Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-6951- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 266
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<ol><li>İlkler, 2. tas. Sâlikin sülükunun başlangıcında riayet etmesi lazım gelen namaz, oruç ve benzeri hususlar ve şer'i adap ki, mübtedilerin mutlaka bunlara uymaları icap eder (sr). Mebâdi'n-nihayat ( (مبا دى | لنهايا 1. Sonların ilkleri. 2. taş Namaz, oruç ve hac | gibi farz ibadetler; örn. namazın nihayeti en yüksek seviyedeki yakınlık ve hakiki | vuslattan ibarettir. Zekâtın nihayeti Hak'tan gayrısını (mal-mülk) sırf Hak sevgisi | sebebiyle harcamaktır, Orucun nihayeti tabiatın ihtiyaçlarından ve buna güç veren hususlardan, Allah'ta fani olarak uzak kalmaktır. Haccın nihayeti marifete ermek ve fenadan sonra beka halini gerçekleştirmektir; çünkü haccın menâsiki nihayete ve ahadiyet-i ceme ve farka doğru yolculuk yapan sâliklerin menzillerine karşılık | olarak konulmuştur. Her mensek manevi yolculuğun bir konak yerine tekabül | eder (kı). Mebdeiyyet (ius) 1, İlkelilik. 2. tas, Zat-ı ahadiyetin vahidiyet mertebesinden evvel olması itibariyle ahadiyeti izleyen salt görelik Cizafet-i mahz). Burada sözü edilen vahidiyet mertebesi (hazreti) isim ve sıfatlarla ilgili nispetlerin ve taayyünatın kaynağıdır. İşaretler ise akli varsayımlardır (itibârât) (x1),</li><li>Sonların ilkleri. 2. taş Namaz, oruç ve hac | gibi farz ibadetler; örn. namazın nihayeti en yüksek seviyedeki yakınlık ve hakiki | vuslattan ibarettir. Zekâtın nihayeti Hak'tan gayrısını (mal-mülk) sırf Hak sevgisi | sebebiyle harcamaktır, Orucun nihayeti tabiatın ihtiyaçlarından ve buna güç veren hususlardan, Allah'ta fani olarak uzak kalmaktır. Haccın nihayeti marifete ermek ve fenadan sonra beka halini gerçekleştirmektir; çünkü haccın menâsiki nihayete ve ahadiyet-i ceme ve farka doğru yolculuk yapan sâliklerin menzillerine karşılık | olarak konulmuştur. Her mensek manevi yolculuğun bir konak yerine tekabül | eder (kı). Mebdeiyyet (ius) 1, İlkelilik. 2. tas, Zat-ı ahadiyetin vahidiyet mertebesinden evvel olması itibariyle ahadiyeti izleyen salt görelik Cizafet-i mahz). Burada sözü edilen vahidiyet mertebesi (hazreti) isim ve sıfatlarla ilgili nispetlerin ve taayyünatın kaynağıdır. İşaretler ise akli varsayımlardır (itibârât) (x1),</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6433- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 266
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<ol><li>İlkler, 2. tas. Sâlikin sülükunun başlangıcında riayet etmesi lazım gelen namaz, oruç ve benzeri hususlar ve şer'i adap ki, mübtedilerin mutlaka bunlara uymaları icap eder (sr). Mebâdi'n-nihayat ( (مبا دى | لنهايا 1. Sonların ilkleri. 2. taş Namaz, oruç ve hac | gibi farz ibadetler; örn. namazın nihayeti en yüksek seviyedeki yakınlık ve hakiki | vuslattan ibarettir. Zekâtın nihayeti Hak'tan gayrısını (mal-mülk) sırf Hak sevgisi | sebebiyle harcamaktır, Orucun nihayeti tabiatın ihtiyaçlarından ve buna güç veren hususlardan, Allah'ta fani olarak uzak kalmaktır. Haccın nihayeti marifete ermek ve fenadan sonra beka halini gerçekleştirmektir; çünkü haccın menâsiki nihayete ve ahadiyet-i ceme ve farka doğru yolculuk yapan sâliklerin menzillerine karşılık | olarak konulmuştur. Her mensek manevi yolculuğun bir konak yerine tekabül | eder (kı). Mebdeiyyet (ius) 1, İlkelilik. 2. tas, Zat-ı ahadiyetin vahidiyet mertebesinden evvel olması itibariyle ahadiyeti izleyen salt görelik Cizafet-i mahz). Burada sözü edilen vahidiyet mertebesi (hazreti) isim ve sıfatlarla ilgili nispetlerin ve taayyünatın kaynağıdır. İşaretler ise akli varsayımlardır (itibârât) (x1),</li><li>Sonların ilkleri. 2. taş Namaz, oruç ve hac | gibi farz ibadetler; örn. namazın nihayeti en yüksek seviyedeki yakınlık ve hakiki | vuslattan ibarettir. Zekâtın nihayeti Hak'tan gayrısını (mal-mülk) sırf Hak sevgisi | sebebiyle harcamaktır, Orucun nihayeti tabiatın ihtiyaçlarından ve buna güç veren hususlardan, Allah'ta fani olarak uzak kalmaktır. Haccın nihayeti marifete ermek ve fenadan sonra beka halini gerçekleştirmektir; çünkü haccın menâsiki nihayete ve ahadiyet-i ceme ve farka doğru yolculuk yapan sâliklerin menzillerine karşılık | olarak konulmuştur. Her mensek manevi yolculuğun bir konak yerine tekabül | eder (kı). Mebdeiyyet (ius) 1, İlkelilik. 2. tas, Zat-ı ahadiyetin vahidiyet mertebesinden evvel olması itibariyle ahadiyeti izleyen salt görelik Cizafet-i mahz). Burada sözü edilen vahidiyet mertebesi (hazreti) isim ve sıfatlarla ilgili nispetlerin ve taayyünatın kaynağıdır. İşaretler ise akli varsayımlardır (itibârât) (x1),</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-12282- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Arapça mebde’ kelimesinin çoğuludur. Başlangıçlar, temeller, esaslar, prensipler anlamına gelir.Yüksek başlangıçlar (esaslar); semavi nefisler ve akıllardır. Nihayetlere ait başlangıçlar (esaslar) ise; namaz, oruç, hac, zekat gibi farzlardır. Namazın nihayeti, Hakk’a duyulan sevgiden dolayı, masivayı tamamen sarfetmektir. Orucunki, kendini yaratılışla ilgili özelliklerden sıyırmak, yani kendine hakim olmak, kendini tutmaktır; bu, fenaya ulaşmaya yardımcı olur. Bu sebeple kudsî bir hadiste “Oruç benim içindir, ecrini ben veririm”. Haccın nihayeti, sâlikin nihayete giden menzillerine tekabül eder. Bu nihayet de, “ehadiyetü’l-cem”‘ ve “fark” makamıdır.</p>
Köken ve kullanım
i. ar.
مبا دى
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- İlkler, 2. tas. Sâlikin sülükunun başlangıcında riayet etmesi lazım gelen namaz, oruç ve benzeri hususlar ve şer'i adap ki, mübtedilerin mutlaka bunlara uymaları icap eder (sr). Mebâdi'n-nihayat ( (مبا دى | لنهايا 1. Sonların ilkleri. 2. taş Namaz, oruç ve hac | gibi farz ibadetler; örn. namazın nihayeti en yüksek seviyedeki yakınlık ve hakiki | vuslattan ibarettir. Zekâtın nihayeti Hak'tan gayrısını (mal-mülk) sırf Hak sevgisi | sebebiyle harcamaktır, Orucun nihayeti tabiatın ihtiyaçlarından ve buna güç veren hususlardan, Allah'ta fani olarak uzak kalmaktır. Haccın nihayeti marifete ermek ve fenadan sonra beka halini gerçekleştirmektir; çünkü haccın menâsiki nihayete ve ahadiyet-i ceme ve farka doğru yolculuk yapan sâliklerin menzillerine karşılık | olarak konulmuştur. Her mensek manevi yolculuğun bir konak yerine tekabül | eder (kı). Mebdeiyyet (ius) 1, İlkelilik. 2. tas, Zat-ı ahadiyetin vahidiyet mertebesinden evvel olması itibariyle ahadiyeti izleyen salt görelik Cizafet-i mahz). Burada sözü edilen vahidiyet mertebesi (hazreti) isim ve sıfatlarla ilgili nispetlerin ve taayyünatın kaynağıdır. İşaretler ise akli varsayımlardır (itibârât) (x1),
- Sonların ilkleri. 2. taş Namaz, oruç ve hac | gibi farz ibadetler; örn. namazın nihayeti en yüksek seviyedeki yakınlık ve hakiki | vuslattan ibarettir. Zekâtın nihayeti Hak'tan gayrısını (mal-mülk) sırf Hak sevgisi | sebebiyle harcamaktır, Orucun nihayeti tabiatın ihtiyaçlarından ve buna güç veren hususlardan, Allah'ta fani olarak uzak kalmaktır. Haccın nihayeti marifete ermek ve fenadan sonra beka halini gerçekleştirmektir; çünkü haccın menâsiki nihayete ve ahadiyet-i ceme ve farka doğru yolculuk yapan sâliklerin menzillerine karşılık | olarak konulmuştur. Her mensek manevi yolculuğun bir konak yerine tekabül | eder (kı). Mebdeiyyet (ius) 1, İlkelilik. 2. tas, Zat-ı ahadiyetin vahidiyet mertebesinden evvel olması itibariyle ahadiyeti izleyen salt görelik Cizafet-i mahz). Burada sözü edilen vahidiyet mertebesi (hazreti) isim ve sıfatlarla ilgili nispetlerin ve taayyünatın kaynağıdır. İşaretler ise akli varsayımlardır (itibârât) (x1),
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça mebde’ kelimesinin çoğuludur. Başlangıçlar, temeller, esaslar, prensipler anlamına gelir.Yüksek başlangıçlar (esaslar); semavi nefisler ve akıllardır. Nihayetlere ait başlangıçlar (esaslar) ise; namaz, oruç, hac, zekat gibi farzlardır. Namazın nihayeti, Hakk’a duyulan sevgiden dolayı, masivayı tamamen sarfetmektir. Orucunki, kendini yaratılışla ilgili özelliklerden sıyırmak, yani kendine hakim olmak, kendini tutmaktır; bu, fenaya ulaşmaya yardımcı olur. Bu sebeple kudsî bir hadiste “Oruç benim içindir, ecrini ben veririm”. Haccın nihayeti, sâlikin nihayete giden menzillerine tekabül eder. Bu nihayet de, “ehadiyetü’l-cem”‘ ve “fark” makamıdır.