Ara
Menü
ذ

Zahir-i mümkinat

مكنا ت

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-7127
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
415
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>yal) 1, Mümkün varılıkların dış yüzü. 2. tas. Hakk'ın, mümkünlerin a'yân ve sıfatlarının suretinde tecelli etmesi. Buna izafi vücut, zahir-i vücut ve ilâhî vücut ismi de verilir (KI; cr). Zahit i, s. ar. (زا هد) ¢. Zühhat</p><ol><li>Dünyaya rağbet etmeyen, dünyadan yüzçeviren, el etek çeken. Kendini bütünüyle ahirete ve Hakk’a veren, mala, mülke, makama ve şöhrete değer vermeyen, dünyayla ahiret arasında tercih yapmak gerektiği zaman ağırlığını daima ahiretten yana koyan. Züht, “dünya sevgisine gönülde yer vermemek,” anlamına geldiğinden, zengin olduğu halde zahit, fakir olduğu halde hırslı (râgib) olan kişiler vardır. 2. Ham sofu, ham ruhlu, pişmemiş, olgunlaşmamış, dinin özünden habersiz şekilci ve zahirci kişi. Arif ve âşık olmayan kimse. Zâhid-i bi-hüş ne bilsin zevkini aşk ehlinin Bir aceb meyhânedir, muhabbet kim içen huşyâr olur wee Severim zâhidi kim güşe-i mihrabı sever Ham-ı ebrüna rakibim olup olmaz mâil Fuzüli Aşık-ı hak-bin sürer didâr zevkin dâimâ Zâhid-i hod-bin oturmuş gussa-ı ferdâ çeker Halili Arif ol zâhid-i husk olma sakın Himmet et, tâ olasın ehl-i yakin Rüzedârım diyerek suratın ekşitmişsin Zâhida söyle bu turşu ne, bu perhiz nedir Feyzi Zebur Zakir — Zakir başı i, ar. (ذاكر_ذاكر باشى) +. Zikreden. 2. tas. Zikir meclisinde zikir ayinini idare eden, musiki usülüne göre ilahiler okuyup zikredenleri coşturan kimse. Bkz. Zikir.</li><li>Ham sofu, ham ruhlu, pişmemiş, olgunlaşmamış, dinin özünden habersiz şekilci ve zahirci kişi. Arif ve âşık olmayan kimse. Zâhid-i bi-hüş ne bilsin zevkini aşk ehlinin Bir aceb meyhânedir, muhabbet kim içen huşyâr olur wee Severim zâhidi kim güşe-i mihrabı sever Ham-ı ebrüna rakibim olup olmaz mâil Fuzüli Aşık-ı hak-bin sürer didâr zevkin dâimâ Zâhid-i hod-bin oturmuş gussa-ı ferdâ çeker Halili Arif ol zâhid-i husk olma sakın Himmet et, tâ olasın ehl-i yakin Rüzedârım diyerek suratın ekşitmişsin Zâhida söyle bu turşu ne, bu perhiz nedir Feyzi Zebur Zakir — Zakir başı i, ar. (ذاكر_ذاكر باشى) +. Zikreden. 2. tas. Zikir meclisinde zikir ayinini idare eden, musiki usülüne göre ilahiler okuyup zikredenleri coşturan kimse. Bkz. Zikir.</li></ol>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6940
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
415
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>yal) 1, Mümkün varılıkların dış yüzü. 2. tas. Hakk'ın, mümkünlerin a'yân ve sıfatlarının suretinde tecelli etmesi. Buna izafi vücut, zahir-i vücut ve ilâhî vücut ismi de verilir (KI; cr). Zahit i, s. ar. (زا هد) ¢. Zühhat</p><ol><li>Dünyaya rağbet etmeyen, dünyadan yüzçeviren, el etek çeken. Kendini bütünüyle ahirete ve Hakk’a veren, mala, mülke, makama ve şöhrete değer vermeyen, dünyayla ahiret arasında tercih yapmak gerektiği zaman ağırlığını daima ahiretten yana koyan. Züht, “dünya sevgisine gönülde yer vermemek,” anlamına geldiğinden, zengin olduğu halde zahit, fakir olduğu halde hırslı (râgib) olan kişiler vardır. 2. Ham sofu, ham ruhlu, pişmemiş, olgunlaşmamış, dinin özünden habersiz şekilci ve zahirci kişi. Arif ve âşık olmayan kimse. Zâhid-i bi-hüş ne bilsin zevkini aşk ehlinin Bir aceb meyhânedir, muhabbet kim içen huşyâr olur wee Severim zâhidi kim güşe-i mihrabı sever Ham-ı ebrüna rakibim olup olmaz mâil Fuzüli Aşık-ı hak-bin sürer didâr zevkin dâimâ Zâhid-i hod-bin oturmuş gussa-ı ferdâ çeker Halili Arif ol zâhid-i husk olma sakın Himmet et, tâ olasın ehl-i yakin Rüzedârım diyerek suratın ekşitmişsin Zâhida söyle bu turşu ne, bu perhiz nedir Feyzi Zebur Zakir — Zakir başı i, ar. (ذاكر_ذاكر باشى) +. Zikreden. 2. tas. Zikir meclisinde zikir ayinini idare eden, musiki usülüne göre ilahiler okuyup zikredenleri coşturan kimse. Bkz. Zikir.</li><li>Ham sofu, ham ruhlu, pişmemiş, olgunlaşmamış, dinin özünden habersiz şekilci ve zahirci kişi. Arif ve âşık olmayan kimse. Zâhid-i bi-hüş ne bilsin zevkini aşk ehlinin Bir aceb meyhânedir, muhabbet kim içen huşyâr olur wee Severim zâhidi kim güşe-i mihrabı sever Ham-ı ebrüna rakibim olup olmaz mâil Fuzüli Aşık-ı hak-bin sürer didâr zevkin dâimâ Zâhid-i hod-bin oturmuş gussa-ı ferdâ çeker Halili Arif ol zâhid-i husk olma sakın Himmet et, tâ olasın ehl-i yakin Rüzedârım diyerek suratın ekşitmişsin Zâhida söyle bu turşu ne, bu perhiz nedir Feyzi Zebur Zakir — Zakir başı i, ar. (ذاكر_ذاكر باشى) +. Zikreden. 2. tas. Zikir meclisinde zikir ayinini idare eden, musiki usülüne göre ilahiler okuyup zikredenleri coşturan kimse. Bkz. Zikir.</li></ol>

مكنا ت

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

yal) 1, Mümkün varılıkların dış yüzü. 2. tas. Hakk'ın, mümkünlerin a'yân ve sıfatlarının suretinde tecelli etmesi. Buna izafi vücut, zahir-i vücut ve ilâhî vücut ismi de verilir (KI; cr). Zahit i, s. ar. (زا هد) ¢. Zühhat

  1. Dünyaya rağbet etmeyen, dünyadan yüzçeviren, el etek çeken. Kendini bütünüyle ahirete ve Hakk’a veren, mala, mülke, makama ve şöhrete değer vermeyen, dünyayla ahiret arasında tercih yapmak gerektiği zaman ağırlığını daima ahiretten yana koyan. Züht, “dünya sevgisine gönülde yer vermemek,” anlamına geldiğinden, zengin olduğu halde zahit, fakir olduğu halde hırslı (râgib) olan kişiler vardır. 2. Ham sofu, ham ruhlu, pişmemiş, olgunlaşmamış, dinin özünden habersiz şekilci ve zahirci kişi. Arif ve âşık olmayan kimse. Zâhid-i bi-hüş ne bilsin zevkini aşk ehlinin Bir aceb meyhânedir, muhabbet kim içen huşyâr olur wee Severim zâhidi kim güşe-i mihrabı sever Ham-ı ebrüna rakibim olup olmaz mâil Fuzüli Aşık-ı hak-bin sürer didâr zevkin dâimâ Zâhid-i hod-bin oturmuş gussa-ı ferdâ çeker Halili Arif ol zâhid-i husk olma sakın Himmet et, tâ olasın ehl-i yakin Rüzedârım diyerek suratın ekşitmişsin Zâhida söyle bu turşu ne, bu perhiz nedir Feyzi Zebur Zakir — Zakir başı i, ar. (ذاكر_ذاكر باشى) +. Zikreden. 2. tas. Zikir meclisinde zikir ayinini idare eden, musiki usülüne göre ilahiler okuyup zikredenleri coşturan kimse. Bkz. Zikir.
  2. Ham sofu, ham ruhlu, pişmemiş, olgunlaşmamış, dinin özünden habersiz şekilci ve zahirci kişi. Arif ve âşık olmayan kimse. Zâhid-i bi-hüş ne bilsin zevkini aşk ehlinin Bir aceb meyhânedir, muhabbet kim içen huşyâr olur wee Severim zâhidi kim güşe-i mihrabı sever Ham-ı ebrüna rakibim olup olmaz mâil Fuzüli Aşık-ı hak-bin sürer didâr zevkin dâimâ Zâhid-i hod-bin oturmuş gussa-ı ferdâ çeker Halili Arif ol zâhid-i husk olma sakın Himmet et, tâ olasın ehl-i yakin Rüzedârım diyerek suratın ekşitmişsin Zâhida söyle bu turşu ne, bu perhiz nedir Feyzi Zebur Zakir — Zakir başı i, ar. (ذاكر_ذاكر باشى) +. Zikreden. 2. tas. Zikir meclisinde zikir ayinini idare eden, musiki usülüne göre ilahiler okuyup zikredenleri coşturan kimse. Bkz. Zikir.

İlgili maddeler

Sözlüğe dön ←