Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

34 sonuç · “Bahr

01
Şahsiyet

Ezelîzâde Abdurrahman b. İbrâhim

Ezelîzâde Abdurrahman b. İbrâhim (ö. 972/1565), Şeyh Cemâl Efendi’den Halvetî terbiyesi alan; Konya Sâhib Ata Zâviyesi’nde zâhirî ve bâtınî ilimleri okutan, Vişne Efendi’nin irşadını tamamlayan ve Bahrü’l-ulûm adlı tefsiri kaleme alan âlim-şeyhtir.

02
Şahsiyet

Kâtip Hacı Mustafa Fevzi Efendi

Eğinli Mustafa Fevzi Efendi (ö. 1924), Gümüşhânevî Ahmed Ziyâeddin ve Hasan Hilmi Efendilerin terbiyesinde yetişen; Bahriye’de kâtiplik yapan, vahdet-i vücûd, râbıta, tarikat âdâbı ve menâkıb üzerine eserler yazan Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir.

03
Şahsiyet

Şeyh Bahrî Dede

Şeyh Bahrî Dede (ö. 974/1566), Edirne’deki Koğacı Dede Zâviyesi’nden Bursa Muradiye’deki kendi zâviyesine uzanan irşad hayatı; melâmet tavrı, şiiri ve Sigetvar seferi anlatılarıyla tanınan XVI. yüzyıl sûfîsidir.

04
Şahsiyet

Şeyh Yûnus-ı Bahrî Efendi

Şeyh Yûnus-ı Bahrî Efendi Zamânımızda İstanbul’da bulunan bu zât-ı şerîf herkesin nazar-ı dikkatini celb eder. Uzun boylu, beyaz sakallı, nûr yüzlü, siyah cübbeli, siyah amâmeyi hâvî Halvetî taclı bir pîr-i nûrânîdir. 1260/(1844) senesinde Köstendil’de Kalem Abdullâh Efendi sulbünden dünyâya gelmiştir. Ümmî-i âlimdir. Köstendil’de kibâr-ı meşâyıh-ı Ramazâniyye-i Halvetiyye’den ve veliyy-i kâmil Müderris Baba sülâlesinden Şeyh Ali…

05
Şahsiyet

Zeynüddin İbn Nüceym el-Mısrî

Zeynüddin İbn Nüceym el-Mısrî (926/1520–970/1563), Kahire'de yetişen; el-Bahru'r-râik ve el-Eşbâh ve'n-Nezâir başta olmak üzere Hanefî fıkhının temel eserlerini yazan âlimdir.

06
Sözlük

Bahr

veya Bahir. ç. Buhür, Ebhar, Bihar. Deniz, derya, umman. 2. tas. a Hakk'ın sonsuz olan sıfat ve zat makamı ki, bütün eşya ve varlıklar bu sonsuz ummanın dalgalarıdır. b Külli varlık âlemi. Vahdet (birlik) umman, kesret (çokluk) bunun dalgalarıdır. Süfiler genellikle varlığın tek olduğunu, çokluğun görünürde kaldığını anlatmak için deniz örneğini kullanırlar (sm 183, NK 7). Bahr-i aşk, bahr-i muhabbet, bahr-i zat, bahrü'l-hakikat gibi ifadelerde kullanılır. Zehi deryâ-yı vahdet kim kesilmez hergiz emvâcı Bu kesret âlemi andan doğup nâçâr olur peydâ Niyâzi Deryâ-yı muhit casa geldi Kevn ile mekân hurüşa geldi Nesimi Bahreyn (cw 5x) 1. Iki deniz. 2. tas. Vücüp ve imkân sahası, zaruret ve cebir dairesi ile irade ve ihtiyar daireleri. Insan iradesinin etkili olduğu alana imkân dairesi, cebrin hâkim olduğu alana vücüp (zaruret) dairesi denir (sM 186). Bahr-ı atâ Lütuf denizi. Bahr-ı ateş Ateş denizi. Bahr-ı bilâ-şâti Sahili olmayan deniz, sonsuz derya. Bap Bahır-ı bi-pâyân (4 LU بى ><) I. Sahili olmayan deniz. 2, tas. Zat-ı kibriya, Iki deniz. 2. tas. Vücüp ve imkân sahası, zaruret ve cebir dairesi ile irade ve ihtiyar daireleri. Insan iradesinin etkili olduğu alana imkân dairesi, cebrin hâkim olduğu alana vücüp (zaruret) dairesi denir (sM 186). Bahr-ı atâ Lütuf denizi. Bahr-ı ateş Ateş denizi. Bahr-ı bilâ-şâti Sahili olmayan deniz, sonsuz derya. Bap Bahır-ı bi-pâyân (4 LU بى ><) I. Sahili olmayan deniz. 2, tas. Zat-ı kibriya,

07
Sözlük

Bahr-ı cüt

>) Cömertlik denizi, tas. a Hakk'ın lütuf ve ihsan denizi. b Tecelli nurları. c Kutsi ve ilâhî tecelliler. d Aşk denizi. e Hakk’a duyulan sonsuz sevgi, ilâhî aşk. f Hakk'ın daimi feyzi. g Allah'ın sonsuz nuru. hBir süfinin Allah'la arasindaki halin kesintisiz ve sürekli olması. Şibli, “Sizin haliniz kesintilidir, benim halim ise ucu bucağı bulunmayan bir okyanus” demiştir. Bâyezid Bistâmi ise sahilinde peygamberlerin durduğu bir denize daldığından söz eder. Bkz. Vakti müsermed. Bahr-ı hesti Varlık denizi. Bahr-ı iyan Açık deniz. | Bahr-ı meveddet Dostluk denizi. Bahr-ı muhit Okyanus, umman. Bahr-ı zuhur—Bahr-ı Butün Hakk'ın mazharları-Hakk'ın zatı.

08
Sözlük

Mecmau’l-bahreyn

_>ed | (مجيع Iki denizin birleştiği yer. tas. a Kabe kavseyn makamı; çünkü zaruret ve imkân daireleri burada birleşir. b İlâhî isimlerin ve kevni hakikatlerin birleştiği yer olması itibariyle cem'ü-vücut makamı (kı; cr). ء Kalp. Maddi ve manevi âlem kalpte birleştiği için ona bu ad verilmiştir. d Hızır ile Musa'nın buluşma yeri.

09
Mekân

Bahrâbâd Mescid-Hankahı

Nîşâbur · İran · Yirmi beş yılını seyahatle geçirdikten sonra 641 (1243-44) yılında memleketine dönüp yerleştiği Bahrâbâd’daki mescid-hankah. Burayı onararak irşad faaliyetini sürdürdü; hankahta tasavvufî faaliyetlerin sonraki asırlarda da devam ettiği anlaşılmaktadır. Oğlu ve halifesi Sadreddin İbrâhim kabrinin yanına bir imaret yaptırmıştır.

10
Mekân

Humeyserâ (Ayzâb)

Kızıldeniz kıyısı · Mısır · Şevval 656'da (Ekim 1258) hac yolunda vefat ettiği mevki; son gecesinde Hizbü'l-bahr'i tavsiye edip Ebü'l-Abbas el-Mürsî'yi halife tayin etmiştir. Konum Ayzâb bölgesine göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ebü’l-Hasan eş-Şâzelî : Ebü’l-Hasen Nûreddin Ali eş-Şâzelî (593/1197–656/1258), Abdüsselâm b. Meşîş’in terbiyesinde yetişip Tunus ve İskenderiye’de irşad halkaları kuran, Şâzeliyye’nin kurucu pîridir.

11
Mekân

Delhi

Delhi · Hindistan · Esir alındıktan sonra getirilip mülhidlikle suçlanarak idam edildiği başşehir (10 Eylül 1659). İlişkili kişi dosyası Dârâ Şükûh : Dârâ Şükûh, Miyân Mîr ve Molla Şah çevresindeki Kādirî ilgisi, sûfî tabakat eserleri ve dinî gelenekleri karşılaştıran çalışmalarıyla XVII. yüzyıl Hindistan düşüncesinde dikkat çeker.

12
Mekân

Köstendil

Köstendil · Bulgaristan · Yûnus-ı Bahrî Efendi'nin 1260/1844'te doğduğu ve on altı yaşında Şeyh Ali Efendi'ye intisap ettiği şehir; şeyhinin tekkesi de buradaydı. İlişkili kişi dosyası Şeyh Yûnus-ı Bahrî Efendi : Yûnus-ı Bahrî Efendi (d. 1260/1844), Köstendil’de Şeyh Ali Efendi’nin yanında otuz yıl yetişen; İştip ve Selânik’ten İstanbul’a göç ederek türbedarlık yapan Ramazânî-Halvetî şeyhidir.

13
Mekân

Bahrâbâd

Nîşâbur · İran · Nîşâbur civarındaki Cüveyn kasabasına bağlı köy. Sa'deddîn-i Hammûye burada doğdu, 641'de (1243-44) memleketine dönerek buraya yerleşti ve mescid-hankahı onarıp irşad faaliyetini sürdürdü. Öldüğünde büyük dedesi Muhammed b. Hameveyh'in buradaki kabri yanına defnedildi; oğlu Sadreddin İbrâhim kabrin üzerine bir kubbe ve yanına imaret yaptırdı. Hankahtaki tasavvufî faaliyetin asırlarca devam ettiği, XI. (XVII.) yüzyıla kadar silsilesi Hammûye'ye ulaşan Bahrâbâd dervişlerine rastlandığı kaydedilir.

14
Mekân

Musul

Musul · Irak · Kaynaklarda “Musullu Şeyh Seyyid Yûnus”un tekke açtığı belirtilen şehir; kurucusunun ölümünden sonra tekke başka bir tarikata geçmiştir. Bu kişiyle özdeşlik doğrulanmamıştır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Yûnus-ı Bahrî Efendi : Yûnus-ı Bahrî Efendi (d. 1260/1844), Köstendil’de Şeyh Ali Efendi’nin yanında otuz yıl yetişen; İştip ve Selânik’ten İstanbul’a göç ederek türbedarlık yapan Ramazânî-Halvetî şeyhidir.

15
Mekân

Bahrâbâd’daki kabri

Nîşâbur · İran · Vefat ettiğinde büyük dedesi Muhammed b. Hameveyh’in Bahrâbâd’daki kabri yanına defnedildi. Daha sonra oğlu Sadreddin İbrâhim kabrin üzerine bir kubbe, yanına da imaret yaptırdı. İlişkili kişi dosyası Sa‘deddin-i Cüveynî : Sa‘deddin-i Cüveynî (ö. 650/1252), Keşfü’l-mahcûb ve Secencelü’l-ervâh gibi eserleriyle anılan, Sadreddin Konevî ile sohbet etmiş Farsça yazan mutasavvıf ve şairdir.

16
Mekân

Selânik

Selânik · Yunanistan · 1296/1879'dan itibaren otuz yıl ikamet ettiği şehir; Pinti Hasan Mahallesi'nde Kula Kahvesi civarında, bir aralık da Koca Kasımpaşa Mahallesi'nde oturmuştur. İlişkili kişi dosyası Şeyh Yûnus-ı Bahrî Efendi : Yûnus-ı Bahrî Efendi (d. 1260/1844), Köstendil’de Şeyh Ali Efendi’nin yanında otuz yıl yetişen; İştip ve Selânik’ten İstanbul’a göç ederek türbedarlık yapan Ramazânî-Halvetî şeyhidir.

17
Mekân

Ecmîr (Ajmer)

Ajmer · Hindistan · 20 Mart 1615'te yakınlarında doğduğu şehir; 23 Mart 1659'da yine yakınlarında ikinci defa yenilip esir alınmıştır. Doğduğu ve yakalandığı yer aynıdır. İlişkili kişi dosyası Dârâ Şükûh : Dârâ Şükûh, Miyân Mîr ve Molla Şah çevresindeki Kādirî ilgisi, sûfî tabakat eserleri ve dinî gelenekleri karşılaştıran çalışmalarıyla XVII. yüzyıl Hindistan düşüncesinde dikkat çeker.

18
Mekân

Hârizm

Hârizm · Özbekistan · 605'te (1208-1209) gittiği ve Şehâbeddin Hîvekî'nin öğrencisi olduğu bölge. Hac dönüşü burada Necmeddîn-i Kübrâ'nın halkasına katıldı; 616 (1219) veya 617'de şeyhten icâzet alarak önde gelen halifelerinden oldu. Moğol istilâsı sırasında Necmeddîn-i Kübrâ'nın tavsiyesiyle Hârizm'den ayrıldı.

19
Mekân

Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi

Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Cerrâhiyye'nin merkez tekkesi ve pîr makamı. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Yûnus-ı Bahrî Efendi : Yûnus-ı Bahrî Efendi (d. 1260/1844), Köstendil’de Şeyh Ali Efendi’nin yanında otuz yıl yetişen; İştip ve Selânik’ten İstanbul’a göç ederek türbedarlık yapan Ramazânî-Halvetî şeyhidir.

20
Mekân

Kāsiyûn Zâviyesi

Dımaşk · Suriye · Dımaşk'ta Kāsiyûn dağı eteklerindeki zâviye; Hammûye burada bir süre irşad faaliyetinde bulundu. Birçok defa gittiği Dımaşk'ta İbnü'l-Arabî, Sadreddin Konevî ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ile sohbet ettiği nakledilir.

21
Makale

Şâzeliyye’de hizb, evrâd ve Delâilü’l-Hayrât

Hizbü’l-Bahr’dan Cezûlî’nin salavat derlemesine uzanan dua ve zikir metinleri.

22
Makale

Azbî Baba'dan Edib Harâbî'ye Bektaşî Şiiri

Azbî Baba ile Edib Harâbî'nin Dîvânlarını nüsha, intisap, nazım biçimi ve tarihî çevre bakımından karşılaştıran dosya.

23
Eser

Sayfalar 1–8

Muzaffer Ozak Külliyatı · eSSz ELHAC MUZAFFER OZAK İR$ÂD 152 0 3.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALAH

24
Eser

Sayfalar 48–56

Muzaffer Ozak Külliyatı · bütün bu alâmetler ölen o kimse için rahmet-i ilâhiyyenin nüzulüne işarettir. Haberde vârid olmuştur ki, Allahu teâlâ bir mü'minin ruhunu kabzetmek murad buyurduğunda, Melek-ül-mev

25
Eser

Sayfalar 50–55

Muzaffer Ozak Külliyatı · şarı atılabilir ve şehadet kapısı yüzüne kapanabilir. Iş, kitaba taallük etmiştir. Hadis-i şerifi, dikkat ve ibretinize sunarIm: inne ahadeküm yücmeu halkuhü ti batni ümmihi erbaiy

26
Eser

Sayfalar 84–89

Muzaffer Ozak Külliyatı · zamanlar, o da bizim gibi yiyor, içiyor, gezip dolaşıyor, aglıyor, gülüyor, üzülüyor ve seviniyordu. Bir tahta kurusu veya sivrisinek çıksa, tedirgin oluyor, yün veya pamuk döşekle

27
Eser

Sayfalar 97–102

Muzaffer Ozak Külliyatı · da içmek, yemek yediği tabağa ve su içtiği kaba üfürmemek, her yudumun evvelinde besmele ve sonunda el-hamdü lillah demektir. Behlül-ü Dâna, kadı efendiyi sabırla ve sükûnetle dinl

28
Eser

Sayfalar 96–103

Muzaffer Ozak Külliyatı · - 96 _ yaklaştığında mübarek bir zatın kendisine havzı nebiyden bir kâse doldurup uzattığında «Kimsiniz?» diye sorar. O zatı muhterem de «Ben ol kişiyim ki, Resûlü-Ekreme büyüklerd

29
Eser

Sayfalar 232–246

Muzaffer Ozak Külliyatı · BOCT 90 0004 mu'azzamü sübhaneke yâ kayyûm-ül mükerremü sübhaneke yâ bâ'isü sübhaneke yâ vârisü sübhaneke yâ muktedirü sübhaneke yâ âlim-es-sırrı vel-hafiyyat sübhaneke yâ bâ'ise m

30
Eser

Sayfalar 204–210

Muzaffer Ozak Külliyatı · Buna mukabil, sıdk-u sadakatle döğüşen şehitler ve gaziler de, şan ve şefket içinde ve Allahu talâ'nın kendilerine bahş ve ihsan buyurduğu ni'metler ve dereceler bütün mahşer halkı

31
Eser

Sayfalar 182–188

Muzaffer Ozak Külliyatı · hem hazretlerinin kim olduğu haber verilince de adamda şafak attı. Zira, bilindiği gibi Ibrahim Edhem hazretleri saltanatı ve tâc-ü tahtı terketmişti ama, ülkenin padişahı oğlu idi

32
Eser

Sayfalar 300–309

Muzaffer Ozak Külliyatı · likidir, her şeye gücü yeter, diledigini kahreder, dilediginin günahiarını yarlıgayıp bağışlar, ayıplarını ve günahlarını örter. Şehadet ederiz ki, Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa s

33
Eser

Sayfalar 285–291

Muzaffer Ozak Külliyatı · Felem taktülühüm velâkin'Allahe ketelehüm ve mâ remeyte iz remeyte ve lâkin'Allahe remâ.. El-Enfal: 17 (Onları, siz kendi kuvvetinizle öldürmediniz. Fakat, size yardım ve imndat ey

34
Eser

Sayfalar 265–271

Muzaffer Ozak Külliyatı · nasıl cihangir etti. İbret ile oku! Kur'an'ın hem kalıbına, hem de ruhuna sıkı sarıl! Dünyada ve ukbâda necat bul! HİKÂYE Osman bey, Horasan Türklerinin Kayı âşiretinden idi. Süley