ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
264 sonuç · toplam 264 · “imlâ” · 2/11
01Târîh-i İlm-i Kelâm ve yarım kalan son çalışma
Harputlu Hoca Abdüllatif Efendi · Fırkalar, dinler, felsefe tarihi ve devrin inkârcı akımlarını ele alan son eserini rahatsızlığı sebebiyle tamamlayamadığını kendisi yazar.
Günümüze ulaşan şiirleri
Şeyh İsmâil-i Ma'şük · Kendisine ait beş gazel ile mesnevi tarzında on iki beyitlik bir manzume bir mecmuada tesbit edilerek yayımlanmıştır.
Geriye kalan beş gazel
Oğlan Şeyhi İsmail · Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki bir mecmuada yer alan beş gazeli ile on iki beyitlik bir manzumesi Abdülbâki Gölpınarlı tarafından yayımlanmıştır.
La musique turque
Rauf Yektâ Bey · Paris'te yayımlanan, Türk mûsikisini Batı'ya tanıtan 120 sayfalık monografi.
Modern çalışmalar
Miyân Mîr · Lahor'da yayımlanan tezkireler.
Nûrü'l-elbâb ve Tenbîhü'l-ihvân
Osman b. Fûdî · Avrupa'da erken yayımlanan iki metin.
Risâle-i Kaygusuz Abdal
Kaygusuz Abdal · Tek nüshası bulunan tercüme eser. Kaygusuz'a aidiyeti kesin değildir ; muhteva ve şekil benzerliği gerekçesiyle onun mensur eserleri arasında yayımlanmıştır.
Mesnevî Tercümesi
Veled Çelebi İzbudak · Mesnevî’nin altı cilt halinde yayımlanan ilk mensur Türkçe tercümelerinden.
Tâib mahlası
Halil Paşazâde İbrahim Tâib Efendi · Tek beyit, şiir düzeni korunarak yayımlandı.
Tehâfüt şerhi çevresindeki okuma
Müeyyedzâde Abdülvehhâb Çelebi · Hocazâde'nin Tehâfüt'ü ve Kemalpaşazâde'nin imlâ ettiği şerh.
el-Urvetü’l-vüskā
Cemâleddîn-i Efgānî · Muhammed Abduh’la Paris’te yayımladığı on sekiz sayılık dergi İslâm dünyasında geniş tesir bıraktı.
Mürettep Dîvân
Habeşîzâde Abdürrahim Rahîmî Bey · Kaynaklarda sabit, fakat bugün tanımlanmış nüshası yoktur.
Rifâî tâcı
Sekiz veya on iki terkli örnekleri, koyu renk şemle/destarı ve farklı Rifâî gülleriyle tanımlanan tarihî tâc ailesi. Şube ve coğrafyaya göre biçim farklılıkları bulunur.
Tekke
Bir tasavvuf yolunun sohbet, zikir, eğitim, hizmet ve barınma faaliyetlerinin yürütüldüğü kuruma verilen genel addır. Dergâh, zâviye, hankah ve âsitâne kelimeleriyle örtüşen kullanımları bulunmakla birlikte bunların ölçeği ve işlevi dönemle…
Ayna
İnsan-ı kâmilin kalbi. Allah'ın zat, sıfat, isim ve fiillerine mazhar ve tecelligâh olması itibariyle genel anlamda insana, özel anlamda kâmil insana ayna (ayine, mir'at) ve mir'ât-ı Hak, ayine-i Rahman denir; çünkü Allah, diğer varlıklarda…
bürhân
Sözlük anlamı “açıklığa kavuşturmak, berraklaştırmak, delil getirmek’ olan bu söz, “Hak ile batılı birbirinden ayıran kesin delil” olarak tanımlanmış ve Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi”, “Enbiya suresi”, “Mü'min suresi” nde ise “delil” anl…
Büt
Put, sanem. tas. a Nefs, nefs-i, emmare. Herkesin putu kendi nefsidir. Hakikati idrak etmek için Hz. İbrahim'in putu kırması Büt vahdet Ye me ———.. N gibi nefs putunu kırmak gerekir. Fütüvvet ehli fetâyı (yiğit), put kıncı (biit-siken) olar…
Ehl-i tasfiye
Je!) Hakikatin manevi arınma ve ruhi temizlikle bileneceği görüşünde olanlara ehl-i tasfiye, tuttukları yola tarik-i tasfiye denir: Ehl-i vecd Vecde gelen, vecd yoluyla Hakk’a eren. Ehl-i vuslat Erenler, ermişler, vâsilün. Ehl-i vusül Süfil…
Eyyâm-ı gam
!) Üzüntülü günler. tas. Seyr ile'l-lâh'tan geri kalma zamani. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için SE kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir. Eza—Cefa Bkz. İncinmek-İncitmek. Ezel-Ebed Allah'ın başlangıcı olmamasına ezel, sonu…
halk
Allah’ın evreni ezeldeki takdirine uygun olarak yaratması. § tam. halk-ı cedîd a. (jj^ jk) (yeniden yaratma) İslâm inancına göre, öldükten sonra yeniden yaratma, diriltme. halk-ı müstemir a. (ji« jk) bk. halk-ı cedîd halkuT-Kur’ân a. (ji> j…
Gisû
Omuzlara dökülen saç. Tasavvuf şiirinde sevgiliye ulaştıran talep yolunun ve “Allah’ın ipi” şeklinde yorumlanan mânevî bağın remzidir. Saçın kıvrımları, hakikate giden yolun çokluğu ve inceliğiyle ilişkilendirilir.
hizmet
a Farsça kökenli bu terim, “Sahip, t efendi, iyi eğitim görmüş kimse. ” a anlamında kullanılırken sonrau dan kadılar, imamlar, ticaretle ir uğraşanlar da bu ad ile anılıyork du. Türkçede ise lakap olarak ş kullanılması Eski Türkiye Türku çe…
Lengerhâne
Demir atılan ve konaklanan yer. Tekke dilinde fütüvvet ehlinin tekkesi, dervişlerin yemek yediği bölüm, imarethane veya bazı kullanımlarda türbe anlamına gelir. Kelime, yolcunun durup sükûnet bulduğu güvenli menzil fikrini taşır.
Mebâdi
İlkler, 2. tas. Sâlikin sülükunun başlangıcında riayet etmesi lazım gelen namaz, oruç ve benzeri hususlar ve şer'i adap ki, mübtedilerin mutlaka bunlara uymaları icap eder (sr). Mebâdi'n-nihayat ( (مبا دى | لنهايا 1. Sonların ilkleri. 2. ta…