Köken ve kullanım
i. ar.
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- O; üçüncü şahıs zamiri.
- tas. a Allah'ın mutlak gayb olan hüviyeti, künhü; temaşası mümkün olmayan zatı. Gir semâa zikr ile gel yana yana Hü deyü Ir safâ-i aşk-ı Hakk’a yana yana Hü deya Zat-ı Hakk'ı buldular buluştular bir Ha ile Dost göründü her taraftan yana yana Hü deya Niyazi Mısri
Hulül A
Bektaşi gülbank ve tercemanlarının sonunda “Allah eyvallah Hü Dost,” denir (AM
287).
Safha-i sadrinda dâim âşıkın efkârı ha
Sakirin şükrü hüvallah, zâkirin ezkârı ha
Ravza-ı hü'yı makam et ey Cemâl-i Halveti
Ta vücudun mülküne keşf ola esrârı hü
Hubb-i câh Makam sevgisi, mevki hırsı, itibar tutkusu.
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
[Ar. üçüncü teklik şahıs zamiri} (O zamiri)
- Zikir ve mukabelede dervişin Allah adı niyetine tekrar ettiği söz.
- tas. Sûfîlere göre Allah’ın zatını ifade eden bir terim.
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça “O” anlamında munfasıl zamir olup, İlâhî isimlerdendir, yani Allah’ın güzel isimlerinden biridir. Allah’ın zâtını ifade eden, mutlak gayb olan hüviyeti. Zikr, önceleri üç, yedi isimle icra edilirken, sonraları oniki isim ile yapılmıştır. Bazı âlimler “Hû, Hû” diye zikir çekmeyi caiz görmemiş ise de, Muhakkıklar ve Sufilerin arifleri, Allah lafzının, O’nun ulûhiyyet mertebesine delâlet ettiği gibi, “Hû” lafzının da “gaybet-i zât ve hüviyet-i batınî” ye delâlet edeceğine hükmetmişlerdir. “Hû” ile ilgili deyişlerden bazısı şunlardır: Bir işin bittiğini belirtmek için, “Ya Hû” veya “artık bu işe yâ Hû dedik” denir. Şeyh Galib’in şu beytinde, “ya Hû” bir işin bitmesi anlamında kullanılır:Süzülüp o çeşm-i âhû dedi zevk-i vasla ya Hû Bu değildi neyleyim, bu; yolum intizara düştü.Birisi çağırılırken “Ya Hû” veya “Komşu, Hû” denilir.Dervişlik edeplerinden biri de, eşine adıyla hitap etmek yerine “Hûcuğum” veya “Yâ Hûcuğum” inceliğiyle seslenilir.Bazı gülbangler, gerçeğin Allah katında makbul olduğunu, onun niyaza layık olduğunu bildirmek üzere, “Gerçeğe Hû” sözüyle biter.Mevlâna çoğu zikrini Allah veya Hû sözleriyle yaparmış:Hû derim, Her gece kudsiler üzerine gönülden Hû Hû derim.Mevlâna.Ey safa ehli sûfi, gönülden Allah Hû de Ey vefalı âşık, candan Allah Hû deMevlâna.Safha-i sadrından dâim âşığım efkârı Hû Şâkirin şükrü Hû Allah’ı zâkirin ezkârı Hû Ravza-i Hû’yu makam et ey Cemâl-i Halvetî Tâ vücûdun mülküne keşfola bu esrar-ı HûCemâlî-i Halvetî
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, ey o, anlamında bir tâbir. Zikir sırasında dervişler, bazan “yâ hû” diye zikrederler. Buradaki hû zamiri, Allah’ı ifâde etmektedir.