HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Menteşe ve medrese çevresi
Menteşe bölgesinde doğdu; çeşitli âlimlerin sohbet ve derslerine katıldı. Hacı Hasan Medresesi’nden sonra 994/1586’da Edirne Taşlık Medresesi’ne geçti.
Câmi-i Atîk ve eseri
Yaklaşık 1005/1596-97’de Edirne Câmi-i Atîk payesinde ders verdi. Sadru’ş-şerîa’nın fıkıh metni üzerine bir hâşiye hazırladı ve Eğri seferi sırasında Hoca Sâdeddin Efendi’ye sundu.
Vefatı
ahir">Rebîülâhir 1010/1601’de vefat etti. Kaynak onu ayrıntılı meseleleri çözümleyen, ders ve araştırmayla tanınan bir âlim olarak tasvir eder.
İlmî hayatı
Menteşe diyarından yetişti; devrin seçkin âlimleriyle sohbet edip mülâzemet aldıktan sonra müderris oldu ve istidat sahipleriyle düşüp kalktı.
Kırk akçelik Hâcı Hasan Medresesi’nden mâzul iken 994 Şevvâlinde Edirne’de Taşlık Medresesi’ne, 1005 civarında Câmi-i Atîk pâyesine tayin edildi. Rebîülâhir 1010’da vefat etti; boşalan medresesi Zünnûn Efendi’ye verildi.
Fıkıhta Sadru’ş-şerîa üzerine bir hâşiyesi vardır; bu eseri Eğri seferine giderken Hoca Efendi’ye arz etmiş ve büyük iltifat görmüştür.