Ara
Menü
ذ

Mutalaa

لعه

Köken ve kullanım

i. ar.

لعه

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

Use) İstek üzerine veya herhangi bir istek olmadan ariflere Hak'tan gelen başarılar (tevfikat). Hilafet yükünü omuzlarında taşıyan ariflere Hakk'ın bahşettiği muvaffakiyet; müşahede, temaşa.

Mutehakkik- Ehl-i tahkik— Ehli hakâik اهل تحقيق - اهل حقا ئق) - Gi)

  1. Gerçekleştiren, bir şeyi yaşayan ve tadan; bir şeyin hakikatiyle hakikatlenen.
  2. tas, Şeriat, tarikat, marifet ve hakikat sıralamasında son mertebeyi teşkil eden hakikat derecesine ulaşan; ilâhî hakikati kendi hakikati haline getiren; Hakk'ın hakikatiyle hakikatlenen, en mükemmel ve en yüksek seviyede manevi ve ruhani bir tecrübe-

ye sahip olan.

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, bir şeyi bilmek, iyice anlayabilmek üzere devamlı bakmak anlamındadır. Başlangıç olarak, yahut hadiselere rucû eden şey konusunda, kendilerinden doğan istek olmadan, Hakk’ın ariflere nasib ettiği muvaffakiyet (başarı)e mütalaa denir ki, tavali (doğuş) ve berk (pırıltı, şimşek)ler vuku bulduğunda, müşahedeyle beraber ortaya çıkan şeye denir. Halifelik yükünü sırtına alan ariflere, Hakk’ın lütfettiği başarıya da mutala’a denmiştir.

Sözlüğe dön