ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
46 sonuç · toplam 46 · “Şöhret” · 1/2
01Şöhret
(شهرة) Ün. Hubb-i câh ve hubb-i riyaset ve tasaddur denilen makam tutkusu, baş olma hırsı ve öne çıkma hevesi, kısaca şöhret hiç hoş karşılanmamıştır. “Ariflerin gönlünden en son çıkan kötü his baş olma tutkusudur. “Kuyruk ol, | baş olma. Z…
Şöhret Afettir
Makam, mal, mülk, pek çok kişinin düşmanlığını cezbeder. Tasavvuf erbabına göre, keşif, keramet ve ledün bilgisiyle tanınmak da, sıkıntılı bir şöhrettir. Zira kişiye bir tür benlik verir, etrafta toplanan insanlardan huzuru kaçar.
Ebû Medyen'in Öğretisi: Tevhid, Tevekkül ve Şöhretten Sakınma
Metinlerle kurulan tasavvuf Ebû Medyen Kuşeyrî'nin Risâle 'sini yanında taşır, Gazzâlî'nin İhyâ 'sını üstün tutar ve Muhâsibî'nin Riâye 'sini okurdu. Öğretisi fıkıh, ahlâk ve tasavvufu ayırmaz. Tevhid ve tevekkül Tevekkül sebepleri bırakmak…
Muabbir Hasan Efendi
Mostarlı Muabbir Hasan Efendi (ö. 1097/1686), Bosnevî Osman Efendi'ye yirmi yıl hizmet edip hilâfet alan; Vefa Camii vaizliği ve rüya tabirindeki şöhretiyle tanınan Nakşibendî şeyhidir.
Selânikli Kâtib Mahmud
Selânikli Kâtib Mahmud (ö. Zilhicce 983/Mart-Nisan 1576), mushaf hattıyla şöhret kazanmış; Ayasofya müderrisliği ile Bağdat ve Âmid kadılıklarında bulunmuş bir Osmanlı âlimi ve hattatıdır.
el-Lemezât ve Vefa'daki yazma nüshası
Cemâleddîn Mahmud Hulvî · Vassâf, şöhretini borçlu olduğu el-Lemezât'ı pek mühim bir eser sayar ve Vefa'daki Atıf Kütüphanesi'nde 1485 numarada kayıtlı nüshasının o güne kadar basılmadığını belirtir.
Nef'î'nin Bahâriyye'sine yazdığı 48 beyitlik nazire
Şeyh Abdülkadir Tâlebânî · Nef'î'nin meşhur Bahâriyye'sine nazire olarak yazdığı 48 beyitlik kaside, şöhretinin artmasını sağlamıştır.
Çile içinde doğan iki beste ve saraya açılan kapı
Hammâmîzâde İsmail Dede Efendi · Çilesinin ikinci yılında bestelediği "Zülfündedir benim baht-ı siyâhım" buselik şarkısı III. Selim'i onu saraya çağırtacak kadar ilgi uyandırdı; ardından gelen hicaz nakış bestesi şöhretini iyice yaydı.
Dîvân ve şiir dünyası
Âşık Çelebi Pîr Mehmed · Âşık Çelebi kaside, gazel ve musammatlar yazmış; ancak asıl şöhretini nesri ve tezkiresiyle kazanmıştır.
Eserleri ve metinleri
Şeyh Hasan-ı Visâli Efendi · Tarikat-ı aliyyeye muhabbet hissi uyanınca, orada bulunan meşayıhın cümlesiyle hem-sohbet olarak hiçbirisini gönlü tutmamış. Fakat ferid-i zaman Şeyh Muhammed Muhsin Efendi hazretleri, halifeleri Cenab-ı Şeyh Fe…
Eserleri ve metinleri 1
Şeyh Hasan-ı Visâli Efendi · Tarikat-ı aliyyeye muhabbet hissi uyanınca, orada bulunan meşayıhın cümlesiyle hem-sohbet olarak hiçbirisini gönlü tutmamış. Fakat ferid-i zaman Şeyh Muhammed Muhsin Efendi hazretleri, halifeleri Cenab-ı Şeyh Fe…
Eserleri ve metinleri 2
Şeyh Hasan-ı Visâli Efendi · Fakat ferid-i zaman Şeyh Muhammed Muhsin Efendi hazretleri, halifeleri Cenab-ı Şeyh Feyzullah'ı 1 2 5 7/( 184 1 ) senesinde Malatya'ya me'mfir etmeleriyle, Malatya'yı teşrif buyurdukları zaman şayi' olan şöhretl…
Afet
ç. Afat Musibet, bela, zarar, ziyan. tas. a Kötü huylardaki tehlikeler ve zararlar; örn. gıybet afeti, yalan afeti, şöhret afeti. b Organların ahlak dışı yollarda ve günaha yol açacak biçimde kullanılması; örn. dilin afeti yalan söylemek, k…
Cah
(e (جا Resmi makam, sosyal mevki, itibar, şan, şöhret. tas. a İnsanların kalplerine malik ve hâkim olmak, onların Saygısını ve itaatini beklemek, Insanlar katında saygın kişi olmak için çalışmak tasavvufta makbul bir şey değil- Süfiler hubb…
Çeşm-i mest
Mahmur 802. tas. a Hak Teala'nın, sâlikin kusurlarını sâlikten de halktan da gizli tutması, hiç kimsenin bunları bilmemesi, affa ve mağfirete uğraması. b İlahi sır ve cezbeler (sr). Çeşm-i nergiz.(جشمنركيز) Nergiz özlü, 2. tas. Sâlikin iyi…
Dünya
Içinde yaşadığımız yer küresi. 2. tas. İnsanı Allah'tan uzaklaştıran ve gaflete düşüren her şey, mal ve menfaat, itibar, mevki, hırs, şan ve şöhret. Zahit ve mutasavvıflar dünyayı yılana, zehire, cadıya, fahişeye benzetirler (ct ١ 11:196).…
Hubb-i dünya
د نيا) or. Dünya sevgisi ve hırsı. tas. Zahit ve süfiler dünyayı ve maddeyi Allah'ın düşmanı sayar. Onu sevmenin dostun düşmanını sevmek anlamına geleceğini vurgularlar (Gi 11:197). “Her türlü günahın kaynağı dünya sevgisidir,” “dünya bir l…
Humul
(J (خمو Namsız, nişansız, ve sönük olmak; ismi, cismi, adı, sanı bilinmemek; şan ve şöhretten kaçmak. Zelil ve miskin görünmek (Gi 11:270).
Kanaat
Tutumlu, gönlü zengin ve tok gözlü olma, hırslı ve açgözlü olig) 8 8 mama. Kanâat, eyledi ankay-ı kafı şöhrete vâsıl Kişi mümtaz olur âlemde elbette uzlet ettikçe | Fehim Nân-i huşka et kandat sabret her is biter Vali |
Mecnun
(9 (مجنو a Deli, divane b Leyla ile yaşadığı aşk dillere destan olan Kays ismindeki âşık. tas. ilâhî âşk ile kendinden geçen ve akli dengesi bozulan Hak âşığı; Bühlül el-mecnun ve Sa'dun el-mecnün gibi (srk 234). Bkz. Behlül, Mecânin-i ukel…
Müstahdim
(مستخد م) Dervişlere ve tekke sakinlerine şan ve şöhret için hizmet eden, fakirlerin kendisine yağcılık yapmalarından hoşlanan.
Nam
1. Isim, ad. 2, ‘as. a San, şöhret, mevki ve güzel isim yapma arzu- | 267 |
Zahir-i mümkinat
yal) 1, Mümkün varılıkların dış yüzü. 2. tas. Hakk'ın, mümkünlerin a'yân ve sıfatlarının suretinde tecelli etmesi. Buna izafi vücut, zahir-i vücut ve ilâhî vücut ismi de verilir (KI; cr). Zahit i, s. ar. (زا هد) ¢. Zühhat Dünyaya rağbet etm…
ebû Müslim Destanı
ebû Müslim Destanı a. Dinîdestanî halk hikâyesi; Türk edebiyatında Kıssa-i Ebû Müslim ve Ebû Müslim-nâme olarak da bilinmektedir. Bu hikâyenin kahramanı Ebû Müslim-i Horasanî (öl. H. 137 / M. 755), yönetimin Emevî devletinden Abbasîlere geç…