyyid Tâhâ Hakkârî ailesi ve bu ailenin Nehrî Tekkesi'ndeki irşad halkası.
Nehrî Kolu
Seyyid Tâhâ Hakkârî'nin Şemdinli-Nehrî merkezinde şekillendirdiği, Nakşibendî-Hâlidî geleneğe bağlı bölgesel şube.
Etvâr-ı Seb‘a
Sözlük anlamı: “Yedi tavır” veya “yedi evre”. Tasavvuf terimi: Nefsin kötü sıfatlardan arındırılması ve mânevî olgunluğa yönelmesi sürecini yedi ana mertebede açıklayan seyrüsülûk tasnifi. Yaygın sıralama nefs-i emmâre, levvâme, mülhime, mutmainne, râziyye, marzıyye ve kâmiledir. Halvetî geleneklerin bir bölümünde bu mertebelere Lâ ilâhe illallah, Allah, Hû, Hak, Hay, Kayyûm ve Kahhâr isimleri bağlanır. Renk, nur, makam, seyr ve peygamber kademi eşleştirmeleri müellif ve kola göre değişebilir; bütün tarikatlar için tek ve değişmez şema sayılmaz.
Esmâ-i Seb‘a
Etvâr-ı Seb‘a terbiyesinde kullanılan yedi ilâhî isim için kullanılan terimdir. Harîrîzâde'nin Halvetî-Bekrî şemasında bunlar Lâ ilâhe illallah, Allah, Hû, Hak, Hay, Kayyûm ve Kahhâr olarak sıralanır. Her isim nefsin bir mertebesi, belirli bir seyr, makam ve mânevî dikkat biçimiyle ilişkilendirilir. Zikir sayısı ve mertebeler arası geçiş, kaynaklarda mürşidin gözetimine bağlanır.
Abâdile
Abâdile , Arapça “Abdullahlar” anlamına gelir. Başına abd kelimesi getirilerek yapılan Abdurrahman, Abdülkuddûs, Abdülkādir ve Abdülkerîm gibi birleşik isimler için de kullanılır. Tasavvufî anlamı Tasavvuf dilinde abâdile, ilâhî isimlerden birinin tecellisini kendisinde belirgin biçimde gerçekleştiren kimseleri ifade eder. Sâlik, hangi ilâhî ismin hakikatine daha güçlü biçimde mazhar olmuşsa o isme nispet edilen kulluk vasfıyla anılır. Meselâ el-Mün‘im, “nimet veren” demektir. Bu isme belirgin biçimde mazhar olan kul, Allah’ın nimet vericiliğini daha çok müşahede eder; kendisine ulaşan nimeti başkalarına yansıtması onun ahlâkında öne çıkar. Böylece isimle kul arasında rubûbiyet ve ubûdiyet ilişkisi kurulur. Abdülcebbâr, Abdülmüntakim, Abdülkādir, Abdülhâdî, Abdülhalîm ve Abdüssabûr gibi isimler de aynı adlandırma mantığı içinde değerlendirilir.
Âbaü'l-ahval
(آباء الاحوال) Hal babaları. tas. a Sahip oldukları hallere hâkim olan, hal sahibi olduklarını başkalarına hissettirmeyen, halin tesiriyle dengelerini, doğal ve her zamanki davranışlarını değiştirmeyen salikler. b Cezbe ve şevk gibi hallere mağlup ve mahküm olup kendilerinden geçen ve dengelerini kaybeden sâliklere ebnâü'-ahval (hal çocukları) denir. Bunlar sekr ve cezbe halindeyken şer'i hükümlere uymayan sözler söyleyebilir, fıkıh ölçülerine göre caiz olmayan işler yapabilir; fakat bu türden beyan ve davranışlardan sorumlu olmazlar. Zira hal sebebiyle bilinç ve iradelerini ya kısmen ya da tamamen yitirmişlerdir. Bu zümrenin en iyi örneği meczuplar ve behlüllerdir. Dini his ve heyecanların etkisiyle olağan olmayan biçimde konuşan ve hareket eden her sâlik ebndülahval'dendir. Âbaü'l-ahval temkin, ebndü'l-ahval telvin sahibidir. Temkin, telvinden üstündür. Hallâc, “Peygamberler haller üzerinde tam olarak hâkimiyet kurmuşlardır; bu hallerde diledikleri gibi tasarruf ederler. Diğerlerine ise haller musallat kılınmıştır. Onlar üzerinde haller tasarruf eder, oysa haller nebilerin yönetimi ve etkisi altındadır” der. Bkz. Temkin, Telvin. Abd—Abdiyet i. ar. (4 (عبد - عبد 1. Kul, köle, bende. 2. tas. Hakk'a kul olduğu için başkasına kul olmayan. Hz. Peygamber'in en yüce makamı, insanoğlunun sahip olduğu manevi mertebelerin en yükseği abdiyettir (kulluk). Kelime-i sehadette,
Abdal
بدال) 1) & Bedel, Bedil. ع Abdalan (Bedel kelimesinin çoğulu olan abdal kelimesi, tekil kabul edilerek Türkçede abdallar (evlatlar gibi], Farsçada abdalan şeklinde çoğul yapılır; bir bakıma çoğulun çoğulu olmaktadır.) Sayıları yedi, yetmiş ya da kırk olarak gösterilen bir evliya zümresi. Abdal-ı Hak, abdullah, evliya, hak erenler. Dünyadan habersiz kalacak kadar kendini ahirete, gönlünü Hakk'a veren saf derun insanlar, ermişler. Bkz. Büdelâ.
Abd ve abdiyet
Kul ve kulluk. Tasavvufta insanın Hakk’a tam yönelmesi, benlik iddiasından uzaklaşması ve Allah'tan başkasına kulluk etmemesi anlamında kullanılır.
Abdullah
(4 | (عبد Allah'ın kulu, Tanrı kulu. tas. a Allah'ın kendisinde bütün isimlerle tecelli ettiği kul. Allah ismine mazhar olan insan. Allah'ın kulları içinde derecesi en yüksek olan Abdullah'tır; çünkü o ism-i azamı kendisinde gerçekleştirmiş, Hakk'ın bütün sıfatlarını kazanmıştır. Bu yüzden Abdullah ismi, Peygamber'e özel kılınmıştır (Cin Suresi, 19). Tebaiyet yoluyla onun vârislerine de bu isim verilir. b İsmi bilinmeyen her insana Abdullah (Tanrı kulu) diye hitap edilir. Genellikle kabre konan cenazeye telkin verilirken, “Ya Abdullah, ya emete'llah,” denir.
Âb-ı hayvân
Hayat suyu, ölümsüzlük suyu. Tasavvuf şiirinde mârifet, ilâhî aşk ve hakikat bilgisi için kullanılan bir mecazdır. Hızır ile İlyas’ın karanlıklar ülkesinde bu suyu bulduğu anlatısı çevresinde, gönlü dirilten irfanı ve mânevî hayatı temsil eder.
İsmâil Hakkı Bursevî Camii ve Türbesi
Bursa · Türkiye · Kendi imkânlarıyla Tuzpazarı'nda inşa ettirdiği cami; kabri caminin kıble tarafındadır. İlişkili kişi dosyası İsmâil Hakkı Bursevî : İsmâil Hakkı Bursevî (1063/1653–1137/1725), Atpazarî Osman Fazlı'nın yanında yetişen; Bursa, Üsküp, Şam, Tekirdağ ve Üsküdar arasında vaaz, irşad ve telif faaliyeti yürüten Celvetî şeyhi ve müfessirdir.
Üsküp
Üsküp · Kuzey Makedonya · Sefîne'ye göre doğum yeri; Edirne'ye yerleştiği için sonradan 'Edirneli' diye anılmıştır. İlişkili kişi dosyası Vahdetî Osman Efendi : Vahdetî Osman Efendi (ö. 1723), Üsküp doğumlu, Edirne'de yaşayan; İsmâil Hakkı Bursevî ve Hasan Sezâî çevresiyle irtibatlı Celvetî âlim ve şairdir.
İsmâil Hakkı Camii ve Türbesi, Tuzpazarı
Bursa · Türkiye · 1135/1723'te Bursa'ya döndükten sonra kendi imkânlarıyla inşa ettirdiği cami; 9 Zilkade 1137'de (20 Temmuz 1725) vefat etmiş ve kabri caminin kıble tarafına yapılmıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Bursalı İsmâil Hakkı : Bursalı İsmâil Hakkı (1653–1725), Atpazarî Osman Fazlı’nın halifesi; Üsküp, Ustrumca, Bursa, Tekirdağ, Şam ve Üsküdar’da irşad faaliyetinde bulunan; Rûhu’l-beyân başta olmak üzere yüzü aşkın eseriyle Celvetî irfanını tefsir, vaaz, şiir ve şerh geleneği içinde işleyen Osmanlı sûfî-müellifidir.
Tire
Tire · Türkiye · Kaynak, Bostan Efendi'nin 904 (1498) yılında İzmir yakınlarındaki Tire kazasında, Tireli tüccar Muhammed Ali'nin oğlu olarak dünyaya geldiğini kaydeder. İlk hocası Sâdık Efendi'nin yanında Kur'an'ı ezberlemesi ve Tireli Molla Efendi'nin sohbetlerinde bulunması da bu şehirde geçmiştir.
Kirmasti Medresesi
İstanbul · Türkiye · Yirmi beş akçe ile müderrisliğini yaptığı medrese; nisbesiyle aynı adı taşır. İlişkili kişi dosyası Kirmastızâde Hüsrev Efendi : Kirmastızâde Hüsrev Efendi (ö. 967/1559-60), İznik'te yetişmiş; Rumeli şehirlerinde kadılık yapmış ve Sadru'ş-Şerîa üzerine hâşiye yazmış âlimdir.
Sûlikān köyü
Rey / Tahran · İran · Şâhruh'un ölümünden (850/1447) sonra serbest kalıp yerleştiği ve 14 Rebîülevvel 869'da (14 Kasım 1464) vefat ettiği köy; hayatının son dönemini burada geçirmiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Nûrbahş : Muhammed Nûrbahş, İshak Huttalânî çevresindeki Kübrevî terbiyesi, mehdîlik iddiası etrafındaki siyasî gerilimler ve sonraki Nurbahşiyye kollarıyla XV. yüzyıl İran tasavvuf tarihinin tartışmalı ismidir.
Kâsân
Fergana vadisi · Özbekistan · Fergānî'nin doğduğu, Mâverâünnehir'in Fergana vadisindeki şehir; Kâsânî nisbesi buradan gelir. Hayatı ve ailesi hakkında yeterli bilgi yoktur; Zehebî'nin “öldüğünde yetmiş yaşlarındaydı” kaydından hareketle 620 (1223) yılı civarında doğduğu söylenebilir. Tarihî şehrin bugünkü karşılığı kesinleştirilmediğinden koordinat verilmemiştir.
Vardar Yenicesi (Giannitsa)
Giannitsa · Yunanistan · Evrenoszâde Ahmed Bey'in yaptırdığı hankaha yerleşip ölümüne kadar ayrılmadığı, Selânik'e yaklaşık 40 km. uzaklıktaki kasaba. Evliya Çelebi buradaki türbesinden uzun uzun bahseder; ancak Semavi Eyice ve Ekrem Hakkı Ayverdi türbeye dair herhangi bir ize rastlayamamışlardır — bu yüzden verilen konum kasaba ölçeğinde ve yaklaşıktır.
Balım Sultan Türbesi, Hacıbektaş
Nevşehir · Türkiye · Hacı Bektâş-ı Velî Türbesi'nin yanındadır; kapı kitâbesinde Hacı Bektaş soyundan Resul Balı'nın oğlu olarak gösterilir — nesebi hakkındaki üç iddiadan birinin tek yazılı dayanağı budur. İlişkili kişi dosyası Balım Sultan : Balım Sultan (Hızır Balı, ö. 922/1516 [?]), Dimetoka’daki Kızıldeli çevresinden Hacıbektaş pîr evine gelen; Bektaşiyye’nin merkezî teşkilâtını, mücerredlik ve on iki post erkânını sistemleştirdiği için pîr-i sânî kabul edilen mutasavvıftır.
Molla Çelebi Camii
İstanbul · Türkiye · Tekaüdünden sonra oturduğu Fındıklı kasabasında, bu caminin sahasına defnedildi. İlişkili kişi dosyası İshakzâde Şeyh Mehmed Efendi : İshakzâde Şeyh Mehmed Efendi (ö. 1729), âlim Kürd İshak Efendi'nin oğlu olup İstanbul medreselerinde görev yapan Osmanlı ilmiye mensubudur.
Gölbaşı köyü
Gölbaşı (Toyran) · Türkiye · Kaynağın “Toyran kazâsına tâbi Gölbaşı adlı karye” diye kaydettiği doğum yeri. Tahsilini tamamladıktan sonra memleketine dönmüştür. İlişkili kişi dosyası Toyranlı Mehmed Efendi : Toyranlı Mehmed Efendi (ö. 1010/1601-02), Gölbaşı köyünden yetişip Sofyalı Bâlî Efendi’nin hizmetinde tarikat terbiyesini tamamlamış; İbrahim Paşa’nın yaptırdığı cami ve hânkāhta irşad yürütmüş Halvetî şeyhidir.
Kahire
Kahire · Mısır · İbn Nüceym'in 926'da (1520) doğduğu, erken yaşta fetva ve ders vermeye başladığı, etrafında geniş bir ders halkası teşekkül ettiği ve 970'te (1563) vefat ettiği şehir. Döneminde Mısır'ın önde gelen Hanefî âlimlerindendi.
Nakşibendiyye'yi Okumak: Kaynaklar ve Yöntem
Risâle-i Kudsiyye, Faslü'l-hitâb ve modern Nakşibendiyye araştırmalarının aynı soruya farklı kanıt türleriyle nasıl cevap verdiğini açıklayan yöntem yazısı.
Altın Silsile: Kırk Halka
Nakşibendî geleneğin kırk halkasını dönem adları, aktarım biçimleri ve farklı silsile tertiplerine dair ihtiyat notlarıyla birlikte okuyan ana dosya.
Nûru'l-Arabî'de Sülûk ve Tevhid Mertebeleri
Fiillerden sıfatlara, zâttan cem mertebelerine uzanan eğitim dili üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Nûru'l-Arabî'nin Eserleri: 75 Başlıklı Bir Külliyat
Türkçe ve Arapça şerhler, risaleler, tefsirler ve takrirler üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
İstanbul'da Melâmî Şeyhleri ve Tekkeler
Nûru'l-Arabî çevresinin şehirdeki temas ve temsil mekânları üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Melâmîlikte Nokta Sembolü
Birlik, çokluk, yazı ve insan hakikati arasında kurulan yoğun mecaz üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Şâbânî Seyr ü Sülûk Haritası
Tevbe ve kelime-i tevhid telkininden İslâm-iman-ihsan mertebelerine üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Halvet, Erbaîn, Zikir ve Devrân
Şâbânî uygulamalarının anlamı, düzeni ve değişen biçimleri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Celvetiyye'nin Şubeleri ve Tekkeleri
Dört şube ve şehir ağı. Monografiden hareketle hazırlanmış özgün inceleme.
1925 Öncesi İstanbul Rifâî Dergâhları
Risâlede semtleriyle kaydedilen 56 tekke ve zâviye. Risâleden hazırlanmış özgün ve ihtiyatlı editoryal inceleme.
Hasan-ı Basrî'nin Zühd ve Hüzün Anlayışı
Dünyayı terk etmekten kalbi korumaya. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Celvetiyye ve Halvetiyye Arasındaki Fark
Ortak kök, farklı sülûk vurguları. Ecvibe ve karşılaştırmalı makaleden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
Sayfalar 1–10
Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha
Sayfalar 1–8
Muzaffer Ozak Külliyatı · eSSz ELHAC MUZAFFER OZAK İR$ÂD 152 0 3.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALAH
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 1–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA