Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-664- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 221
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>(J (كما</p><ol><li>Erginlik, olgunluk.</li><li>tas. Nefsani vasif ve sifatlardan ve bunların eserlerinden münezzeh olmak (irM). Bir türe ya zatı ya da sıfatları yönünden mukemmeliyet kazandiran sey, İlahi kemal: Allah’a özgü mutlak kemaldir. Insanlar ilâhî kemalden aldıkları pay oranında kâmildirler, Bundan en çok pay alan şahsa insan-ı kâmil denir. Kâmiller, evliyanın üst tabakası olup şeriat, tarikat ve hakikati kendilerinde toplamışlardır.</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6294- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 221
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>(J (كما</p><ol><li>Erginlik, olgunluk.</li><li>tas. Nefsani vasif ve sifatlardan ve bunların eserlerinden münezzeh olmak (irM). Bir türe ya zatı ya da sıfatları yönünden mukemmeliyet kazandiran sey, İlahi kemal: Allah’a özgü mutlak kemaldir. Insanlar ilâhî kemalden aldıkları pay oranında kâmildirler, Bundan en çok pay alan şahsa insan-ı kâmil denir. Kâmiller, evliyanın üst tabakası olup şeriat, tarikat ve hakikati kendilerinde toplamışlardır.</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-7267- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Dinî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Olgunluk, mükemmellik, eksiksiz olma, fazîlet.</p><p>Kemâl, doğru konuşmak ve doğrulukla iş görmektedir. (Hadîs-i şerîf-İhyâ)</p><p>Sünnetlerin farzları tamamlayacağından maksat; farzlar yapılırken bunların kemâllerine sebeb bir şey kaçırılırsa, sünnetler, kılınan farzın kemâl bulmasına sebeb olur. (Abdülhâk-ı Dehlevî)</p><p>Namazın kemâl mertebesinde kabûl olmasının şartı; haramlardan sakınmak ve huşû (Allahü teâlâdan korkmak) ve mâlâyânîyi (dünyâ ve âhiretine fâidesi olmayan şeyleri) terke ve ezân-ı Muhammedî okunduğu vakit her işi bırakarak cemâate devâm etmeye bağlıdır. (Muhammed binKutbüddîn İznikî)</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-12091- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Arapça, olgunluk demektir. Sıfat ve sıfatın asarından, Hakk’ı tenzih etmek üzere kullanılır, bir tâbirdir. Bir şeyin bütün cüzlerinin, yerli yerinde ve tam olması mânâsına gelir. Allah’ın kemali, mâhiyetinden ibarettir. O’nun mâhiyeti de, idrâkin dışındadır. Allah’ın olgunluğunun sonu, ucu bucağı yoktur. Allah’ın olgunluğu, yaratıklarmkine benzemez. Zira varlıkların olgunluğu, zatlarmdaki mevcut mânâlarladır. Bu mânâlar, zâtlarının gayridir. Allah’ın olgunluğu, zâtına eklenen mânâlarla değildir.KELLE SAĞ OLSUN, CİHANDA BİR KÜLAH EKSİK DEĞİL (BAŞ SAĞ OLDUKÇA KÜLAH BULUNUR): Sufîlerin taçları, arakiyeleri, şeyh tarafından tekbirlendiği için ona yabancı eli değdirmezler. Eskir yıpranır, giyilemeyecek hâle gelince, dergâhın mezarlığına götürüp gömerler. Gömme durumunda kalan dervişlerden bazısı, yenisini elde edemedikleri için başı açık gezmişlerdir. Bunlardan birine, “niçin başın açık geziyorsun?” dendiğinde, “baş sağ oldukça külah bulunur” karşılığını vermiş, bu söz sonradan atasözü haline gelmiştir.</p>
Köken ve kullanım
i. ar.
كما
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
(J (كما
- Erginlik, olgunluk.
- tas. Nefsani vasif ve sifatlardan ve bunların eserlerinden münezzeh olmak (irM). Bir türe ya zatı ya da sıfatları yönünden mukemmeliyet kazandiran sey, İlahi kemal: Allah’a özgü mutlak kemaldir. Insanlar ilâhî kemalden aldıkları pay oranında kâmildirler, Bundan en çok pay alan şahsa insan-ı kâmil denir. Kâmiller, evliyanın üst tabakası olup şeriat, tarikat ve hakikati kendilerinde toplamışlardır.
Dinî Terimler Sözlüğü
Olgunluk, mükemmellik, eksiksiz olma, fazîlet.
Kemâl, doğru konuşmak ve doğrulukla iş görmektedir. (Hadîs-i şerîf-İhyâ)
Sünnetlerin farzları tamamlayacağından maksat; farzlar yapılırken bunların kemâllerine sebeb bir şey kaçırılırsa, sünnetler, kılınan farzın kemâl bulmasına sebeb olur. (Abdülhâk-ı Dehlevî)
Namazın kemâl mertebesinde kabûl olmasının şartı; haramlardan sakınmak ve huşû (Allahü teâlâdan korkmak) ve mâlâyânîyi (dünyâ ve âhiretine fâidesi olmayan şeyleri) terke ve ezân-ı Muhammedî okunduğu vakit her işi bırakarak cemâate devâm etmeye bağlıdır. (Muhammed binKutbüddîn İznikî)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, olgunluk demektir. Sıfat ve sıfatın asarından, Hakk’ı tenzih etmek üzere kullanılır, bir tâbirdir. Bir şeyin bütün cüzlerinin, yerli yerinde ve tam olması mânâsına gelir. Allah’ın kemali, mâhiyetinden ibarettir. O’nun mâhiyeti de, idrâkin dışındadır. Allah’ın olgunluğunun sonu, ucu bucağı yoktur. Allah’ın olgunluğu, yaratıklarmkine benzemez. Zira varlıkların olgunluğu, zatlarmdaki mevcut mânâlarladır. Bu mânâlar, zâtlarının gayridir. Allah’ın olgunluğu, zâtına eklenen mânâlarla değildir.KELLE SAĞ OLSUN, CİHANDA BİR KÜLAH EKSİK DEĞİL (BAŞ SAĞ OLDUKÇA KÜLAH BULUNUR): Sufîlerin taçları, arakiyeleri, şeyh tarafından tekbirlendiği için ona yabancı eli değdirmezler. Eskir yıpranır, giyilemeyecek hâle gelince, dergâhın mezarlığına götürüp gömerler. Gömme durumunda kalan dervişlerden bazısı, yenisini elde edemedikleri için başı açık gezmişlerdir. Bunlardan birine, “niçin başın açık geziyorsun?” dendiğinde, “baş sağ oldukça külah bulunur” karşılığını vermiş, bu söz sonradan atasözü haline gelmiştir.