HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
İlk eğitim ve Zekâi Dede
1871'de İstanbul'da doğdu. Mekteb-i Mülkiyye'deki öğreniminin ardından devlet hizmetine girdi. 1885'ten itibaren Zekâi Dede'den klasik repertuvar meşk ederek eserlerin sözlü aktarım zincirine katıldı.
Mevlevî çevresi
Galata Mevlevîhânesi'nde Mehmed Atâullah Dede'den, Yenikapı Mevlevîhânesi'nde Mehmed Celâleddin Dede'den musiki nazariyatı öğrendi. 1886'da Seyyid Ali Rızâ Dede'ye intisap etti; Atâullah Dede'den de sikke giydi. Ney meşkini ilerletti ve 1922-1925 arasında Yenikapı Mevlevîhânesi'nde neyzenbaşılık yaptı.
Nazariyat çalışmaları
Türk musikisinin ses sistemini yirmi dört eşit olmayan aralık ve yirmi beş perde üzerinden açıklayan ilk kapsamlı modern tariflerden birini geliştirdi. Batı notası ve akustik terminolojisini tarihî makam ve usul bilgisini yok saymadan kullanmaya çalıştı.
Dârülelhân ve repertuvar
Dârülelhân'daki Tasnif ve Tesbit Heyeti çalışmalarında dinî ve din dışı repertuvarın notaya alınmasına katkı verdi. Eski meşk zincirlerinden gelen eserleri derledi; yazıları, monografileri ve ansiklopedi maddeleriyle Türk musikisini yerli ve yabancı okuyucuya tanıttı.
Mirası
1935'te vefat eden Rauf Yektâ, icracı, araştırmacı ve yayıncı kimliklerini bir arada taşıdı. Çalışmaları daha sonra Suphi Ezgi ve Hüseyin Sâdeddin Arel tarafından geliştirilen nazariyatın önemli başlangıç noktalarından biridir; bununla birlikte kendi sistemi tarihî kaynaklar ve icra verileriyle birlikte okunmalıdır.
