Köken ve kullanım
i. ar.
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Peygamberlik.
- tas. Allah'tan gelen tebliğ, Hak'tan inen haber, meleğin getirdiği ilâhî bilgi. Umumi nübüvvet: Bu nübüvvet kesintisizdir. Fakat bu nübüvvette teşri (yeni hükümler getirilmesi ve kanunlar konulması) söz konusu olamaz. Buna nübüvvet-i bâtına, nübüvvet-i mutlaka, nübüvvet-i vâris, nübüyvet-i veli, nübüvvet-i sâriye, verâset-i nebeviye gibi isimler verilir. İbn Arabi, son peygamber Hz. Muhammed'in getirdiği şeriat çerçevesinde evliyanın keşf ve il ham yoluyla Allah'tan aldıkları irfana ve bilgilere ‘umumi ve mutlak nübüvvet | adını vermektedir. Hususi nübüvvet: Bu nübüvvet Hz. Muhammed'le son bulmuş ve kapısı kapanmıştır. Bu tür nübüvvetle yeni bir şeriatın (hükümlerin) getiril. mesi söz konusudur. İbn Arabi buna nübüvvet-i teşri, nübüvvet-i teklif, nübüvvet-i mukayyede, nübüvvet-i mükemmile, nübüvvet-i zahiriye gibi isimler verir. Bu nübüvvet nebi ve resullere hastır. Buna nübüvvet-i şemsiye, evvelkine nübüvvet-i | kameriye de denir; çünkü nasıl ay ışığını güneşten alıyorsa, umumi nübüvvet de upki onun gibi ışığı hususi nübüvvetten alır, Hz. Muhammed'in sahip olduğu marifet, ilim, fazilet ve kemal onun vârisleri olan velilerde gelişerek ve yayılarak devam eder. Hz. Muhammed'in aralıksız ve kesintisiz olarak evliyada devam eden nübüvvetine umumi nübüvvet denilmektedir. Bu nübüvvet hiçbir zaman ana hatlarıyla kendisinin aslı olan hususi nübüvvete aykırı olmaz (SM; cik 11:109; MT 1:503).
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Allah ile kul arasmda sı, dünya ve ahret ile ilgili konulaar rın aydınlatılması, Allah’a in inanma ve ibadet etme yolunda lü elçilik görevinin yerine getirilat mesi işi veya konumu; peygamüberlik. Hz. in nübüvvet mührü a. Hz. Muhamve med’in iki kürek kemiği arasmda bulunan ve peygamberlik nişanı olarak gösterilen ben için öl. kullanılan terim. leyı nücebâ ç. a. [Ar. necîb’in ç. b.] tas. Tasavvuf ehli arasmda, insanların ağır yüklerini taşıisi mada sıkmtıya düştükleri anda nimdadına yetişen merhametli pet velîler. nücûm ilmi 546