ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
28 sonuç · “Fakr”
01Ahmed er-Rifâî
Ahmed er-Rifâî (512/1118 – 578/1182), Batâih bataklıklarındaki Ümmüabîde'de irşad eden Rifâiyye'nin pîri; “ebü'l-alemeyn” unvanıyla anılan âlim-sûfî, kerameti değil edeb i esas alan ve tekkesinde her gün binlerce kişiyi doyuran mürşid.
Şeyh Ali Fakrî Efendi
Ali Fakrî Efendi, Sa‘diyye’den hilâfet sahibi; Nakşibendî, Rifâî ve Sünbülî çevreleriyle de irtibat kuran, Seyyid Ahmed Buhârî Dergâhı şeyhi, Meclis-i Meşâyih üyesi, şair ve müelliftir.
Şeyh Muhammed Fakrî-i Kırımî
Muhammed Fakrî-i Kırımî, Halvetiyye’nin Cemâliyye hattına mensup; Sezâî-i Gülşenî’nin sohbetinden ve teberrüken hilâfetinden faydalanmış, Menâzilü’s-sâirîn’i şerh etmiş Kırımlı bir sûfîdir.
Fakr
Yoksulluk. tas. a Dervişlik, sâlikin hiçbir şeye malik ve sahip olmadığının şuurunda olması, her şeyin gerçek malik ve sahibinin Allah olduğunu idrak etmesi. İnsan Allah'ın kulu olduğundan; insan da, ona nispet edilen diger şeyler de hakikatte onun mevlâsı olan Allah'ındır. b Sâlikin kendisini daima Allah’a muhtaç bilmesi, Allah'ın hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını kavraması. ¢ Fena, fena fi'llah. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için HM 28 kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir. Fakr-ı manevi Kişinin kendisini mutlak surette Hakk’a muhtaç bilmesi, katında varlıklı olma ile yoksul olma hallerinin bir ve eşit olması; olunca şımarmaması, olmayınca üzülmemesi. Süfilikte önemli ve değerli olan manevi fakrdir.
Ümmüabîde (türbesi ve tekkesi)
Vâsıt çevresi · Irak · Batâih bölgesindeki doğum yeri; dayısının işaretiyle yerleşip ölünceye kadar irşad ettiği tekke buradaydı. Türbesi Bağdat'ın güneyinde Vâsıt yakınlarındadır. İlişkili kişi dosyası Ahmed er-Rifâî : 512/1118’de Batâih bölgesindeki Ümmüabîde’de doğan Ahmed er-Rifâî, Şâfiî fıkhı, hadis, hizmet, fakr ve irşadı aynı rivâk çevresinde birleştirdi. XII. yüzyılda teşkilâtlanan Rifâiyye onun ilmî ve ahlâkî mirası etrafında Irak’tan geniş bir coğrafyaya yayıldı.
Emîr Buhârî Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Unkapanı'nda XIX. yüzyılda inşa edilen Nakşibendî tekkesinin son şeyhi Ali Fakrî Efendi'dir (ö. 1928); bu görevi 1877'den tekkelerin kapatıldığı 1925 yılına kadar sürdürmüştür. Tekke 1906'da onarım görmüş, kapatıldığı sırada bakımlı durumdaydı. Adını, kabri üzerine türbe yapılan Nakşibendî şeyhi Emîr Ahmed Buhârî'den alır; cümle kapısı Üsküplü caddesi üzerindedir.
Karâfe Mezarlığı
Kahire · Mısır · 13 Cemâziyelevvel 709'da (19 Ekim 1309) Medrese-i Mansûriyye'de vefat ettikten sonra defnedildiği mezarlık; kabri bugün de ziyaret edilmektedir. İlişkili kişi dosyası İbn Atâullah el-İskenderî : Tâcüddîn İbn Atâullah el-İskenderî (ö. 1309), Mâlikî fakihi, vaiz ve Şâzelî şeyhi; amel, ihlâs, tevekkül, fakr ve mârifet öğretisini el-Hikem başta olmak üzere eserleriyle kalıcılaştırdı.
Batâih
Batâih · Irak · Bağdat ile Basra arasındaki bataklık bölge; tarikatın bir süre Batâihiyye adıyla anılmasının sebebi burasıdır. İlişkili kişi dosyası Ahmed er-Rifâî : 512/1118’de Batâih bölgesindeki Ümmüabîde’de doğan Ahmed er-Rifâî, Şâfiî fıkhı, hadis, hizmet, fakr ve irşadı aynı rivâk çevresinde birleştirdi. XII. yüzyılda teşkilâtlanan Rifâiyye onun ilmî ve ahlâkî mirası etrafında Irak’tan geniş bir coğrafyaya yayıldı.
Kahire
Kahire · Mısır · Muhtemelen şeyhinin izniyle vaaz ve irşad için gidip yerleştiği şehir; çevresinde Sübkî'nin babasının da katıldığı geniş bir cemaat oluştu ve İbn Teymiyye ile tartışmaları burada geçti. İlişkili kişi dosyası İbn Atâullah el-İskenderî : Tâcüddîn İbn Atâullah el-İskenderî (ö. 1309), Mâlikî fakihi, vaiz ve Şâzelî şeyhi; amel, ihlâs, tevekkül, fakr ve mârifet öğretisini el-Hikem başta olmak üzere eserleriyle kalıcılaştırdı.
Hacı Bektâş-ı Velî Dergâhı
Nevşehir · Türkiye · Gelenekte uzun müridlik yıllarını geçirdiği ve cihâz-ı fakr ile bâtın kılıcını aldığı dergâh. Kaynak bu bağı kronolojik olarak mümkün bulmaz. İlişkili kişi dosyası Hacım Sultan : Hacım Sultan, XIV. yüzyılda Germiyan sahasında yaşadığı anlaşılan; 1321 tarihli Susuz zâviyesi, konar göçer Türkmen çevresi ve erken Vilâyetnâmesi üzerinden tanınan, daha sonra Bektaşî geleneğin başlıca halife şahsiyetlerinden biri kabul edilen Kalenderî-Haydarî şeyhidir.
Medine (Ravza-i Mutahhara)
Medine · Suudi Arabistan · 1160 hac dönüşünde ziyaret etti; şehir uzaktan görününce devesinden inip yürüyerek girdi. Meşhur “uzanan el” menkıbesinin geçtiği yer. İlişkili kişi dosyası Ahmed er-Rifâî : 512/1118’de Batâih bölgesindeki Ümmüabîde’de doğan Ahmed er-Rifâî, Şâfiî fıkhı, hadis, hizmet, fakr ve irşadı aynı rivâk çevresinde birleştirdi. XII. yüzyılda teşkilâtlanan Rifâiyye onun ilmî ve ahlâkî mirası etrafında Irak’tan geniş bir coğrafyaya yayıldı.
Medrese-i Mansûriyye
Kahire · Mısır · Vefat ettiği medrese. Konumu Beyne'l-Kasreyn bölgesindeki Mansûr Kalavun külliyesine göre yaklaşık verilmiştir. İlişkili kişi dosyası İbn Atâullah el-İskenderî : Tâcüddîn İbn Atâullah el-İskenderî (ö. 1309), Mâlikî fakihi, vaiz ve Şâzelî şeyhi; amel, ihlâs, tevekkül, fakr ve mârifet öğretisini el-Hikem başta olmak üzere eserleriyle kalıcılaştırdı.
Mürsiye (Murcia)
Murcia · İspanya · Mürşidi Ebü'l-Abbas el-Mürsî'nin nisbet edildiği Endülüs şehri; Şâzeliyye'nin Mağrib-Endülüs kökenini gösterir. İlişkili kişi dosyası İbn Atâullah el-İskenderî : Tâcüddîn İbn Atâullah el-İskenderî (ö. 1309), Mâlikî fakihi, vaiz ve Şâzelî şeyhi; amel, ihlâs, tevekkül, fakr ve mârifet öğretisini el-Hikem başta olmak üzere eserleriyle kalıcılaştırdı.
Mekke
Mekke · Suudi Arabistan · 1160'ta yakınları ve müridleriyle hacca geldiği şehir; ceddi Rifâa el-Hasan el-Mekkî de Karmatî kargaşası sırasında buradan hicret etmişti. İlişkili kişi dosyası Ahmed er-Rifâî : 512/1118’de Batâih bölgesindeki Ümmüabîde’de doğan Ahmed er-Rifâî, Şâfiî fıkhı, hadis, hizmet, fakr ve irşadı aynı rivâk çevresinde birleştirdi. XII. yüzyılda teşkilâtlanan Rifâiyye onun ilmî ve ahlâkî mirası etrafında Irak’tan geniş bir coğrafyaya yayıldı.
Basra
Basra · Irak · Dedesi Seyyid Yahyâ'nın Hicaz dönüşünde yerleştiği ve Tâlibiyyûn nakibliğiyle Şiî-Sünnî kavgalarına son vermekle görevlendirildiği şehir. İlişkili kişi dosyası Ahmed er-Rifâî : 512/1118’de Batâih bölgesindeki Ümmüabîde’de doğan Ahmed er-Rifâî, Şâfiî fıkhı, hadis, hizmet, fakr ve irşadı aynı rivâk çevresinde birleştirdi. XII. yüzyılda teşkilâtlanan Rifâiyye onun ilmî ve ahlâkî mirası etrafında Irak’tan geniş bir coğrafyaya yayıldı.
Şâzile
Şâzile · Tunus · Tarikata adını veren Ebü'l-Hasan eş-Şâzelî'nin nisbet edildiği yer. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası İbn Atâullah el-İskenderî : Tâcüddîn İbn Atâullah el-İskenderî (ö. 1309), Mâlikî fakihi, vaiz ve Şâzelî şeyhi; amel, ihlâs, tevekkül, fakr ve mârifet öğretisini el-Hikem başta olmak üzere eserleriyle kalıcılaştırdı.
TASAVVUFUN MÂHİYETİ
Avârifü’l-Maârif · 5. bölüm · Abdullah İbnu Ömer (r.a), Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her şeyin bir anahtarı vardır; Cennetin anahtarı da miskinleri ve fakirleri sevmektir. Çünkü sa
SEBEPLERE SARILMADA SÛFİLERİN TUTUMLARI
Avârifü’l-Maârif · 19. bölüm · Sebeplere sarılma ve onları terketme hususunda sûfilerin halleri birbirinden farklıdır. İlâhî fetih ve keşfe mazhâr olanlar, belirli bir rızık kapısına bağlanmaz, sebeplere sarılma
MÂNEVÎ FETİHLER VE İLÂHÎ İHSANLAR
Avârifü’l-Maârif · 20. bölüm · Sûfinin, Allahu Teâlâ ile meşguliyeti kemâle erince ve içinde bulunduğu vaktin hukukuna tam riâyetle takvâda ilerleyip zühdü tamam olunca, sebeplere sarılmayı terk eder. Kendisine
SÛFİLERİN AHLÂKI
Avârifü’l-Maârif · 30. bölüm · 1-TEVÂZU. Sûfilerin en güzel ahlâkı Tevâzudur. Kul, tevâzu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Tevâzu ve hikmet hâzinesine sahip olan bir kimse, herkes onu nasıl görüyo
EHLULLAHIN İLÂHÎ HUZURDAKİ EDEBİ
Avârifü’l-Maârif · 32. bölüm · Bütün edebler, Rasûlullah Efendimiz’ den (s.a.v) alınıp öğrenilir. Çünkü Efendimiz (sav), zâhiren ve bâtınen bütün edeplerin kaynağıdır. Allahu Teâlâ, O’nun huzûr-u ilâhiyedeki güz
Sayfalar 34–41
Muzaffer Ozak Külliyatı · Birincisi; gökyüzüdür. Güneşi, ayı, yıldızları ve daha güremediğimiz, bilemediğimiz diğer varlıkları ile enginleşen o muhteşem gökyüzünü bir düşününüz. Düşününüz ki, insanoğlu, en
Sayfalar 41–48
Muzaffer Ozak Külliyatı · ETVAR-I-SEB'ADA OLAN ESMÂ-I-İLÂHİYYENİN RENKLERI Tevhidin nuru hava'i mavi Ism-i-celâlin nuru kırmızı İsm-i-Hû'nun nuru yeşil İsm-i-Hak'kın nuru beyaz Ism-i-Hay'yın nuru sarı İsm-i
Sayfalar 43–49
Muzaffer Ozak Külliyatı · larım için bina ettirdigim beytime nasıl girebiliyorsun?) O ânda, Hak celle ve alâ hazretleri kalbime rahmet nazarı ile nazar buyurarak, Arafat'ta zat-ı hakka ârif olduğum gibi Saf
Sayfalar 57–65
Muzaffer Ozak Külliyatı · İRŞAD ONIKINCİ DERS MÜNDERECAT: Ramazana ait mev'ize, âyeti kerime ve hadisi şerifler, meâlleri ile; Oruç ve teravihin faziletiyle verilen ilâhi ecirler ve insanlara ibret verecek
Sayfalar 207–213
Muzaffer Ozak Külliyatı · kuşbaşı ve bir kısmını da pirzola haline getirmeli ve bunları parçalar halinde vilâyetlere göndererek halka teşhir etmeli ve padişahını aldatmaya kalkanın sonunun böyle olacağı her
Sayfalar 311–325
Muzaffer Ozak Külliyatı · 000. vel-mürseliyne vel-Evliyâ'i ves-sâlihiyne ve al âmelâ'iketike vel-mukarrebiyne ve alâ ehl-i tâ'atike ema'iyne min ehl-is-semâvati ve ehl-il aradiyne rıdvanullahi teâlâ alâ âl-
Sayfalar 233–238
Muzaffer Ozak Külliyatı · yan zannedip, Rabbisine ibadet kılmayıp, Allahın rızasını göetmeyenler ve nefsinin esiri olanlar, böyle yanlış hareketleri sadece burada yaptıkları bayram ile kalacaklardır. Mü'min