Ara
Menü

SEBEPLERE SARILMADA SÛFİLERİN TUTUMLARI

2.081 kelime · kısa başlangıç

Sebeplere sarılma ve onları terketme hususunda sûfilerin halleri birbirinden farklıdır. İlâhî fetih ve keşfe mazhâr olanlar, belirli bir rızık kapısına bağlanmaz, sebeplere sarılmaz ve kimseden bir şey istemezler. Bazısı, çalışıp kazanır, bazısı ihtiyaç hâlinde başkasından ister. Hepsinin, bu hususta dikkat ettikleri bir edep ve korumaya çalıştıkları bir ölçü vardır. Derviş, nefsini ilimle idâre edip yönettiği zaman, Allahu Teâlâ kendisine, sebeblere sarılma veya sebepleri terketme konusunda İlâhî bir anlayış ve bilgi verir. Dervişin, mümkün olduğu nispette kimseden bir şey istememesi gerekir. Hz. Resûlullah (sav), başkasından bir şey istememe konusunda ısrarlar emir ve tavsiyelerde bulunmuştur. Başkasının elindekine gözü dikmemeye ve kimseden bir şey istememeye teşvik eden hadislerden birisi şudur: Sevban (r.a) anlatıyor: Rasûlullah (a.s) buyurdu ki: Ben: “Kim bana, tek bir şeyi yapacağına söz verirse, ben de onun Cennete girmesine kefil olurum.” “Ben söz veririm ya Rasûlellah” dedim. Efendimiz (sav): “İnsanlardan hiçbir şey isteme!’’ buyurdu. Bu hâdiseden sonra, Sevban (r.a) yolda giderken…

Okumaya kaldığınız yerden devam edin.

Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.

Giriş yapÜcretsiz üye ol