يامغم
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
!)
- Üzüntülü günler.
- tas. Seyr ile'l-lâh'tan geri kalma zamani.
Eza—Cefa Bkz. İncinmek-İncitmek.
Ezel-Ebed Allah'ın başlangıcı olmamasına ezel, sonu olmamasına ebed
denir. Ezel-ebed Allah'ın iki vasıfıdır.
Ezel-la-yezal (J (ازللايز
- Kidem; bir şeyin başlangıcının olmaması,
- tas. a Allah'ın el-Evvel ismi. b Kesintisiz bir şekilde gelen feyz, zaman ve madde var olmadan önce Zat-ı Ahadiyetin isim mazharlarında zuhuru. Biz. Ebed, La-yezal.
Âfitâb-ı hüsn-i haban akıbet eyler ufal
Ben muhibb-i lâ-yezâlim, lâ-uhibbu'lafilin
Xİ
GEAR Fahriar veya Fahir 1. Övünme, övünç. 2. tas. “Yokluk
2 — benim övüncümdür,” hadisine dayanarak, mutasavviflann
= oe yokluk yolunun yolculan olduklarını simgeleyen başlıkları-
2 ise na, tac ve sikkelerine verdikleri ad.
= = Fahriye i. ar. (4453) Bir dervişin bağlı olduğu tarikatla övün-
مه عه Ge mesi.
Tarik-i Hakk’a Sâliksiz Rifâi derler bize
Hakiki feyze mâlikiz Rifâi derler bize
pe
Fâriğız nakş-ı sivadan Naksbendileriz
Tâibiz çün u çerâdan Nakşbendileriz