Ara
Menü

Kaygusuz Abdal

Kaygusuz Abdal (ö. 848/1444 [rivayet]), Abdal Mûsâ'nın müridi; menâkıbnâmesi, Kahire'de kurduğu Kasrü'l-ayn Dergâhı ve manzum-mensur eserleriyle Alevî-Bektaşî edebiyatının kurucusu sayılan mutasavvıf şair.

Yol
Bektaşiyye
Mekân
7 bağlantı
Unvan
Abdal Mûsâ dervişi, mutasavvıf şair ve Bektaşî edebiyatının öncüsü

Kimliği ve adları

Kaygusuz Abdal'ın hayatına dair çağdaş bir belge bulunmaz. Bilinenler, ölümünden yaklaşık bir buçuk asır sonra yazıya geçirilmiş anonim menâkıbnâmesine ve kendi eserlerindeki dolaylı işaretlere dayanır. Menâkıbnâme onu Alâiye (Alanya) sancak beyinin oğlu olarak tanıtır ve asıl adını Gaybî verir; “Kaygusuz” mahlasını ise mürşidi Abdal Mûsâ'nın verdiği kabul edilir. Asıl adının Alâeddin olduğu görüşü, “Minbernâme”deki “Âşık olsam adım tembel Alâyî” mısraındaki Alâyî kelimesine dayandırılmıştır. Bu okuma tartışmalıdır: Alâî bir isim değil, Alâiyeli oluşunu bildiren bir nisbe olarak da anlaşılabilir. Baba ve dede adlarına dair kayıtlar da tahminden ibarettir.

Doğum tarihi üzerine üç görüş

Doğum tarihi için üç ayrı öneri vardır ve hiçbiri kesinlik taşımaz. Birincisi, Dilgüşâ'daki “sekiz yüz yılında geldi” ifadesinden hareketle 1398'dir; ancak bu tarih doğru kabul edilirse Abdal Mûsâ'ya intisabı imkânsız hâle gelir. İkincisi, menâkıbnâmedeki “on sekiz yaşında intisap, kırk yıl hizmet” bilgisinden geriye doğru hesaplanan 742/1341'dir; bu hesabın zayıf yanı, “kırk yıl hizmet” ifadesinin geleneksel bir kalıp olması, takvim değeri taşımamasıdır. Üçüncüsü, bu iki görüşün eleştirisinden geriye kalan ve kesinlik iddiası taşımayan “XIV. yüzyılın ikinci yarısı” aralığıdır. 1398 tarihini doğum değil, Mısır'a geliş yılı olarak yorumlayan görüş de bulunur.

Abdal Mûsâ'ya intisabı

İntisabını anlatan tek rivayet, menâkıbnâmedeki geyik avı hikâyesidir ve menkıbe olarak okunmalıdır. Tarihî düzlemde söylenebilecek olan şudur: Kaygusuz, Bektaşîliğin bir tarikat olarak örgütlenmesinden önce, Anadolu'da Hacı Bektâş kültünün yerleşip yaygınlaşmasında birinci derecede etkili olan Abdal Mûsâ'nın müridiydi. XIV-XV. yüzyıllarda Anadolu'da yaygın bulunan Abdallar zümresine mensubiyeti sebebiyle şiirlerinde Kaygusuz Abdal mahlasını kullandı. Mürşidiyle birlikte Rum Abdalları ve Kalenderîler çevresine bağlanır.

Mısır yılları ve Kasrü'l-ayn Dergâhı

Kahire'deki Kaygusuz Sultan (Kasrü'l-ayn) Bektaşî Dergâhı'nın son şeyhi Ahmed Sırrı Baba, yazılı bir kaynağa değil Mısır Bektaşîleri arasındaki şifahî rivayete dayanan bir kronoloji verir: 791/1389'da Mısır'a ilk geliş, 796/1394'te hac, 799/1397'de Kahire'ye dönüş, 806/1403-04'ten itibaren Kasrü'l-ayn Dergâhı'nda irşad ve 848/1444'te vefat. Bu kronolojinin değeri, menâkıbnâmenin dergâh inşası için verdiği 807/1404 tarihiyle neredeyse örtüşmesindedir; 1444 ölüm tarihi araştırmacıların çoğunca benimsenmiştir. Dergâh, Bektaşîlerin dört halife makamından biri sayılmıştır.

Kabri: çözülmemiş bir mesele

Kabri için üç ayrı yer öne sürülür ve hiçbiri kanıtlanmış değildir. Birincisi Mukattam dağı eteğindeki mağaralar bölgesidir; halkın Abdal kelimesini Abdullah'a çevirerek ona “Abdullah el-Megārevî” yani mağaralı Abdullah demesi bu rivayetle uyumludur. İkincisi Kasrü'l-ayn Dergâhı'dır; Mısır Bektaşîlerince kabri sayılan mezar buradadır. Üçüncüsü Elmalı'ya bağlı Tekke köyündeki Abdal Mûsâ Türbesi'dir; yaygın bir kanaat olmakla birlikte destekleyici kanıtı yoktur. Bir itiraz da tekkenin kimliğine yöneliktir: Evliya Çelebi Kasrü'l-ayn'ı anlatırken Kaygusuz'u anmaz ve ayrı bir “Kaygusuz Baba Tekkesi” tarif eder; buradan Kasrü'l-ayn ile Kaygusuz arasında bağ bulunmadığı sonucu çıkarılmıştır. Buna karşılık menâkıbnâme müellifinin bu tekkeyi 807/1404 tarihli kitâbesiyle birlikte ayrıntılı tasvir etmesi, söz konusu itirazı tartışmalı kılar.

Rumeli meselesi ve ikinci bir Kaygusuz

Şiirlerinde geçen Murad Han'ın II. Murad, İshak Bey'in II. Murad devrinde Üsküp sancak beyi olan Semendire fâtihi Gazi İshak Bey, İbn Fenâî'nin ise Molla Fenârî olduğu yorumu genel kabul görmüştür; Bursa, Edirne, Sofya, Manastır ve Filibe gibi yer adlarından onun Rumeli'ye geçtiği ve bir süre orada yaşadığı sonucu çıkarılmıştır. Bu yoruma bir itiraz vardır: XV. yüzyılda Vize'ye bağlı Saray kasabasından Sarayî mahlaslı ikinci bir Kaygusuz Abdal bulunduğu ve Rumeli adlarının geçtiği şiirlerin ona ait olduğu söylenmiştir. Ayrı bir karışma tehlikesi daha vardır: Bayramî Melâmîlerinden Vizeli Alâeddin de şiirlerinde Kaygusuz mahlasını kullanmıştır. İki şairi muhtevaya göre ayıran değerlendirmeler yapılmış, aradaki farkın neşve düzeyinde olduğu belirtilmiştir. 901/1495 tarihli Marburg nüshasının bulunması, şiirlerin karışmış olabileceği endişesini büyük ölçüde gidermiştir.

Şiirinin karakteri

Antolojilerde hece vezinli şathiyeleriyle tanınmıştır; oysa hece ile yazdıkları bütün şiirlerinin ancak beşte biridir, geri kalanı aruzladır. Şiirinin ayırt edici yanı, bir tasavvuf şairinde beklenmeyen dünya ve eşya tasviridir: bitten pireden sinekten yakınma, kaba sofudan kaçma, iyi yemek, kır ve akarsu, hayatın imkânlarından yararlanma arzusu. Zengin çağrışım ve hayal, anlamı geri plana iterek neredeyse gerçeküstü bir şiir dünyası kurar. Dili atasözü ve deyimle örülüdür, Arapça-Farsça tamlamalardan uzaktır; aynı sadelik kısa, yer yer devrik cümleli mensur eserlerinde de görülür. Yemek ve sofra konulu simatiyyeleri kendi başına bir külliyat oluşturur. Yûnus Emre'nin ilk takipçilerinden sayılır.

Bektaşî kültündeki yeri

Bektaşîliğin teşekkülünden önce yaşamış, eserlerinde Hacı Bektâş'a ve Bektaşîliğe atıfta bulunmamıştır. Mensubu olduğu Rum Abdalları ve Kalenderîler zümreleri XVI. yüzyıldan sonra Bektaşîlik içinde erimiş, böylece Kaygusuz da bu geleneğin başlıca şahsiyetlerinden biri hâline gelmiştir; Ehl-i beyt bağlılığını, tevellâ ve teberrâyı gösteren şiirleri sebebiyle Alevî-Bektaşî edebiyatının kurucusu sayılmıştır. Kültteki yeri somut işaretler taşır: Kahire'de kurduğu tekke dört halife makamından biridir ve bu, onun Bektaşîler arasında şeyhi Abdal Mûsâ'dan daha üstün bir dereceye yerleştiğini gösterir. Lengeri dört kapıya, kubbesi on iki imama işaret eden dört ve on iki dilimli beyaz keçe tâcı ilk onun kullandığı kabul edilir. Dergâhlarda meydandaki on iki posttan biri onu temsil eden nakib postudur. Tennûre, haydarî, teslim taşı ve kemerle niyaz durumundaki tasviri Bektaşî tekkelerinde yaygındı; Topkapı Sarayı Müzesi'ndeki XVIII. yüzyıl minyatüründe başında horasanî taç, elinde nefîr bulunur.

Tasavvuf tarihindeki önemi

Kaygusuz Abdal'ın önemi yalnız şiirinin hacminden değil, iki ayrı geleneği birbirine bağlamasından gelir. Bir yandan Yûnus Emre'yle başlayan Türkçe tasavvuf şiirini şathiye ve nutuk yönünde genişletmiş, öte yandan Anadolu'daki abdal-kalenderî zümre hafızasını Mısır'a taşıyarak Bektaşî coğrafyasının en uzak durağını kurmuştur. Kahire'deki tekkenin dört halife makamından biri sayılması, bu taşımanın gelenek içinde ne kadar merkezî görüldüğünü gösterir. Hayatına dair belge yokluğu ile eserlerinin zenginliği arasındaki bu gerilim, onu tasavvuf tarihinde hem en çok okunan hem en az bilinen şahsiyetlerden biri yapar.

COĞRAFÎ HAFIZA7 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi7 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 4 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Geyik avı ve Abdal Mûsâ'nın koltuğundaki ok

Kaygusuz'un intisabını anlatan temel rivayet: vurduğu geyiğin peşinden Abdal Mûsâ'nın dergâhına varması.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Alâiye beyinin oğlu Gaybî iyi bir tahsil görmüş; ata binmede, ok atmada ve kılıç kullanmada eşi olmayan bir pehlivandır. Bir av sırasında vurduğu geyiğin peşine düşer; geyik Elmalı'da Abdal Mûsâ'nın dergâhına girer. Dervişlere geyiği sorduğunda görmediklerini söylerler. Konuşmayı duyan Abdal Mûsâ onu huzuruna çağırtır. Gaybî bir geyik vurduğunu, okunu tanıyabileceğini söyleyince şeyh kolunu kaldırır: ok Abdal Mûsâ'nın koltuğuna saplanmıştır. Gaybî bunun üzerine mürid olmaya karar verir.

Çerçeve. Bu, Kaygusuz'un intisabını anlatan tek rivayettir ve ölümünden yaklaşık bir buçuk asır sonra yazıya geçirilmiş menâkıbnâmede yer alır. Av–geyik–velî motifi Anadolu velâyetnâme geleneğinde yaygın bir kalıptır; bir olayın tutanağı değil, intisabın anlamını anlatan bir anlatı biçimi olarak okunmalıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Kaygusuz Abdal Menâkıbnâmesi, haz. Abdurrahman Güzel, Ankara 1999.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Babasının Teke beyiyle dergâh üzerine yürümesi

Oğlunun dervişliğe yönelmesine karşı çıkan babanın beylik gücüyle dergâha yürümesi ve sonunda rıza göstermesi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Oğlunun dervişliğe yöneldiğini öğrenen baba, Teke beyinin de yardımıyla Abdal Mûsâ'nın üzerine yürür. Abdal Mûsâ müridleriyle karşı çıkar; anlatıya göre gösterdiği kerametler sonucunda Teke beyi ölür. Baba sonunda rıza gösterir, Gaybî intisap eder ve şeyhinden Kaygusuz mahlasını alır.

Çerçeve. Anlatı, derviş zümreleri ile yerel beylik otoritesi arasındaki gerilimi menkıbe diliyle kaydeder. Teke beyinin ölümü tarihî bir olay kaydı değil, gelenek içinde velînin otoritesini beyliğinkinin üstüne yerleştiren bir anlatım kalıbıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Kaygusuz Abdal Menâkıbnâmesi, haz. Abdurrahman Güzel, Ankara 1999.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Kırk yıl hizmet ve kırk abdalla yolculuk

İcâzet sonrası Mısır'a gidiş, Kasrü'l-ayn dergâhının kuruluşu ve hac dönüşü ziyaret güzergâhı.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Kaygusuz kırk yıl şeyhine hizmet eder, icâzet alır ve hacca gitmek için izin ister. Abdal Mûsâ yanına kırk abdal katar. Önce Mısır'a giderler; sultanın huzurunda gösterdiği kerametler üzerine sultan onun için Nil kenarında Kasrü'l-ayn dergâhını yaptırır. Hac dönüşü Şam, Halep, Kilis, Antep, Bağdat, Hille, Kûfe, Necef ve Kerbelâ'yı dolaşıp Hz. Ali ile Ehl-i beyt imamlarının kabirlerini ziyaret eder; Medâin, Sâmerrâ, Musul ve Nusaybin yoluyla Abdal Mûsâ Âsitânesi'ne döner. Menâkıbnâme, kırk abdalın karşılanması ve Kaygusuz'un kavuşma sevincini anlatan bir şiir söylemesiyle biter.

Çerçeve. “Kırk yıl hizmet” ve “kırk abdal” geleneksel sayı kalıplarıdır; kronoloji hesabında takvim değeri taşımazlar. Nitekim doğum tarihini bu kalıptan geriye sayarak bulmaya çalışan hesaplar bu yüzden eleştirilmiştir. Buna karşılık güzergâhın kendisi, XV. yüzyıl derviş hareketliliğinin coğrafyası hakkında kullanılabilir bir kayıttır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Kaygusuz Abdal Menâkıbnâmesi, haz. Abdurrahman Güzel, Ankara 1999.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

“Abdullah el-Megārevî” adının doğuşu

Kahire çevresinde Abdal kelimesinin Abdullah'a dönüşmesi ve mağara rivayetiyle birleşmesi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Kahire çevresinde halk, Abdal kelimesini Abdullah'a çevirerek ona “Abdullah el-Megārevî” — yani mağaralı Abdullah — demiştir. Bu ad, Mukattam dağı eteğindeki mağaralar bölgesine defnedildiği rivayetiyle birlikte anılır.

Çerçeve. Bu bir lakap tarihi kaydıdır, resmî bir unvan değildir. Mağara rivayetiyle uyumlu olması, rivayetin yerel hafızada nasıl yerleştiğini gösterir; kabrin yerini kanıtlamaz.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Rıza Nur, Revue de Turcologie, II/5 (1935), s. 77-98; Ahmed Saîd Süleyman, Mecelletü Külliyyeti'l-âdâb, XIV/1, Kahire 1962, s. 31-82.

Eserleri ve metinleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Budalanâme

“Bu kitaba delîl-i büdelâ ve defter-i âşık ve siyer-i sâdık derler” ifadesiyle açılır. Akl-ı maâşın Allah'ı bilmeye yetmeyeceğini söyleyerek başlar; insanı yerle gök arasında “iki

Metni gösterMetni daralt

“Bu kitaba delîl-i büdelâ ve defter-i âşık ve siyer-i sâdık derler” ifadesiyle açılır. Akl-ı maâşın Allah'ı bilmeye yetmeyeceğini söyleyerek başlar; insanı yerle gök arasında “iki direkli bir şehir” istiaresiyle anlatır ve bu ilmin mantıku't-tayr olduğunu belirtir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: nşr. Abdurrahman Güzel, Kaygusuz Abdal'ın Mensur Eserleri, Ankara 1983, s. 49-74.
TARİHÎ KAYIT

Kitâb-ı Miglâte

Bir dervişin rüyaları üzerine kurulur ve Budalanâme 'nin sonundaki rüya ile başlar. Derviş, rüyasındaki şeyhin şeytan olduğunu anlayıp kaçar; bir başka rüyada aşk pazarına

Metni gösterMetni daralt

Bir dervişin rüyaları üzerine kurulur ve Budalanâme'nin sonundaki rüya ile başlar. Derviş, rüyasındaki şeyhin şeytan olduğunu anlayıp kaçar; bir başka rüyada aşk pazarına girer. Nûr-ı Muhammedî ve Hz. Ali anlatısı eserin merkezindedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: nşr. Abdurrahman Güzel, Kaygusuz Abdal'ın Mensur Eserleri, Ankara 1983, s. 75-82.
TARİHÎ KAYIT

Vücûdnâme

Mü'minûn sûresinin insanın ana rahmine düşmesinden bahseden 12-14. âyetleriyle başlar. Yedi gezegen, on iki burç, insanın zâhirî ve bâtınî duyguları, dört büyük melek ve nâsût-mele

Metni gösterMetni daralt

Mü'minûn sûresinin insanın ana rahmine düşmesinden bahseden 12-14. âyetleriyle başlar. Yedi gezegen, on iki burç, insanın zâhirî ve bâtınî duyguları, dört büyük melek ve nâsût-melekût-ceberût-lâhût âlemleri kısa tanımlarla verilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: nşr. Abdurrahman Güzel, Kaygusuz Abdal'ın Mensur Eserleri, Ankara 1983, s. 135-152.
TARİHÎ KAYIT

Dilgüşâ

168 beyitlik bir mesnevi ile başlayıp mensur olarak devam eder; yer yer Farsça metinler de bulunur. Devir görüşü ve vahdet-i vücûd işlenir. Sonunda Kaygusuz, âlim ve velî olmadığın

Metni gösterMetni daralt

168 beyitlik bir mesnevi ile başlayıp mensur olarak devam eder; yer yer Farsça metinler de bulunur. Devir görüşü ve vahdet-i vücûd işlenir. Sonunda Kaygusuz, âlim ve velî olmadığını, ibadet ve keramet bilmediğini söyler. Doğum tarihi tartışmasında dayanak olan “sekiz yüz yılında geldi” ifadesi bu eserdedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: nşr. Abdurrahman Güzel, Ankara 1987.
TARİHÎ KAYIT

Saraynâme

Manzum ve mensur karışık bir girişin ardından bu cihanın bir saray olduğunu söyler ve cihanı sembolik ifadelerle tasvir eder.

Metni gösterMetni daralt

Manzum ve mensur karışık bir girişin ardından bu cihanın bir saray olduğunu söyler ve cihanı sembolik ifadelerle tasvir eder.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: nşr. Abdurrahman Güzel, Ankara 1989.
TARİHÎ KAYIT

Dîvan

Mürettep bir divanı yoktur. Marburg nüshasında yüz otuzun üzerinde şiiri bulunur. Menâkıbnâme içindeki “Dolabnâme” (89 beyit), “Gevhernâme” (70 beyit), “Minbernâme” (58 beyit) ve “

Metni gösterMetni daralt

Mürettep bir divanı yoktur. Marburg nüshasında yüz otuzun üzerinde şiiri bulunur. Menâkıbnâme içindeki “Dolabnâme” (89 beyit), “Gevhernâme” (70 beyit), “Minbernâme” (58 beyit) ve “Salâtnâme” (15 kıta) ile iki terciibend, iki terkibibend ve iki müstezadın da katılmasıyla hacimli bir divan ortaya çıkar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Staatsbibliothek Marburg, MS Or. Oct. 4044; B. Flemming, Türkische Handschriften, Wiesbaden 1968, I, s. 326-331.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Gaybî

Menâkıbnâmeye göre asıl adı; “Kaygusuz” mahlasını mürşidi Abdal Mûsâ vermiştir. Asıl adının Alâeddin olduğu görüşü ise “Minbernâme”deki Alâyî kelimesine dayandırılan tartı

Metni gösterMetni daralt

Menâkıbnâmeye göre asıl adı; “Kaygusuz” mahlasını mürşidi Abdal Mûsâ vermiştir. Asıl adının Alâeddin olduğu görüşü ise “Minbernâme”deki Alâyî kelimesine dayandırılan tartışmalı bir okumadır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Kaygusuz Abdal”, c. 25, s. 74.
TARİHÎ KAYIT

Abdallar zümresi

XIV-XV. yüzyıllarda Anadolu'da yaygın olan derviş zümresi. Kaygusuz'un şiirlerinde kullandığı mahlas bu mensubiyetten gelir; mürşidi Abdal Mûsâ ile birlikte Rum Abdalları ve Kalend

Metni gösterMetni daralt

XIV-XV. yüzyıllarda Anadolu'da yaygın olan derviş zümresi. Kaygusuz'un şiirlerinde kullandığı mahlas bu mensubiyetten gelir; mürşidi Abdal Mûsâ ile birlikte Rum Abdalları ve Kalenderîler çevresine bağlanır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Ahmet Yaşar Ocak, Osmanlı İmparatorluğu'nda Marjinal Sûfîlik: Kalenderîler, Ankara 1992, s. 93-95.
TARİHÎ KAYIT

Şathiye

Zâhirde aykırı görünen, bâtında tasavvufî anlam taşıyan söz. Kaygusuz antolojilerde en çok bu türle tanınır; oysa hece ile yazdıkları bütün şiirlerinin ancak beşte biridir.

Metni gösterMetni daralt

Zâhirde aykırı görünen, bâtında tasavvufî anlam taşıyan söz. Kaygusuz antolojilerde en çok bu türle tanınır; oysa hece ile yazdıkları bütün şiirlerinin ancak beşte biridir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 25, s. 75.
TARİHÎ KAYIT

Simatiyye

Yemek ve sofra konulu manzume. Kaygusuz'un bu türdeki şiirleri kendi başına bir külliyat oluşturur; darı çöreği, ayran, bal, kaygana, arpa ekmeği, yahni ve hurma gibi adlar mesnevi

Metni gösterMetni daralt

Yemek ve sofra konulu manzume. Kaygusuz'un bu türdeki şiirleri kendi başına bir külliyat oluşturur; darı çöreği, ayran, bal, kaygana, arpa ekmeği, yahni ve hurma gibi adlar mesnevilerinde de geçer.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Orhan Şaik Gökyay, “Kaygusuz Abdal ve Simatiyyeleri I-II”, Türk Folkloru, I/13 ve II/14 (1980).
TARİHÎ KAYIT

Dört kapı

Şeriat, tarikat, mârifet ve hakikat. Kaygusuz'a bağlanan tâcın lengerindeki dört dilim bu dört kapıya işaret sayılır.

Metni gösterMetni daralt

Şeriat, tarikat, mârifet ve hakikat. Kaygusuz'a bağlanan tâcın lengerindeki dört dilim bu dört kapıya işaret sayılır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Ahmed Rifat, Mir'âtü'l-makāsıd, İstanbul 1293, s. 291.
TARİHÎ KAYIT

Nakib postu

Bektaşî meydanındaki on iki posttan Kaygusuz'u temsil edeni. Kültteki yerinin dergâh düzenine yerleşmiş hâlidir.

Metni gösterMetni daralt

Bektaşî meydanındaki on iki posttan Kaygusuz'u temsil edeni. Kültteki yerinin dergâh düzenine yerleşmiş hâlidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Ahmed Rifat, Mir'âtü'l-makāsıd, İstanbul 1293, s. 291.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Elmalı / Antalya · TürkiyeAbdal Mûsâ Dergâhı (Tekke köyü)Menâkıbnâmeye göre intisap ettiği ve kırk yıl hizmet ettiği dergâh. İlişkili kişi dosyası Kaygusuz Abdal : Kaygusuz Abdal, Abdal Mûsâ çevresine bağlanan menâkıbnâmesi, Kahire dergâhı ve manzum-mensur eserleriyle Bektaşî edebiyat ve erkân hafızasının kurucu isimlerindendir.Alanya · TürkiyeAlâiye (doğum yeri)Menâkıbnâmeye göre sancak beyinin oğlu olarak burada doğdu. İlişkili kişi dosyası Kaygusuz Abdal : Kaygusuz Abdal, Abdal Mûsâ çevresine bağlanan menâkıbnâmesi, Kahire dergâhı ve manzum-mensur eserleriyle Bektaşî edebiyat ve erkân hafızasının kurucu isimlerindendir.Kahire · MısırMukattam dağıRivayete göre vasiyeti üzerine eteğindeki mağaralar bölgesine defnedildi; “el-Megārevî” lakabının kaynağı. İlişkili kişi dosyası Kaygusuz Abdal : Kaygusuz Abdal, Abdal Mûsâ çevresine bağlanan menâkıbnâmesi, Kahire dergâhı ve manzum-mensur eserleriyle Bektaşî edebiyat ve erkân hafızasının kurucu isimlerindendir.Nevşehir · TürkiyeHacıbektaşBektaşîlerin dört halife makamından biri; Kaygusuz'un Kahire tekkesiyle birlikte anılır. İlişkili kişi dosyası Kaygusuz Abdal : Kaygusuz Abdal, Abdal Mûsâ çevresine bağlanan menâkıbnâmesi, Kahire dergâhı ve manzum-mensur eserleriyle Bektaşî edebiyat ve erkân hafızasının kurucu isimlerindendir.Necef · IrakNecefHac dönüşü ziyaret güzergâhında. İlişkili kişi dosyası Kaygusuz Abdal : Kaygusuz Abdal, Abdal Mûsâ çevresine bağlanan menâkıbnâmesi, Kahire dergâhı ve manzum-mensur eserleriyle Bektaşî edebiyat ve erkân hafızasının kurucu isimlerindendir.Kerbelâ · IrakKerbelâHac dönüşü ziyaret güzergâhında. İlişkili kişi dosyası Kaygusuz Abdal : Kaygusuz Abdal, Abdal Mûsâ çevresine bağlanan menâkıbnâmesi, Kahire dergâhı ve manzum-mensur eserleriyle Bektaşî edebiyat ve erkân hafızasının kurucu isimlerindendir.Mısır · MısırKaygusuz Abdal Mısır Tekkesi/MakamıTarihî ve geleneksel işlev Kaygusuz Abdal'ın Mısır seyahati ve irşad hafızasına bağlanan Kahire merkezi; kesin mezar ve kuruluş ayrıntıları ihtiyatla gösterilir. İlişki katmanları Mekânın kuruluş tarihi, daha sonraki Bektaşî aidiyeti, türbe/ziyaret hafızası ve güncel kullanım durumu aynı şey değildir; farklı dönemler tek başlangıç hikâyesine indirgenmez.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Kaygusuz Abdal Menâkıbnâmesi, haz. Abdurrahman Güzel, Ankara 1999
  2. [2]Rıza Nur, Revue de Turcologie, II/5 (1935), s. 77-98; Ahmed Saîd Süleyman, Mecelletü Külliyyeti'l-âdâb, XIV/1, Kahire 1962, s. 31-82
  3. [3]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Kaygusuz Abdal”, c. 25, s. 74
  4. [4]Ahmet Yaşar Ocak, Osmanlı İmparatorluğu'nda Marjinal Sûfîlik: Kalenderîler, Ankara 1992, s. 93-95
  5. [5]TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 25, s. 75
  6. [6]Orhan Şaik Gökyay, “Kaygusuz Abdal ve Simatiyyeleri I-II”, Türk Folkloru, I/13 ve II/14 (1980)
  7. [7]Ahmed Rifat, Mir'âtü'l-makāsıd, İstanbul 1293, s. 291
  8. [8]TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 25, s. 76
  9. [9]nşr. Abdurrahman Güzel, Kaygusuz Abdal'ın Mensur Eserleri, Ankara 1983, s. 49-74
  10. [10]nşr. Abdurrahman Güzel, Kaygusuz Abdal'ın Mensur Eserleri, Ankara 1983, s. 75-82
  11. [11]nşr. Abdurrahman Güzel, Kaygusuz Abdal'ın Mensur Eserleri, Ankara 1983, s. 135-152
  12. [12]nşr. Abdurrahman Güzel, Ankara 1987
  13. [13]nşr. Abdurrahman Güzel, Ankara 1989
  14. [14]Staatsbibliothek Marburg, MS Or. Oct. 4044; B. Flemming, Türkische Handschriften, Wiesbaden 1968, I, s. 326-331
  15. [15]Staatsbibliothek Marburg, MS Or. Oct. 4044, vr. 140a-210b; Ankara Millî Ktp., nr. 167, 645, 824/1
  16. [16]Abdurrahman Güzel, Kaygusuz Abdal (Alâaddin Gaybî) Bibliyografyası, Ankara 1986, s. 74-76
  17. [17]İstanbul Belediyesi Atatürk Kitaplığı, Osman Ergin, nr. 1102
  18. [18]TDV İslâm Ansiklopedisi: Bektaşîlik, Hacı Bektâş-ı Velî, Hacı Bektâş-ı Velî Külliyesi, Balım Sultan maddeleri; Vilâyetnâme geleneği; genel Bektaşîlik tarihi araştırmaları
  19. [19]Kişi kartı kaynak paketi — Kaygusuz Abdal
Ortak kaynak kataloğunu aç →