ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
732 sonuç · toplam 732 · “şifâ” · 8/31
01Teveccüh
Yönelme, öz alaka. tas. a Şeyhin Hakk’a, müridin mürşide yönelmesi, gönlünü ona bağlaması. b Nakşilikte muhabbet râbıtasının bir şekli. Mürit, şeyhin ruhaniyetine muhabbet yoluyla teveccüh eder, teveccüh esnasında öyle bir istiğrak (trans)…
Tevhit
Birlik. tas. a Allah'ın zatını, aklen tasavvur edilen ve zihnen tahayyül edilen her şeyden tecrit etmek (cr). “Allah'ı zihninizde dilediğiniz gibi tasavvur edin, ama bilin ki bu tasavvur Allah değildir.” b Tevhit üç türlüdür: Hakk'ın Hak iç…
Tevrat
5 (تورا Hz. Musa'ya verilen ilâhî kitap. tas. Sıfat isimlerin tecellisi, Hakk'ın hak olma mazharlarında zuhuru (cik 1:99).
Uzûbet
(عزوبة) Bekarhk. tas. İlk zahit ve süfilerin bazılarında görülen evlenmeme âdeti. “Bu ümmetin rahibi” unvanıyla tanınan Âmir b. Abdullah, Bişr Hafi gibi zahit ve süfiler bekâr yaşamayı tercih etmişlerdi. Ibrahim Edhem, Davud Tai ve Râbiatu'…
Umena
Emin ve güvenilir kişiler. tas. Melamet ehli. İçlerinde olandan dışlarında eser görülmeyen Melamiler (kn). İçlerine tevdi edilen ilâhî sırı ve hakikati, ehlinden başkasına kesinlikle ifşa etmediklerinden bunlara ümena denilmiştir. Melamiler…
Veladet
(65 (ولاد >. Doğum. 2. tas. Talibin mürşide intisap etmesi ve tarikate girmesi. Buna çoğu zaman velâdet-i sâniye, velâdet-i maneviye, velâdet-i ruhiye (ikinci doğum, manevi doğum, ruhun doğuşu) gibi isimler verilir. Şeyh ile müridi arasında…
Yar
Sevgili, dost. tas. a Tüm yaratıkların suretlerini oluşturan ilâhî sıfatlar. Sâlikin haline bundan daha uygun düşen bir isim yoktur. Zira kelime-i tevhidin esası budur (us). b Şuhüt âlemi, Zat-ı Hakk'ı temaşa. Yâ Rab beni erbâb-ı dile yar e…
Yâr-i gâr
يا رغار) Mağara arkadaşı, samimi ve hakiki dost. Hz. Ebü Bekir'in sıfatı.
Yedân
1. tkiel. 2. tas. a Allah'ın faile ve kâbile (etkileyen ve etkiyi kabul edip etkilenen) mütekabil isimleri. Celal ve Cemal isimleri. b Zorunluluk ve zorunsuzluk (vücüp — imkân mertebesi) fakat tekabül daha genel bir kavramdır: Zira bazen fa…
Zahir-i mümkinat
yal) 1, Mümkün varılıkların dış yüzü. 2. tas. Hakk'ın, mümkünlerin a'yân ve sıfatlarının suretinde tecelli etmesi. Buna izafi vücut, zahir-i vücut ve ilâhî vücut ismi de verilir (KI; cr). Zahit i, s. ar. (زا هد) ¢. Zühhat Dünyaya rağbet etm…
Zat
Öz, bir seyin kendisi, bir şeyi o şey yapan ve öbür şeylerden ayıran, mahiyet. tas. Zat kendi kendine vardır; isim, naat ve sıfat onunla vardır. Zat olmadan bunlar olmaz. Zatı olan mutlaka müsemmâ, men'üt ve mevsuftur; örn. Kâdir isim, Kudr…
Zehâp
Gitme, geçme. tas. a Gaybet hali. b Sevgiliyi temaşa esnasında kalbin duyulur nesnelerin farkına varamaması, kendinden geçtigi için eşyanın farkında olmaması. Temaşa edilen sevgilinin şu ya da bu olması farketmez. Zünnün, durumunu araştırma…
Zıddeyn
İki zıt. Belli bir durumda biri varken diğerinin var olması mümkün olmayan (Hx gor). 2. Allah'ın celal ve cemal sıfatları. Gazap-rıza, ceza-af, kahr-lutf, zahir-bâtın vs. Harraz'ın şu sözü ünlüdür: “Allah'ı iki zıddı bağdaştırarak tanıdım”…
sâdık
“Söz ve vadinde doğru olan ve her sözünü yerine getiren.” anlamında AUah’m sıfatı. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “En'âm suresi” nde çokluk biçimiyle “sâdıkûn” (sadık olanlarız) diye geçmektedir.
ehil
CUI) [ 1) bk âl-i abâ ehl-i adi a. (Jjc Jıi “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhid” sözü ile birlikt kendilerine nispet ettikler “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” te rimi. bk. mu'tezile ehl-i âhiret a. (o>i JaI) Ölü ler. ehl-i âlem a. ÇJL Jıl) B dünyalıla…
kelâm ilmi
kelâm ilmi a. İlk olarak öteki din, an kültür ve felsefî görüş ve düşüneği celere karşı İslâm dininin temel miresaslarmı savunmak amacıyla ile Allah’ın zatmdan, sıfatlarmdan, yanübüvvet konularmdan, evrenin yet oluşum ve sonucunun ne olacağ…
kefen
İslâm inancma göre, ölüm sonrası cenazenin dinî usullere göre yıkanıp kurulandıktan sonra gömülmek üzere sarıldığı belli ölçülere göre kesilmiş, erkek için üç, kadın için beş parça bez. Cenazenin kefenlenmesi “farz-ı kifâye” (bk. bu madde)…
Kâşif
Örten şeyi açan, sıkıntıyı gideren. Allah’ın bela ve darlığı kaldırmasını anlatan sıfat ifadelerinden biridir. Tasavvuf dilinde keşfe mazhar olan, örtülü mânaları fark eden kimse için de kâşif kelimesi kullanılır; bu ikinci kullanım ilâhî s…
gaflet (III)
gaflet (III) a. [Ar.] Hadis biliminde, hadis toplayan kimselerin “zabt” sıfatını ortadan kaldıracak derecede kusurlu ve hatalı işlem yapmalarına verilen ad, “fartu’l-gaflet” (bk bu madde).
feyyâz
1. “Feyiz, bereket ve bolluk veren.” anlamında Allah’ın sıfatlarmdan biri olup Kur’ân-ı Kerîm’de pek çok ayette zikredilmiştir.
ümmî
Okuma yazma bümeyen anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de geçen bir terim (A'râf suresi, 7 /158). 2. Hz. Peygamber için kullanılan bir sıfat ve terim. Müslümanlığın ilk çıktığı dönemlerde ve Kur’ân-ı Kerîm’in nazil olmaya başladığı sıralarda “ehl-i k…
hafi (IH)
hafi (IH) a. [Ar.] tas. Nakşibendiyye tarikatinde önemli bir aşama olan “letâ'if-i hamse”nin kalp, ruh, sır, hafi, ahfâ olarak sıralanan unsurlarmdan dördüncü vasfa verilen ad. Buradaki “hafî”lik, yani gizlilik veya kapalılık, bir sözdeki ö…
adi
Adalet, doğruluk, hakkaniyet. 2. Hakkı ve eşitliği gözetme, dürüst davranma, “cevr” ve “zulm” karşıtı. 3. Bu terim, “esmâ'ü’lhüsnâ” (Allah'ın adları) ndan olup Kur’ân-ı Kerîm’de pek çok ayette zikredilmiştir. Ayrıca “Adi” adı Allah’ın doksa…
fariza
İslâm inancma göre, yapılması farz olan Allah’ın dinî emirleri. fık. Şeriat usulüne göre, mirasçılardan her birine düşen belirli pay.