ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
168 sonuç · toplam 168 · “Şeriat” · 2/7
01Debiristan
(9. (د بير I. Okul, 2. tas. Debiristan-ı ezel, debiristan-ı kıdem, ezeli okul; lâhüt âlemi, ruhlar makamı (sr). Debür i ar, (د بور) 1. Batıdan esen, bitkilere ve canlılara Zarar veren rüzgâr, samyeli. Doğudan esen ve canlılara yarayan rüzgâ…
fetvâ
huk. Sözlük anlamı, “Bir olayın hükmünü açıklayan veya hükmü koyan ya da karmaşık konuları çözen. ” olan bu söz, İslâm hukukunda şeyhülislâm veya müftü tarafından dinî-hukukî konularda verilen şeriate uygunluk veya aykırılık hükmü ya da kar…
Esma-Müsemma
İsim-İsimlendirilen. 2. İsimden isimlendirilene gitmek, Allah'ın isimlerini zikrederek Allah’a ermek. Esma çekmek Esma zikri. Bkz. Zikir, Esma-i hüsna Allah'ın güzel adları. Süfiler bu isimleri zikir olarak okurlar. Bu isimleri açıklamak iç…
Fark
veya Ferk Halka Hak'sız işaret etmek. 2. Kulluğu müşahede etmek (İFM). 3. Allah'ın hayat sıfatı (115). 4. Fark, kula nispet edilen ibadet ve benzeri haller; cem ise Hakk’a nispet edilen lütuf ve benzeri hususlardır. Halkı görmek fark, Hakk'…
Hakikat
Gerçek; var olduğu kesin ve açık olarak bilinen şey, bir şeyi a Hakka'l-yakin o şey yapan husus, mahiyet. 2. tas. a Hakk'ın sâlikten vasıflarını alarak yerine kendi vasıflarını koyması (ittisaf bi-evsafillâh). Zira kul ile kulda ve kuldan f…
Hakka'l-yakin
حق | ليقين) a Bir şeyi tadarak ve yaşayarak öğrenmek. b Kesin ve apaçık bilgi. tas. a Hakk'ın ayn-ı cem-i ahadiyet makamında kendi hakikatini temaşa etmesi (kı). Hakk'ın kendisinden başka kimsenin bilmediği kendi öz hakikatini, yalnızca ken…
Hikmet
a Felsefe. b Düşünme melekesinin itidal halinde olması. c Uygulamayla birlikte olan bilgi, tecrübeyle kazanılan doğru bilgi. 4 Hakka uygun düşen söz. e Söz ve davranıştaki isabet. Her şeyin en mükemmeli. g Olanı olduğu gibi bilmek. Hikmet A…
Icabet
Cevaplama, kabul etme, davete olumlu cevap verme. tas. Kulun hak ile olan ahd ve peymanı. Hak ile sohbet iki kelimeyle özetlenir: İcâbet ve istikâmet. Icabet ahittir, istikamet ahde vefa etmektir. Icabet şeriattır, istikamet hakikattir (sr)…
Ilham
I) Bildirmek, haber vermek. tas. a Feyz yoluyla kalbe gelen özel bir anlam ve bilgi. Düşünmekle kazanılan bir bilgi değildir. b Kalbe konulan iyilik hissi, hayır duygusu. İlhamın kaynağı ya Allah ya da melektir. Veliler ilhamı, peygamberler…
Kemal
(J (كما Erginlik, olgunluk. tas. Nefsani vasif ve sifatlardan ve bunların eserlerinden münezzeh olmak (irM). Bir türe ya zatı ya da sıfatları yönünden mukemmeliyet kazandiran sey, İlahi kemal: Allah’a özgü mutlak kemaldir. Insanlar ilâhî ke…
Kışr-Lüb
(J — (قشر Kabuk-öz, çekirdek-iç. tas. Bâtın ilmini bozulmaktan koruyan zahir ilmi, kışr; bu ilmin koruduğu bâtın ilmi, lüb'dür (iç, öz). Zahir ve bâtın ayrı iki şey değildir; aynı şeyin biri dışı (kabuk) diğeri içidir. Şeriat, tarikat, haki…
Mârifet
Bilmek, tanımak ve tecrübeyle edinilen bilgi. Tasavvufta sûfînin mânevî hâlleri yaşayarak ve hakikatleri tadarak elde ettiği irfanı ifade eder. Hakk’a ilişkin bu bilgiye mârifetullah , sahibine ârif veya ârif-i billâh denir. Sûfîler mârifet…
Mizan
Ölçü, terazi, tas. Insanın doğru düşünceye, isabetli söze ve güzel işe ulaşmasını ve bunları zıtlarından ayırt etmesini sağlayan esaslar. Şeriattarikat-hakikat bilgisini içeren hakiki vahdetin gölgesi olan adalet budur. Ahadi- yet-i cem ve…
Molla
Âlim ve medrese mensubu. Tasavvuf edebiyatında kelime bazen yalnız dış bilgiyle yetinen, ilmini hâl ve ahlâkla doğrulamayan zâhir ehli tipini eleştirmek için kullanılır. Bu eleştiri ilme değil, bilginin gurur ve şekilciliğe dönüşmesine yöne…
Mutalaa
Use) İstek üzerine veya herhangi bir istek olmadan ariflere Hak'tan gelen başarılar (tevfikat). Hilafet yükünü omuzlarında taşıyan ariflere Hakk'ın bahşettiği muvaffakiyet; müşahede, temaşa. Mutehakkik- Ehl-i tahkik— Ehli hakâik اهل تحقيق -…
Mücâhede
Savaşmak, mücadele etmek. tas, a Şeriatça istenen fakat nefse zor gelen şeyleri nefs-i emmareye yükleyerek onunla savaşmak. Nefse karşı açılan savaş cihad-ı ekber'dir. b Nefsi ezmek, etkisiz hale getirmek, hatta ölmeden evvel öldürmek. e Çi…
Mülk
Şehadet âlemi, maddi ve cismani âlem. Şeriatta seninki senin, benimki benim Tarikatte seninki senin, benimki de senin Hakikatte ne seninki senin, ne de benimki benim, hepsi Hakk'ın Mülk âlemi-Meleküt âlemi Zahir âlem mülk âlemi, bâtın âlem…
Namus
1, Iffet, ırz; kanun, hüküm. tas. Kullarının uymaları ve uygulamaları için Allah tarafından konulan kanun ve hükümler; şeriat (iFH 94, 95; ct). Ashab-ı nevâmis: Din mensupları. Namus-i ekber Peygamberlere ilahi ve şer'i hükümler getiren mel…
Nübüvvet
Peygamberlik. tas. Allah'tan gelen tebliğ, Hak'tan inen haber, meleğin getirdiği ilâhî bilgi. Umumi nübüvvet: Bu nübüvvet kesintisizdir. Fakat bu nübüvvette teşri (yeni hükümler getirilmesi ve kanunlar konulması) söz konusu olamaz. Buna nüb…
Seb'ul-mesâni
&)1. Fatiha Suresi, 2. tas, Ayn ve ilim mertebelerindeki yedi çeşit zuhuru itibariyle Hakk'ın Zatı (CİK 1:109). Sebzi (5 5x) Yeşillik. 2. tas. Hakiki vahdetle birleşen mutlak kemal (115; sr). Seccade (+ > te) 1. Üç yol. 2. Üzerinde namaz kı…
Sekinet
1, Vakar, ağırbaşlılık, sükünet. 2. tas, Gaybın (ve maneyi feyzin) gelişi esnasında kalbin bulduğu itmi'nan ve huzur hali. Sekinet nebi ve velilerin kalplerine iner, Nur, kuvvet ve ruhtan oluşur, korkan kişi o sayede sükün, mahzun teseli bu…
Şaraphane
Melekat âlemi, kâmil arifin bâtını. Şatah — Sathiye i ar شطحيه) — eles) 1, Hareket, kıpırdama, köpürme. tas. a Üzerinde benlik ve dava kokusu bulunan söz (cr). “Ene'l-Hak”, “Sübhâni mâ a'zame sani,” “Bir denize daldım ki, nebiler sahilinde…
Şerbet
İlahi feyz, ilâhî muhabbet, aşk şarabı. Bize ask şerbetinden sun a sakt Bize uçmakta kevser gerekmez Yünus | 327 | Seriat Hak'tan gelen şerbeti içtik elhamdülillah Şol kudret denizini geçtik elhamdilillah Yünus Şerh-i sadr (a (شرح +. Gönül…
Tasfiye
Saflaştırma, arındırma, pak ve temiz hale getirme. tas, Şeriat ve marifet esasları dahilinde kalbi temizleme, Mutasavvıflara göre insan ruhu, bu âleme meleküt âleminden tertemiz olarak gelmiş; fakat dünya ve madde kiriyle pislenmiştir. Eğer…