Ara
Menü

Menteşeli Hüsâmeddin Efendi

Menteşeli Hüsâmeddin Efendi (ö. Rebîülâhir 1010/1601), Menteşe’den yetişmiş; Edirne Taşlık ve Câmi-i Atîk medreselerinde ders vermiş, Sadru’ş-şerîa üzerine hâşiye yazmış âlimdir.

Vefat
1601
Unvan
Müderris ve Sadru’ş-şerîa hâşiyesi müellifi

Menteşe ve medrese çevresi

Menteşe bölgesinde doğdu; çeşitli âlimlerin sohbet ve derslerine katıldı. Hacı Hasan Medresesi’nden sonra 994/1586’da Edirne Taşlık Medresesi’ne geçti.

Câmi-i Atîk ve eseri

Yaklaşık 1005/1596-97’de Edirne Câmi-i Atîk payesinde ders verdi. Sadru’ş-şerîa’nın fıkıh metni üzerine bir hâşiye hazırladı ve Eğri seferi sırasında Hoca Sâdeddin Efendi’ye sundu.

Vefatı

ahir">Rebîülâhir 1010/1601’de vefat etti. Kaynak onu ayrıntılı meseleleri çözümleyen, ders ve araştırmayla tanınan bir âlim olarak tasvir eder.

İlmî hayatı

Menteşe diyarından yetişti; devrin seçkin âlimleriyle sohbet edip mülâzemet aldıktan sonra müderris oldu ve istidat sahipleriyle düşüp kalktı.

Kırk akçelik Hâcı Hasan Medresesi’nden mâzul iken 994 Şevvâlinde Edirne’de Taşlık Medresesi’ne, 1005 civarında Câmi-i Atîk pâyesine tayin edildi. Rebîülâhir 1010’da vefat etti; boşalan medresesi Zünnûn Efendi’ye verildi.

Fıkıhta Sadru’ş-şerîa üzerine bir hâşiyesi vardır; bu eseri Eğri seferine giderken Hoca Efendi’ye arz etmiş ve büyük iltifat görmüştür.

COĞRAFÎ HAFIZA2 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi2 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 2 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Hâşiyesini padişah hocasına arz etmesi

Sadru’ş-şerîa hâşiyesini Eğri seferine giderken Hoca Efendi’ye sundu ve ondan büyük iltifat gördü.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Kaynak, ilmî faziletinin nişanesi olarak Sadru’ş-şerîa üzerine bir hâşiyesi bulunduğunu söyledikten sonra bu eserin nasıl değerlendirildiğini anlatır: Eğri seferine giderken Hoca Efendi merhuma arz etmiş ve onun sınırsız lutfuna mazhar olmuştur.

Nüshalar bu cümlede ayrılır: bir nüsha eseri sefere giderken “arz ettiğini”, bir başkası ise sefere giderken “yazdığını” söyler. Eserin sunulmasıyla yazılması arasındaki bu fark çözülmemiş, olduğu gibi bırakılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Hâcı Hasan Medresesi’nden Edirne’ye

Kırk akçelik Hâcı Hasan Medresesi’nden mâzul iken 994 Şevvâlinde Edirne’deki Taşlık Medresesi’ne tayin edildi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Kaynağın kaydettiği ilk görevi kırk akçelik Hâcı Hasan Medresesi’dir; buradan mâzul iken 994 Şevvâlinde, Üskübî Mustafa Çelebi’den boşalan Edirne’deki Taşlık Medresesi kendisine verildi. 1005 civarında Muslihiddin Halîfe’nin yerine Câmi-i Atîk pâyesinde ders vermeye başladı.

Rebîülâhir 1010’da vefat etti; medresesi Zünnûn Efendi’ye verildi. Kaynak onu hakikatleri kılı kırk yararcasına inceleyen, ince meseleleri işleyen bir zat diye anar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Sadru’ş-şerîa hâşiyesi

Fıkıh metni üzerine Eğri seferi sırasında sunulan çalışma.

Metni gösterMetni daralt

Hâşiyenin varlığı ve Hoca Sâdeddin’e sunuluşu kaynakta açıkça kaydedilir; nüsha görülmeden kapsam ve tamamlanma derecesi büyütülmemiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakā’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, c. II, s. 1205-1217.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası