ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
137 sonuç · toplam 137 · “Sadr” · 2/6
01Early Best-sellers in the Akbarian Tradition: The Dissemination of Ibn ‘Arabi’s Teaching Through Sadr al-din al-Qunawi
Jane Clark · Journal of the Muhyiddin Ibn Arabi Society, XXXIII · 2003
şakk-ı sadr
İslâm inanca göre, Hz. Peygamber’i göğsünün melekler tarafmda açılıp kalbinin bezenmesi içi kullanılan terim
Tavâf-I Sadr (sader)
Hac esnâsında cemrelerin taşlanması bittikten sonra Mina'dan Mekke'ye inildiğinde yapılan tavâf. Buna Tavâf-ı vedâ da denilir. Hac vazîfeleri bununla sona erer. Âfâkî olan yâni Mîkât denilen yerden daha uzak memleketlerin hacılarının Mekke'…
Şerh-İ Sadr
1. Peygamber efendimizin çocukluğunda ve peygamberliği sırasında (mîrâc gecesinde) mübârek göğsünün açılarak kalbinin çıkarılması ve yıkanıp ilim, hikmet ve mârifet ile doldurulduktan sonra yerine konması hâdisesi. (Bkz. Şakk-ı Sadr) Yeşil…
Dîvân ve irşad risâleleri
Bolbolcızâde Şeyh Abdülkerim Fethî Efendi · Mürettep dîvânı ile sülûk ve vaazlara dair risâleleri bulunduğu kaydedilir.
Amasyalı Pîr İlyas
Amasyalı Pîr İlyas, Sadreddin Hıyâvî’nin terbiyesinde yetişerek Halvetiyye’yi Şirvan’dan Amasya’ya taşıyan; Gümüşlüoğlu Tekkesi çevresinde Anadolu’daki ilk güçlü Halvetî irşad merkezlerinden birini kuran âlim-sûfîdir.
Bedr Ata (Bedreddin Muhammed)
Bedr Ata, asıl adıyla Bedreddin Muhammed; Buhara’da Sadr Ata ile tahsil gören, mürşid arayışıyla Taşkent çevresine giderek Zengî Ata’ya intisap eden dört başlıca Yesevî halifeden biridir.
Fahreddin Irâkī
Fahreddin Irâkī (1213-1289), Bahâeddin Zekeriyyâ’nın Mültan hankahında yetişen; Sadreddin Konevî ve Mevlânâ çevresiyle buluşarak Lemaât’ı kaleme alan Farsça tasavvuf şiirinin büyük temsilcisidir.
Hacı İzzeddin Türkmânî
Hacı İzzeddin Türkmânî, Halvetiyye ana aktarım zincirinde Ahî Mîrem’in ardından gelen ve emaneti Sadreddin Hıyâvî’ye ulaştıran erken dönem şeyhidir.
Kirmastızâde Hüsrev Efendi
Kirmastızâde Hüsrev Efendi (ö. 967/1559-60), İznik'te yetişmiş; Rumeli şehirlerinde kadılık yapmış ve Sadru'ş-Şerîa üzerine hâşiye yazmış âlimdir.
Menteşeli Hüsâmeddin Efendi
Menteşeli Hüsâmeddin Efendi (ö. Rebîülâhir 1010/1601), Menteşe’den yetişmiş; Edirne Taşlık ve Câmi-i Atîk medreselerinde ders vermiş, Sadru’ş-şerîa üzerine hâşiye yazmış âlimdir.
Müeyyidüddin Cendî
Müeyyidüddin Cendî (ö. 1292 [?]), Türkistan’daki Cend’den ayrılıp Sadreddin Konevî’ye on yıl hizmet eden; Bağdat ve Sinop’ta irşad edip Füsûsü’l-hikem’in sonraki şerh geleneğine kaynaklık eden ilk tam şerhini yazan sûfî müelliftir.
Saîdüddin Fergānî
Saîdüddin Fergānî (yaklaşık 1223-1300), Necîbüddin Ali b. Büzgaş’ın terbiyesinde yetişen, Sadreddin Konevî’nin sohbetine katılan ve İbnü’l-Fârız’ın Tâiyye’sine yazdığı Farsça-Arapça şerhlerle Ekberî düşünceyi sistemleştiren sûfî müelliftir.
ŞEYH SA’DEDDÎN-İ CÜVEYNÎ
ŞEYH SA’DEDDÎN-İ CÜVEYNÎ Kibâr-ı meşâyıh u ulemâdandır. Keşfû’l-Mahcûb ve Secencelü’l-Ervâh unvânlı eserleri meşhûrdur. Dîger ba'zı te’lîfâtı varmış. 650/(1252) senesinde âlem-i bakâya rıhlet etmiştir. Sadreddîn-i Konevî hazretleriyle musâh…
Misbâhu'l-üns: aklın ve müşahedenin ortak dili
Molla Şemseddin Fenârî · Fenârî, Sadreddin Konevî'nin Miftâhu'l-gayb'ına yazdığı şerhin adına "akledilen ile müşahede edilen arasında" kaydını koyarak iki bilgi yolunu tek metinde buluşturma niyetini ilan etmiştir.
Müntehabât mecmuasının muhtevası
Molla Gürânîli Ömer Efendi · İbnü'l-Emin Mahmud Kemal'in tarifine göre Ömer Efendi'nin Vâridât'ı, içinde Şa'rânî, Nablusî, Sadreddin Konevî ve Hâce Ahrâr'dan seçmeler bulunan bir müntehabât mecmuasının sonuna “Vârid” işaretiyle kaydedilmişt…
Kemân ebrûlarından tîr-i gamzen aralandırma
Sadrî Seyyid Mehmed Efendi · Vekāyi‘u’l-Fuzalâ, Sadrî mahlasıyla dört beyitlik bir gazeli korur.
Gasp bahsine dair risale
A‘rec Şeyhî Çelebi · Sadruşşerîa'nın Kitâbü'l-Gasb bölümüne ilişkin ilmî çalışma.
Etvâr-ı dil
Kalbin tavırları ve mertebeleri. 2. tas. Kalbin cilveleri ve mazharları. Kalbin tavırlarından her biri diğer tavrın cevheri ve madenidir. “Altın ve gümüş gibi, insanlar da maden ocakları halindedirler,” hadisiyle bu hususa işaret edilmiştir…
Çehar darp
جها > > ب) Dört vuruş. tas Kalenderiler, Abdallar ve eski Bektaşilerde saç, kaş, sakal ve bıyıkların usturayla kökten traş edilmesi âdeti. Çehardeh-i masum-u pak (J م يا ya: 3) be) Hz. Ali'nin soyundan gelen ve çocukken şehit edilen ondört…
Hazm
Sindirme, katlanma. tas. Ufak tefek hataları mesele yapmamak, basit hususları yakınma ve sızlanma vesilesi yapmamak, alıngan olmamak, gönlü geniş olmak (sia-1 sadr). Hazre (e (حضر Şazeliye tarikatinde semâ ve zikir ayini (hazre, hazret). Ha…
Hü
O; üçüncü şahıs zamiri. tas. a Allah'ın mutlak gayb olan hüviyeti, künhü; temaşası mümkün olmayan zatı. Gir semâa zikr ile gel yana yana Hü deyü Ir safâ-i aşk-ı Hakk’a yana yana Hü deya Zat-ı Hakk'ı buldular buluştular bir Ha ile Dost görün…
Sekinet
1, Vakar, ağırbaşlılık, sükünet. 2. tas, Gaybın (ve maneyi feyzin) gelişi esnasında kalbin bulduğu itmi'nan ve huzur hali. Sekinet nebi ve velilerin kalplerine iner, Nur, kuvvet ve ruhtan oluşur, korkan kişi o sayede sükün, mahzun teseli bu…
Selamet
>) Emniyet makamı, “Oraya emniyetli olarak selam (selamet) ile giriniz,” mealindeki ayetle buna işaret edilmiştir. 2. Dünyevi huzur ve refah, selamet, terk-i selamettir. Nefsin selameti ona muhalefet etmektir, felaketi ona uymaktır. “Selame…