Ara
Menü

Sayfalar 182–188

1.728 kelime · kısa başlangıç

Envârü’l-Kulûb I · kaynak sayfaları 182–188 hem hazretlerinin kim olduğu haber verilince de adamda şafak attı. Zira, bilindiği gibi Ibrahim Edhem hazretleri saltanatı ve tâc-ü tahtı terketmişti ama, ülkenin padişahı oğlu idi. Bu gerçeği öğrenen adamcağız, yaptığı korkunç hatayı anladı ve ayaklarına kapanarak kendisine yalvarmaga başladı: — Beni bağışlayın efendim, zât-ı devletlerini tanıyamadım, sözlerinizin mânasını da anlayamadım ve büyük bir suç işledim, affediniz.. İbrahim Edhem hazretleri kendisinden sordu: — Benden özür ve af dilemenizin sebebi nedir? Adamcağız, utana sıkıla cevap verdi: — Size haksız yere vurdum efendim, deyince şu cevabı aldı: — A iki gözüm evlâdım! Asıl sen bana hakkını helâl et, bana vurduğun zaman elin kim bilir nasıl acımıştır.. Hikâyenin sonunu söylemege bilmem lüzum var mı? O genç adam, şeklen insan olduğu gibi, bu olaydan sonra mâna yönünden de insan oldu, ebedî saadet ve selâmete kavuştu. Sözün burasında, ister istemez akla bir soru takılıyor: — Bu hikâyeler iyi hoş…

Okumaya kaldığınız yerden devam edin.

Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.

Giriş yapÜcretsiz üye ol
Sayfalar 182–188 · Envârü’l-Kulûb I — tarikat.org