Ara
Menü
ذ

Dünya

١

Köken ve kullanım

i. ar.

١

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

  1. Içinde yaşadığımız yer küresi. 2. tas. İnsanı Allah'tan uzaklaştıran ve gaflete düşüren her şey, mal ve menfaat, itibar, mevki, hırs, şan ve şöhret. Zahit ve mutasavvıflar dünyayı yılana, zehire, cadıya, fahişeye benzetirler (ct ١ 11:196). Düşmen Bilirim ben seni Yalan dünyasın Evliyaları alan dünyasın Sevdiğim aldın beni ağlattın Dönüp yüzüme gülen dünyasın Yünus Dünya hayatı Kulu ahiretten alıkoyan her sey (cr). Zahitler, dünyayı üç talakla boşamışlardır. Dünya ahiretin kumasıdır. Dünyaya bu telâşın nedir ey esir-i nefs Rahat bulur mu avrat alan avrat üstüne Nabi Dünya kelâmı Tasavvufa ilişkin olmayan; ahiretle ilgisi bulunmayan yalnızca dünya işleriyle ilgili sözler. Dari. ar. (5 >) 1. İnci, 2. tas. a İtâat etmek, boyun eğmek (115). b Hz. Peygamber, insan-ı kâmil, insan ruhu. Ol dürr-i yetimem ki görmedi beni umman Bir katreyim illâ ki ummana benem umman Yünus
  2. İnci, 2. tas. a İtâat etmek, boyun eğmek (115). b Hz. Peygamber, insan-ı kâmil, insan ruhu. Ol dürr-i yetimem ki görmedi beni umman Bir katreyim illâ ki ummana benem umman Yünus

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

Yaşanılan hayat, âhiret hayatına göre yaşanmakta olan yer; “âhiret” karşıtı.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Yer küresi.

1. Ölümden önce olan her şey.

Mal ve dünyâdan size verilen şey, yalnız hayatta bulunduğunuz müddetçe, onunla geçinmektir. Îmân edip, Rablerine tevekkül edenler için, âhirette Allahü teâlânın indinde, dünyâ nîmetinden hayırlı ve dâimî çok sevâb vardır. (Şûrâ sûresi: 36)

Siz dünyâ malını istiyorsunuz. Allahü teâlâ ise, sevâb kazanmanızı, Cennet'e ve nîmetlere kavuşmanızı istiyor. (Enfâl sûresi: 67)

Dünyâ sizin için yaratıldı. Siz de âhiret için yaratıldınız. (Hadîs-i şerîf-Mârifetnâme) Dünyâya, burada kalacağınız kadar, âhirete de, orada kalacağınız kadar çalışınız! (Hadîs-i şerîf-Mârifetnâme)

Âhiretin sonsuz olduğuna inanan kimsenin bu dünyâya sarılması çok şaşılacak şeydir. (Hadîs-i şerîf-Mârifetnâme)

Arzûsu âhiret olup, âhiret için çalışana Allahü teâlâ, dünyâyı hizmetçi yapar. (Hadîs-i şerîf-Mârifetnâme)

Dünyâyı terk etmek demek, ona düşkün olmamak, kıymet vermemek demektir. Ona düşkün olmamak da, insanın nazarında varlığıyla yokluğu eşit olmasıdır. Böyle olabilmek için Allah adamlarının yanında yetişmek lâzımdır. (İmâm-ı Rabbânî)

Ey oğul! Dünyâ ve dünyâ nîmeti hayaldir. Gök kubbesi altında hiçbir şey aynı hal üzere kalmaz, hep değişir. Onun için dünyâ malına makâmına ve dünyâ hayâtına güvenme. Biz bu dünyâda misâfiriz. Sonunda ayrılıp gideceğiz. Sıkıntı varsa üzülme. Bir an sonra ne olacağımız belli değil. (Azzâz bin Müstevdî)

Allahü teâlânın sevdiklerinin yolunda olmak ile dünyâya kıymet vermek, ona düşkün olmak bir arada bulunmaz. Bu yolda bulunan bir kimsenin kalbinde dünyânın zerre kadar kıymeti bulunursa, yağdan kılın çıkması gibi kolayca bu yoldan çıkar. Allah adamları dünyâya kıymet vermezler. Onun için bu hususta gam yemezler. (Abdullah-ı Ensârî)

Dünyâ sevgisi ve günahların kapladığı kalbden nasıl hayır beklenir. (Abdullah bin Mübârek)

Ey oğul! Dünyâya sarılmış ona gönül vermiş olanlarla bulunma. Onlarla sohbet ve berâberlik, gam, keder ve üzüntü getirir. Bu tecrübe ile sâbittir. Onlar senden faydalanırlar ise de, sen onlardan faydalanamazsın. (Ahmed Siyâhî)

Allahü teâlâ, dünyâyı elinizle değil, kalbinizle terketmeyi ister. (Abdullah-ı Ensârî)

2. Kalbi Allahü teâlâdan gâfil eden, O'nu unutturan her şey.

Dünyâ mel'ûndur ve dünyâda Allah için yapılmayan her şey de mel'ûndur. (Hadîs-iv şerîf-Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)

Kalbi Allahü teâlâdan gâfil eden, O'nu unutturan, kalbe Allah'tan başkalarını getiren şeyler hep dünyâdır. Allahü teâlâyı unutturan mallar, sebepler, mevkiler, şerefler, hep dünyâ olur. Vennecm sûresinin; "Bizi düşünmeyenlerden, bizden yüz çevirenlerden, sen de yüzünü çevir. Onları sevme!" meâlindeki yirmi dokuzuncu âyet-i kerîmesi böyle olduğunu açıkça göstermektedir. İşte bu dünyâ insanın can düşmanıdır. Bu dünyânın düşkünleri, hiç toparlanamaz, kendilerine gelemezler. Âhirette de, pişmân olacaklar, çok acılarla karşılaşacaklardır. (İmâm-ı Rabbânî)

En iyi kimse, kalbi Allah sevgisi ile çarpan ve dünyâya bağlı olmayandır. Dünyâ sevgisi, günâhların başıdır. Çünkü Allahü teâlâ, dünyâya düşkün olmayı sevmez. Onu yarattığı zamandan beri, hiç sevmemiştir. Dünyâ ve dünyâya düşkün olanlar, mel'ûndur yâni Allahü teâlânın merhametinden uzaktır. (İmâm-ı Rabbânî)

3. Allahü teâlânın haram (yasak) ettikleri ile Resûlullah efendimizin mekrûh dediği şeyler.

Allahü teâlânın haram etmediği, hatta emrettiği dünyâ işleri, zararlı ve kötü olan dünyâ değildir. Böylece, ne kadar çok olursa olsun, çalışıp kazanmak, fen, tıb, hesab, hendese, mîmârlık ve harb vâsıtalarını öğrenmek, yapmak, kısaca insanlara râhat, huzûr ve seâdet sağlayan her türlü medenî vâsıtaları yapmak ve kazanmak, dünyâlık değildir. Bunların hepsini, Allahü teâlânın gösterdiği şekillerde, yollarda ve şartlarda yapmak ve kullanmak ibâdet olur. Allahü teâlâ böyle müslümanlardan râzı olur. Bunlara âhirette sonsuz nîmetler, seâdetler ihsân eder. (İmâm-ı Rabbânî)

Kim umar senden vefâyı, yalan dünyâ değil misin

Enbiyânın seyyidini alan dünyâ değil misin?

Kasdedip halkın özüne toprak doldurup gözüne

Ehl-i gafletin yüzüne gülen dünyâ değil misin.

Kimisini nâlan eden, kimisini giryân eden

En sonunda uryân edip soyan dünyâ değil misin.

İşin gücün dâim yalan, çok kişi den arta kalan

Nice kere boşalıp da dolan dünyâ değil misin

Gel aldanma bu dünyâya sonu virân olur bir gün

Senin bu sürdüğün demler el bet yalan olur bir gün.

(M. Sıddîk bin Saîd)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça yakın, alçak gibi lügat anlamlarına karşılık, üzerinde yaşadığımız şu gezegenin adıdır. Tasavvufta, dünya çeşitli şekillerde tanımlanmıştır:”!- Seni Allah’dan alıkoyan herşey, 2- imtihan yeri, 3- Ahiretin tarlası, 4- Geçici, fani yer. Dünya ile ilgili olarak dervişler: “Yalan dünya”, “yalancı dünya”, “dünya malı dünyada kalır” demişlerdir. Dünya ayrıca cadı, yılan, zehir ve fahişeye benzetilmiştir.

Sözlüğe dön